EKONOMİ/ANKARA
Global boyutu 3.7 trilyon liranın üzerine çıkan yasa dışı ticaret, Türkiye’deki mevcut durum ve yasa dışı ticaretin önlenmesine ilişkin öneriler, ATO düzenlene n konferansta masaya yatırıldı. Ticaret Bakanlığı, Ankara Ticaret Odası (ATO) ve EKONOMİ Gazetesi işbirliğiyle düzenlenen Yasa Dışı Ticaretle Mücadele Konferansı ATO Başkanı Gürsel Baran’ın ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Toplantının açılışında konuşan Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, kayıt dışı ekonomiyle mücadele konusunda verdiği destekten dolayı EKONOMİ Gazetesi’ni tebrik etti.
Yasa dışı ticaretin sahte ürünler yoluyla tüketici sağlığını riske attığını belirten Bakan Bolat, ülke ekonomisini de zafiyete uğratarak toplumsal refahı azalttığını kaydetti. Faaliyetini yasal zeminde sürdüren ticaret erbabı açısından da haksız rekabet oluştuğuna değinen Bolat, “Yasadışı ticaretin bir başka boyutu ise, organize suç örgütlerini güçlendirerek kamu düzeni ve güvenliğini tehdit etmesidir” dedi.
Ticaret Bakanlığı olarak bir yandan yasal ticaretin kolaylaştırılmasını teşvik eden uygulamaları hayata geçirirken diğer yandan yasadışı ticaretin önlenmesi görevini büyük bir titizlikle yerine getirdiklerini aktaran Ömer Bolat, büyüyen ekonominin dış ticaretin yapısını besleyen yapısının verilere yansıdığını bildiri.
Dış ticaret verilerini paylaşan Bolat, küresel ticaret sistemine entegre olan Türkiye’nin işleyen ve adil serbest ticaret ortamında yasal ticaretin önünün her zaman açık olduğunu vurguladı. Bakanlığın yaptığı denetim faaliyetleri hakkında da bilgi veren Bolat, gümrüklerde yakalanan kaçak ürünlerin miktarının 2025 sonu itibarıyla 100 milyar liraya yaklaştığını söyledi.
Kara para ve uyuşturucuyla mücadele konularına da değinen Bakan Bolat, dijital mecralarda yapılan denetimlerin sürdüğünü, Reklam Kurulu’nun aldatıcı ve yanıltıcı reklamlara 606 milyon lira ceza kestiğini belirtti. Bakan Bolat, 19 gümrük kara sınır kapısında modernizasyon ve dijitalleşme çalışmalarının tamamlanarak global ölçekte örnek gösterilen bir yapıya kavuşulduğunu söyledi.
“YASA DIŞI İLE MÜCADELE SÜREKLİLİK GEREKTİRİYOR”
Türkiye’nin coğrafi konumunun, nüfus ve ekonomik dinamiklerinin bir çok avantaj sağladığını belirten TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, bu özelliklerin yasa dışı faaliyetlerle uğraşanlar açısından da cezbedici nitelikler taşındığını bildirdi. Hisarcıklıoğlu, özel sektörün çatı kuruluşu olarak devletin kayıt dışı ile mücadele çalışmalarına destek verdiklerini söyledi.
Yasa dışı mücadele noktasında 5607 sayılı kanunda cezalarda caydırıcılık yönünden önemli değişiklikler yapıldığına dikkat çeken Hisarcıklıoğlu, “Mevzuat düzenlemelerinin etkili uygulanmasını sağlayacak aralıksız denetim ve kontroller sayesinde hem devletimizin milyarlarca liralık vergi geliri muhafaza edildi, hem yasal sektör korundu hem de yasa dışı faaliyetlerden elde edilen gelirin kanalize edildiği alanlara büyük darbe vuruldu” diye konuştu. Yasa dışı ile mücadelenin süreklilik gerektirdiğini bildiren Hisarcıklıoğlu, “TOBB olarak gerek mevzuat düzenlemelerine katkı, gerekse farkındalık yaratma açısından kamu kurumlarımıza her türlü desteği veriyoruz. Ticaret Bakanlığımızla Oda/ Borsalarımıza İhracatta Kaçakçılıkla Mücadele Eğitimi verdik” ifadelerini kullandı.
“BAŞARI DENETİM KAPASİTESİNİN ETKİN KULLANIMIYLA MÜMKÜN”
ATO olarak böyle bir toplantıya ev sahipliği yapmaktan mutluluk duyduklarını dile getiren ATO Başkanı Gürsel Baran; hukuka, ahlaka ve kurallara dayanmayan ticaret anlayışının, ekonomiye de, toplumsal refaha da katkı sağlaması mümkün olmadığını bildirdi. Yasa dışı ticaretin toplum sağlığı ve kamu güvenliği ile doğrudan bağlantısı bulunduğuna vurgu yapan Gürsel Baran, “Çok katmanlı, kapsamlı ve karmaşık bir sorun olan “yasa dışı ticaret”, kurumlar, sektörler ve ülkeler arası sınırları aşan tehlike ve tehditleri bünyesinde barındırıyor. Küresel ekonominin karanlık yüzü de denilen yasa dışı ticaret, ekonomik faaliyetler üzerinde daraltıcı bir etki oluşturup, vergi gelirlerinde kayıplara yol açarak büyümeye zarar veriyor” diye konuştu.
Akaryakıttan tütüne, ilaçtan alkole, sahte ve taklit ürünlerden kaçakçılığa kadar pek çok alanda karşımıza çıkan “yasa dışı ticaret”, bugün tüm dünyanın ortak sorunu haline geldiğini anlatan Baran, “Vergi kayıplarına yol açarak kamu gelirlerini azaltan, kayıtlı ve kurallara uygun çalışan işletmeler açısından haksız rekabet ortamı oluşturan “yasa dışı ticaret”, iş barışını zedelediği gibi ekonomik istikrarı da tehdit ediyor” dedi.
Geleneksel yöntemlerden dijitalleşmeye geçişin kayıtlı ekonomiyi güçlendirdiğini vurgulayan Gürsel Baran, kayıt dışı ile mücadelede başarının; toplumsal farkındalığın artırılması, veri paylaşımının güçlendirilmesi, hukuki ve idari altyapının geliştirilmesi ve denetim kapasitesinin etkin biçimde kullanılmasıyla mümkün olduğunu vurguladı.