VEYSEL AĞDAR
İran ile ABD-İsrail arasında yaşanan savaşın bölgesel riskleri artırması ve ticaret akışlarını sekteye uğratması, hammadde ve hurda tedarik zincirinde aksamalara yol açtı. Bu gelişmeler iç piyasada hurda fiyatlarını yukarı taşıdı. Hem serbest piyasada hem de entegre tesislerde hurda ve DKP fiyatlarında dikkat çekici artışlar yaşandı. Üretimde yıllık yaklaşık 30 milyon ton hurda ihtiyacı bulunan ve bunun 20 milyon tonunu ithalatla karşılayan Türk demir-çelik sektörünün maliyetleri son iki haftada yüzde 3 ila yüzde 5 arasında arttı. Türkiye’nin önde gelen üreticilerinden Kardemir, Erdemir ve Çolakoğlu Metalurji iç piyasadan tedarik ettikleri hurdanın alım fiyatlarını ton başına 550 ila 700 lira arasında artırdı.
İthalattaki azalmayla birlikte iç piyasadaki talebin yükseldiğine dikkat çeken ve serbest piyasada ise bu artış yer yer 900 liraya kadar çıktığını kaydeden yetkililer, özellikle hurda, DKP ve ekstra DKP fiyatlarındaki artışın üretim maliyetlerine doğrudan yansıdığını, bu artışın kısa vadede inşaat demirinden günlük hayatta kullanılan birçok nihai ürüne kadar fiyatları yukarı çekebileceğini söylediler.
Maliyetler zorluyor
Hurda fiyatlarındaki yükselişi değerlendiren Ekol Soğuk Çekme Demir Çelik AŞ CEO’su Elif Tükay Korkmaz, küresel piyasalarda hammaddeye talebin artması ve arz sıkışmalarının fiyatları yukarı çektiğini söyledi. Lojistik ve enerji fiyatlarındaki artışın da hurda fiyatlarını doğrudan etkilediğini ifade eden Korkmaz, savaşın etkisiyle bölgesel risklerin arttığını, ticaretin sekteye uğradığını, bu belirsizliklerin hem fiyatları yükselttiğini hem de tedarik süreçlerini geciktirdiğini kaydetti. Son haftalarda hurda, DKP ve ekstra DKP fiyatlarındaki yükselişin üretim maliyetlerine doğrudan yansıdığını bildiren Korkmaz, “Hurda, ana girdilerimizden biri olduğu için maliyetlerimize etkisi kaçınılmaz. Ancak rekabet koşulları nedeniyle bunu ürün fiyatlarına anında ve tam olarak yansıtmak mümkün olmuyor. Sürdürülebilirlik açısından belirli bir kısmını kademeli olarak fiyatlara yansıtmak durumunda kalabiliriz” diye konuştu.
Tedarik ve stok
Hurda fiyatlarındaki oynaklığın tedarik ve stok stratejilerini değiştirdiğine de dikkat çeken Korkmaz, piyasalardaki belirsizlik nedeniyle artık daha kontrollü ve ihtiyaca yönelik alım yaptıklarını söyledi. “Entegre tesislerle serbest piyasa arasında oluşan fiyat farkı zaman zaman serbest piyasaya yönelmeye neden olabiliyor. Ancak bu durum fiyat istikrarını zorlaştırıyor. Büyük ölçekli entegre tesislerin avantajlı konumu, özellikle orta ölçekli üreticiler için maliyet baskısını artırıyor” diyen Korkmaz, enerji maliyetlerindeki dalgalanma, finansmana erişim zorlukları ve kur oynaklığının üretim planlamasını daha riskli hâle getirdiğini vurguladı. Ayrıca, hem hammadde hem enerji tarafında daha istikrarlı bir piyasa yapısının üreticilerin planlama kabiliyetini güçlendireceğini belirtti. Sektörün sürdürülebilirliği için geri dönüşümün teşvik edilmesi ve hurda arzının artırılmasının kritik öneme sahip olduğunu sözlerine ekledi.