YENER KARADENİZ/İSTANBUL
Tekstil sektörünün döngüsel ekonomi hedefleri doğrultusunda uzun süredir beklediği düzenleme hayata geçti. Hammadde üretiminde kullanılmak üzere ikinci el hazır giyim eşyalarının ithalatına, Ticaret Bakanlığı’nın uygunluk denetimine tabi olmak kaydıyla izin verildi. 31 Aralık’ta Resmî Gazete’nin 4. mükerrer sayısında yayımlanan, “Çevrenin korunması yönünden kontrol altında tutulan atıkların ithalat denetimi tebliği” ile düzenlenen karar, sektör tarafından Avrupa Yeşil Mutabakatı’na uyum sürecinde kritik bir eşik olarak değerlendiriliyor. Yeni düzenleme kapsamında ikinci el hazır giyim ürünleri, doğrudan tüketim amacıyla değil, geri dönüşüm yoluyla elyaf, iplik ve kumaş üretiminde kullanılmak üzere Türkiye’ye getirilebilecek. İthal edilecek ürünler Ticaret Bakanlığı’nın gözetim ve denetimine tabi olacak; yalnızca yeterli teknik altyapıya sahip firmalar tarafından ithal edilerek hammaddeye dönüştürülecek. Böylece hem döngüsel ekonomi desteklenecek hem de yerli hazır giyim üreticilerinin üretim dengelerinin korunması hedeflenecek.
Sektörün geleceği geri dönüşümde
Tekstil sektörü temsilcileri, düzenlemenin uzun süredir dile getirilen önemli bir ihtiyaca karşılık verdiğine dikkat çekiyor. İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) Başkanı Ahmet Öksüz, geri dönüşümün sektörün geleceğinde belirleyici olacağını vurgulayarak, Avrupa’da bu alanda alınan kararların Türkiye için de bağlayıcı hale geldiğini söyledi. Öksüz, “Avrupa’da tekstil ürünlerinin belli bir süre sonra tamamen geri dönüştürülmüş hammaddeden üretilmesi zorunlu hale geliyor. Türkiye, Avrupa’nın en büyük tekstil üreticilerinden biri ve buna hazır olmak zorunda. Giyilmiş kıyafetlerin yeniden elyaf, iplik ve kumaş haline getirilmesi için ciddi tesis yatırımları gerekiyor. Avrupa’da bu kapasite yeterli değil. Markalara da ürünlerini toplama ve yeniden üretime kazandırma sorumluluğu veriliyor. Biz markalarla bu noktada işbirliği yapmak istiyoruz. Bunun için bu tebliğin yayınlanmasını bekliyordu markalar da” dedi.
Yaklaşık 10 yıl öncesine kadar ikinci el hazır giyim ürünlerinin ithalatı Türkiye’de tamamen yasaktı. Ürünlerin kırpıntı halinde dahi ülkeye sokulmasına izin verilmiyor, geri dönüşüm için bile kullanılmayacak şekilde kesilmesi şart koşuluyordu. Daha sonra yalnızca kırpıntı olarak ithalat serbest bırakıldı. Ancak Avrupa’da kullanılmış kıyafetlerin kesilip parça parça hale getirilmesi; bürokrasi, maliyet ve zaman açısından ciddi bir yük oluşturduğu için uygulamada karşılık bulmadı. Tekstil sektörünün temel talebi ise, ikinci el hazır giyim ürünlerinin kesilmeden Türkiye’ye getirilmesi, kırpma ve elyaf haline getirme işlemlerinin Türkiye’de yapılması yönündeydi. Yeni düzenleme bu talebe kapı aralarken, olası risklere karşı da sıkı bir çerçeve çizildi. Türkiye’nin “Avrupa’nın tekstil çöp merkezi” haline gelmemesi için, her firmanın bu ithalatı yapmasının önüne geçildi; yalnızca gerekli altyapı ve yatırımı olan firmalara izin verilmesi benimsendi.
