VEYSEL AĞDAR
Yılsonunda yürürlüğe girmesi planlanan tek kullanımlık plastik ürünleri yasağına sektör ve tüketici örgütlerinden farklı tepkiler geliyor. EKONOMİ’ye açıklamada bulunan sektör temsilcileri plastik kirliliğini azaltma ve döngüsel ekonomi hedefleriyle açıklanan düzenlemenin, kısa süreli ve doğrudan yasak biçiminde uygulanmasının, üretim süreçleri, yatırım planları ve tüketici fiyatları üzerinde ciddi etkiler yaratabileceğini vurguluyor. Tüketicilerde çevre dostu ürünlere yönelik farkındalığın arttığını vurgulayan sektör temsilcileri buna karşın fiyat faktörünün hâlâ belirleyici olduğunu, alternatif ürünlerin yüksek maliyeti nedeniyle piyasada hızlı bir dönüşümün zor göründüğünü dile getirdiler.
Ciddi yatırım maliyeti çıkaracak
Plastik sanayinin ambalajdan otomotive, gıdadan sağlığa çok sayıda sektör için ara malı üreten stratejik bir alan olduğuna dikkat çeken Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) Başkanı Ömer Karadeniz, söz konusu düzenlemenin özellikle tek kullanımlık ürün üreten firmalar için üretim hatlarında dönüşüm zorunluluğu getireceğini kaydetti. Bunun yeni makine yatırımları, hammadde değişimi ve Ar-Ge süreçleri anlamına geldiğini ifade eden Karadeniz, “Bu dönüşüm sektör açısından önemli bir yatırım maliyeti doğuracaktır. Birçok işletme için bu maliyetlerin kısa vadede karşılanması oldukça zor olabilir” dedi.
Kağıt, bambu ve mısır nişastası gibi alternatif malzemelerle üretimin maliyet ve sürdürülebilirlik açısından dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Karadeniz, “Bu ürünler genellikle plastikten daha pahalı. Hammadde tedariki, üretim kapasitesi ve çevresel etkiler de sanıldığı kadar basit değil. Çözüm yalnızca malzeme değişimi değil; geri dönüşüm ve döngüsel ekonomi yaklaşımı güçlendirilmeli” dedi.
Sektör ile kamu arasında güçlü bir diyalog kurulmasının kritik önem taşıdığını söyleyen Karadeniz, “dönüşümün planlı ve kademeli yürütülmesi gerek. Yeni yatırımlar için teşvikler devreye alınmalı, Ar- Ge desteklenmeli ve geri dönüşüm altyapısı güçlendirilmeli. Sanayicinin dönüşüm yatırımlarını yapabilmesi için uygun koşullarda finansmana erişimin kolaylaştırılmalı” dedi.
"Yeterli istişare yapılmalı"
Türk Plastik Sanayicileri Vakfı (PAGEV) Başkanı Yavuz Eroğlu da yasak kararının Çevre Bakanlığı tarafından alınırken Sanayi ve Ticaret Bakanlıkları ile yeterli istişare yapılmadığını, sivil toplum kuruluşlarının sürece dahil edilmediğini söyledi. Eroğlu, düzenlemenin yalnızca çevresel gerekçelerle sunulduğunu, sektörel, ekonomik ve tüketici boyutlarının dikkate alınmadığını belirtti. Taslağın AB uygulamalarıyla doğrudan örtüşmediğini kaydeden Eroğlu “AB 2019’da bazı tek kullanımlık ürünleri kısıtladı, ama sahada hâlâ Türkiye menşeli ürünler serbestçe satılıyor. Türkiye ise kendi üreticilerini ve ihracatçılarını hedef alıyor” dedi. Türkiye’nin AB pazarında tek kullanımlık plastik ürün lideri olduğunu vurgulayan Eroğlu, “AB’nin 27 üyesinin 20’sinde pazar hakimi biziz. Bu düzenleme, ihracatımızı ve iç piyasa kapasitemizi olumsuz etkileyecek” dedi. Yasakla birlikte önerilen cam, seramik ve bambu alternatiflerinin de sorunlu olduğunu belirten Eroğlu, “Bambu iklimimize uygun değil, cam ve seramik pratik değil ve maliyeti artırıyor. Günlük kullanılan ürünler 6-7 kat pahalı hale gelirse tüketici ciddi zarar görecek” dedi. Tek kullanımlık plastiklerin pandemi ve toplu kullanımda hijyen sağladığını hatırlatan Eroğlu, “Şırınga gibi sağlık ürünleri yasaklanmıyor çünkü bertaraf ve geri dönüşümü sağlanıyor. Aynı mantık tek kullanımlık plastik için de geçerli; öncelik atık yönetimi ve geri dönüşüm olmalı” dedi.
10 milyar dolarlık risk var
Türkiye’de tek kullanımlık plastik sektörünün 4–5 milyar dolarlık üretim hacmine ve 3 milyar dolarlık ihracata sahip olduğunu belirten Eroğlu, son 30 yılda yapılan 10 milyar dolarlık makine ve ekipman yatırımlarının yasa yürürlüğe girince büyük ölçüde kullanılamaz hâle geleceğini vurgularken “35 bin doğrudan çalışan ve tedarik zinciriyle birlikte 100 bin kişi işsiz kalabilir, 400 bin aile etkilenebilir” uyarısında bulundu.
EGEPLASDER Yönetim Kurulu Başkanı ve PLASFED Başkan Yardımcısı Şener Gençer de, taslağın kısa uygulama takvimi, eksik teknik ve ekonomik analizler ile altyapı belirsizlikleri nedeniyle üretim, tedarik zinciri ve tüketici maliyetleri üzerinde ciddi etkiler doğurabileceğini belirtti. Ayrıca, ikame ürünlerin her zaman beklenen çevresel faydayı sağlamayabileceğini ve yaşam döngüsü analizinin önemini hatırlatan Gençer, Türkiye’de düzenlemenin geri dönüştürülebilirlik, yeniden kullanım ve üretici sorumluluğu gibi araçlarla desteklenmesi gerektiğini söyledi.
“Kirleten plastik değil, bilinçsiz tüketim”
Temiz ve sağlıklı bir çevrede yaşamanın evrensel bir hak olduğunu vurgulayan Tüketici Konfederasyonu Başkanı Aydın Ağaoğlu, sorunun çözümünün yasak değil, kullanıldıktan sonra plastiklerin doğaya bırakılmasının önlenmesi olduğunu söyledi. Gıdadan içeceğe, temizlik ürünlerinden kişisel bakım ürünlerine kadar çok geniş bir alanda kullanılan tek kullanımlık plastiklerin tercih edildiğini belirten Ağaoğlu, alternatif malzemelerin çevresel ve ekonomik açıdan sorunlu olduğunu dile getirerek şöyle devam etti; “Metal ve cam ambalajların üretiminde yüksek enerji tüketildiği için karbon ayak izleri plastikten daha yüksek. Ahşap ve kâğıt bazlı ürünler ise hijyen ve kullanım açısından sorunlu. Çoğu plastik kaplama ile piyasaya sunulmakta ve geri dönüşümleri neredeyse imkânsız. Atık yönetimi sisteminin işler hale getirilmesi, tüketici bilincinin artırılması ve geri dönüşümü teşvik eden mekanizmaların kurulması şart .Bu süreçte akademisyenlerin, sektör temsilcilerinin ve tüketici örgütlerinin yer aldığı etkin bir çevre komisyonu rol almalı. Aksi halde hem çevre kirliliği, hem de pahalılık artacak.”