SELÇUK ALTUN
AXA Grup Kurumsal Sigortalar Başkanı Etienne Champion, şu anda küresel ölçekte birden fazla krizin aynı anda yaşandığı “polikriz” döneminden geçildiğini söyledi. Bu dönemde risklerin daha büyük ve öngörülemez hale geldiğinin altını çizen Champion, şirketlerin risklere karşı hazırlık seviyelerini artırması gerektiğini vurguladı.
Geçen hafta gerçekleştirdiği Türkiye ziyareti kapsamında, AXA Türkiye Teknik Başkanı ve İcra Kurulu Üyesi Barış Altın ile birlikte EKONOMİ gazetesine özel açıklamalarda bulunan Champion, jeopolitik gerilimlerden tedarik zinciri kırılmalarına kadar uzanan bu çok katmanlı risk ortamında, sigorta sektörünün de dönüşüm geçirdiğini ve şirketler için artık sadece teminat sağlayan değil, aynı zamanda stratejik bir dayanıklılık ortağı haline geldiğini vurguladı. İran’da yaşanan savaşa ve bunun genelde küresel ekonomi, özelde sigorta sektörüne yönelik etkilerini değerlendiren Champion, sigorta sektöründe savaş risklerinin genel prensip olarak poliçelerin dışında tutulduğunu hatırlatarak, deniz taşımacılığı, havacılık ve politik riskler gibi alanlarda özel ürünlerle bu risklerin sınırlı şekilde teminat altına alınabildiğini belirtti. Bu uygulamanın yeni olmadığını ifade eden Champion, Ukrayna savaşı gibi geçmiş örneklerde de aynı mekanizmaların devreye alındığını söyledi.
Son dönemde farklı olanın ise savaşların kendisinden çok algılanma biçimi olduğuna dikkat çeken Champion, sosyal medya ve anlık bilgi akışı nedeniyle risklerin daha sık ve büyükmüş gibi algılandığını dile getirdi. Champion’a göre bu durum, sigorta kapsamının daraldığı yönünde bir yanlış kanı oluşturuyor.
“Teminat var, ancak maliyeti arttı”
Savaş teminatlarının ortadan kalkmadığını vurgulayan Champion, artan risklerle birlikte fiyatların yükseldiğini belirtti. Özellikle Hürmüz Boğazı gibi kritik bölgelerde sigorta maliyetlerinin ciddi şekilde arttığını ifade eden Champion, buna rağmen kapasitenin sürdüğünü söyledi.
Londra merkezli Lloyd’s of London piyasasının bu alandaki en önemli sağlayıcılardan biri olduğunu hatırlatan Champion, medyada yer alan “savaş teminatı yok” yönündeki haberlerin gerçeği tam yansıtmadığını dile getirdi. Champion, “Teminat mevcut, ancak daha yüksek prim ve daha sıkı şartlarla sunuluyor” dedi.
Tedarik zincirlerinde kırılma etkisi
Jeopolitik risklerin en somut etkisinin tedarik zincirlerinde görüldüğünü belirten Champion, enerji, yarı iletken üretiminde kullanılan helyum, gübre ve veri altyapıları gibi kritik alanlarda ciddi aksaklıklar yaşandığını ifade etti. Veri merkezlerinin hedef alınmasının ise savaşların doğasının değiştiğini gösteren önemli bir gelişme olduğunu söyledi. Bu gelişmelerin şirketler açısından risk yönetimini daha kritik hale getirdiğini belirten Champion, çoklu krizlerin aynı anda yaşandığı “polikriz” döneminde şirketlerin hazırlık seviyelerini artırmaları gerektiğini vurguladı.
“Sigortacı artık sadece hasar ödeyen değil”
Champion, sigorta sektörünün rolünün de dönüşüm içinde olduğunu belirterek, şirketlerin artık sadece risk transferi sağlayan yapılar olmaktan çıktığını ifade etti. Riskin tanımlanması, azaltılması ve önlenmesi süreçlerinde de aktif rol üstlenmek istediklerini söyleyen Champion, sigortacıların şirketler için “stratejik dayanıklılık ortağı” haline geldiğini kaydetti.
Bu kapsamda dijital teknolojilere yapılan yatırımların arttığını belirten Champion; uydu görüntüleriyle risk analizi, depo ve tedarik zinciri denetimi ile enerji altyapılarında yangın riskinin izlenmesi gibi uygulamaların ön plana çıktığını aktardı.