Pamuk ithalatını yüzde 20 azaltabilir
Düzenlemeye göre; yalnızca yeterli teknik kapasiteye, tesis yatırımına ve geri dönüşüm altyapısına sahip firmalar, gümrüklerin gözetim ve denetimi altında ikinci el hazır giyim ithalatı yapabilecek. İthal edilen ürünler Türkiye’de ayrıştırılacak, kırpılacak ve elyaf haline getirilerek yeniden üretim döngüsüne sokulacak. Uygulamanın bir diğer önemli boyutu ise hammadde ihtiyacı. Türkiye büyük bir pamuk üreticisi olmasına rağmen, üretimi ihtiyacı karşılamaya yetmiyor ve ciddi miktarda pamuk ithalatı yapıyor. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, 2024’te 1 milyar 536 milyon dolar değerinde 795 bin ton pamuk ithal edildi. İTHİB Başkanı Ahmet Öksüz, uygulamanın ilk aşamada sınırlı hacimlerle başlayacağını ancak sistem oturduktan sonra pamuk ithalatını yüzde 15-20 oranında azaltabileceğini belirtti. Bu durumun hem dışa bağımlılığı azaltması hem de maliyet avantajı sağlaması bekleniyor. Öte yandan yatırım maliyetleri oldukça yüksek. İkinci el hazır giyim ürünlerinin elyaf türüne göre ayrıştırılması, renge göre sınıflandırılması ve aksesuarlarının otomatik sistemlerle ayrılması ciddi bir know-how ve entegre tesis yatırımı gerektiriyor. Bu nedenle uygulama, ağırlıklı olarak elyaftan hazır giyim üretimine kadar tüm zinciri kapsayan büyük ölçekli firmaları ilgilendiriyor.
Usul ve esaslar bekleniyor
Uygulamanın usul ve esasları henüz yayımlanmadı. Süreçte yalnızca Ticaret Bakanlığı değil, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı da yetkili olacak. Farklı kurumların onay ve denetimlerinin söz konusu olacağı düzenlemede, sektör temsilcileri denetimlerin sıkı tutulmasını istiyor. Amaç, katma değer yaratılırken yeni sorun alanlarının oluşmasının ve piyasanın bozulmasının önüne geçmek. Benzer modellerin Avrupa başta olmak üzere birçok ülkede uygulandığına dikkat çekilirken, Hollanda’nın bu alanda başarılı bir örnek olduğu vurgulanıyor. Türkiye’nin de bu adımla döngüsel ekonomide daha güçlü ve rekabetçi bir konuma gelmesi bekleniyor. Markalarla bu kapsamda işbirliklerinin kademeli olarak başlayacağını ifade eden Öksüz, “Tekstilden tekstile dönüşümde pazar henüz küçük ama hızla büyüyecek. Talep bu yönde. Türkiye’nin coğrafi yakınlık ve teknik altyapı avantajı var. Usul ve esasların bir hafta–10 gün içinde çıkmasını bekliyoruz. Denetimlerin gümrüklerde sıkı şekilde yapılmasını istiyoruz ki bu ürünler iç piyasaya sızmasın. Bakanlığın da bu konuda titiz davranacağını düşünüyorum” dedi.
■ Hazır giyim tarafında temkinli bir endişe var
Hazır giyim tarafı ise tebliğ ile ilgili oldukça temkinli. TOBB Hazırgiyim ve Konfeksiyon Sektör Meclisi Başkanı Şeref Fayat, bu konu ile ilgili tekstil ve hazır giyim meclisi olarak bir araya geldiklerini belirterek, “Çekincelerimiz vardı. Bunların kesinlikle Türkiye’ye ithal edilmeden önce serbest bölgelerde ayrıştırılıp, kırpılıp elyaf haline getirilmesi konusunda çok bastırmıştık. Onun için aslında devlet kontrolünde olacağının söylenmesi ile birlikte ürün olarak iç piyasaya sürülmesi konusunda hala endişelerimiz var. Onun için uygulama esaslarını merak ediyoruz itirazdan önce. Umarım bunun suiistimale yer verilmeyecek şekilde uygulama esasları açıklanır. Temkinli bir endişe var hazır giyim tarafında. Bu endişeler giderilirse bir sıkıntı olmaz” dedi. Avrupa Birliği’nin milyonlarca ton tekstil atığı olduğunu dile getiren Fayat, şöyle devam etti: “Biz bunları alıp, ayrıştırıp elyaf haline getirdikten sonra en azından bizden bu nispette de hazır giyim ürünü alın diye de bir talebimiz olsun diye belirtmiştik. Kazan kazan formülü olsun. Birçok marka artık koleksiyonlarında recycle bulunduruyor. Taahhütleri var. Bunun için de Zara, H&M gibi büyük markalar da bulunuyor. Bastırıp bunu da istememiz gerekiyor. Umarız bunla ilgili de bir gelişme olur.”