AXA’nın yeni odağı: Önleme ve dayanıklılık
AXA’nın stratejik planına da değinen Champion, 2024-2026 dönemine ilişkin hedeflerin başarıyla ilerlediğini söyledi. 2027-2029 döneminde ise risklerin önlenmesi ve azaltılmasına daha fazla yatırım yapılacağını belirten Champion, tüm sigorta branşlarında “dayanıklılık” odağının güçleneceğini ifade etti.
Champion, “Amacımız sadece risk transferi sağlamak değil, müşterilerimizin risklere karşı daha dirençli hale gelmesine katkı sunmak” diyerek sözlerini tamamladı.
Reasürans tarafında ‘yeni normal’ volatilite
Reasürans piyasasına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Champion, savaşların bu alanda “işlerin olağan akışı” içinde değerlendirildiğini belirtti. Sigorta ve reasürans piyasalarında dalgalanmaların tarihsel olarak her zaman var olduğunu ifade eden Champion, son dönemde öne çıkan kavramın ise “artan volatilite” olduğunu söyledi.
Risklerin artık daha az öngörülebilir, daha büyük ve birbirleriyle daha bağlantılı hale geldiğini vurgulayan Champion, bu durumun reasüransın önemini daha da artırdığını dile getirdi. İklim değişikliği ve jeopolitik gelişmelerin bu volatiliteyi beslediğini de sözlerine ekledi.
Türkiye sigorta pazarına da değinen Champion, sektörün reasüransa bağımlılığının azaltılması gerektiğini belirtti. Sigorta şirketlerinin daha güçlü sermaye yapılarıyla kendi risklerini daha fazla üstlenmelerinin önemine işaret eden Champion, bunun hem sektörün gelişimi hem de müşteri güveni açısından kritik olduğunu söyledi.
"Türkiye çoklu risklerin merkezinde, önleme artık zorunluluk"
Türkiye’nin küresel risklerin kesişim noktasında yer aldığını belirterek, özellikle iklim değişikliği ve deprem gerçeğinin ülkeyi diğer pazarlardan ayrıştırdığını belirten AXA Türkiye Teknik Başkanı ve İcra Kurulu Üyesi Barış Altın, Türkiye’nin hem jeopolitik hem de doğal afet kaynaklı riskleri aynı anda taşıdığına dikkat çekti. Altın, bu çok katmanlı risk yapısı nedeniyle sigorta sektöründe önleme ve risk azaltma yaklaşımının artık bir tercih değil zorunluluk olduğunu vurguladı. Toplumun ve iş dünyasının bilinçlendirilmesinin kritik olduğunu ifade eden Altın, risk gerçekleşmeden alınan önlemlerin hem ekonomik hem de sürdürülebilirlik açısından daha güçlü sonuçlar doğurduğunu dile getirdi.
Bireysel talep ekonomik koşullardan etkileniyor
Türkiye’de sigorta penetrasyonunun son yıllarda artış gösterdiğini ancak hâlâ istenilen seviyede olmadığını belirten Altın, yüksek enflasyon ve faiz ortamının özellikle bireysel sigorta talebini baskıladığını söyledi. Buna karşın kurumsal tarafta şirketlerin sigortadan vazgeçmediğini ifade eden Altın, bireysel segmentte daha bilinçli satın alma davranışına ihtiyaç olduğunu vurguladı.
Sigorta penetrasyonunun artırılması için hem sektörün hem de tüketicilerin sorumluluk alması gerektiğini belirten Altın, şirketlerin daha erişilebilir ürünler geliştirmesi, kullanıcıların ise ihtiyaçlarına uygun teminatları tercih etmesi gerektiğini söyledi. Bu sayede sigorta havuzunun büyüyerek ekonomik dalgalanmalara karşı daha dirençli hale gelebileceğini ifade etti.
Şirketlere “önce riski azaltın” uyarısı
Kurumsal şirketlerin risk yönetiminde en sık yaptığı hataya da değinen Altın, riskleri azaltmadan doğrudan sigortaya transfer etmeye çalışmanın maliyetleri artırdığını belirtti. Şirketlerin öncelikle risklerini doğru şekilde tanımlaması, ölçmesi ve azaltması gerektiğini vurgulayan Altın, sigortanın bu sürecin son adımı olması gerektiğini söyledi.
Sigortanın yalnızca bir maliyet kalemi olarak görülmemesi gerektiğinin altını çizen Altın, doğru kurgulanmış bir sigorta programının şirketlerin bilançosunu koruyan stratejik bir araç olduğunu ifade etti. Bilinçli satın alma ve doğru risk analizi ile hem maliyetlerin düşürülebileceğini hem de sigorta erişiminin artırılabileceğini sözlerine ekledi.