FİKRİ CİNOKUR/ANTALYA
ABD-İsrail ile İran arasındaki savaş nedeniyle tüm dünyada seyahat harcamaları ve maliyetlerin artması Avrupa ülkeleri turizmini de olumsuz etkilerken, Türkiye ise sezona beklentilerin altında başlamıştı.
Tarafların barış görüşmelerine başlamasıyla turizm sektöründe de hareketlilik başladı. Avrupa ve Türkiye’de fiyat savaşlarında bazı tur operatörleri ve bazı otellerin yüzde 50’ye kadar indirime gitmesi ‘son dakika’ satışları artırırken, Türkiye’ye olan ilgi de artmaya başladı.
Avrupa’nın önemli tur operatörlerinden TUİ gibi bazı firmaların indirime gitmesi ve havayollarının bilet desteği ile Avrupalı turistin rotasını yeniden Türkiye'ye çevirmesine katkı sağladı. Böylece Türkiye turizminde temmuz ve ağustos aylarına dair endişeli bekleyiş, yerini hareketli bir "son dakika" trafiğine bıraktı.
Avrupa ülkelerinde ‘Türkiye çok pahalı’ algısı yaratılması, ve maliyetlerin artması nedeniyle sezon başında yavaşlayan Avrupa pazarı, dev tur operatörlerinin ve havayolu şirketlerinin agresif indirim kampanyalarıyla yeniden canlanmış oldu.
"Talepler arttı"
Alman sermayeli Dünyanın önde gelen turizm şirketi All Tour Ceo’su Dennis Schrahe yaptığı açıklamada, savaş nedeniyle Avrupa’da turizmde yaşanan belirsizliğin yerini seyahat tutkusuna bıraktığını belirtti. Avrupa’da ‘son dakika’ taleplerinin arttığını vurgulayan Schrahe, şunları kaydetti:
‘Belirsizlik yerini seyahat artışlarına bıraktı. Haziran ayında bir önceki aya göre rezervasyonlarda önemli çift haneli artış yaşandı. Türkiye için son dakika rezervasyonlarında yüzde 50'den fazla artış yaşanıyor. Bu büyümenin en önemli itici gücü Türkiye olup, rezervasyonlar yüzde 50'den fazla arttı. Mısır, Yunanistan ve İspanya da ortalamanın üzerinde talep görüyor. Birçok tatilci, ekonomik ve siyasi belirsizlikler nedeniyle rezervasyon kararlarını erteledi. Yaz tatillerinin yaklaşmasıyla birlikte, birçok kişi şimdi bu açığı kapatıyor. Seyahat etme isteği güçlü kalmaya devam ediyor.’’
"Yüzde 50 indirime rağmen oteller dolmuyor"
Aralarında Türkiye’nin önde gelen turizm firma temsilcilerinin yer aldığı Turizm Düşünce Platformu üyeleri de sektörün içinde bulunduğu krizi tartıştı. Fiyatlarda yüzde 50 indirime rağmen otellerin dolmadığını, Türkiye'de fiyat-hizmet dengesinin bittiğini belirten, turizmciler, özetle şunları kaydetti:
"Savaş bitti, şu anda fiyat savaşı başladı. Oteller ile acenteler arasında ciddi bir mücadele yaşanıyor. Otelciler 'Maliyetlerim kurtarmıyor' derken, hâlâ yüzde 50’ye varan büyük indirimlere devam ediliyor. Fakat bu radikal indirimlere rağmen oteller şu anda yine de dolmuyor. Sektörde ciddi bir sıkıntı var."
"Fiyat indirimleri geçici olarak karşılık buldu"
Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) Bodrum Temsilcisi Yiğit Girgin, Jeopolitik gelişmelerden ekonomik göstergelere, ulaşım maliyetlerinden tüketici psikolojisine kadar birçok unsurun aynı anda turizm sektörünü etkilediğini belirtti.
Sezona istenilen başlangıcı yapamadıklarını, özellikle İsrail-İran geriliminin yarattığı belirsizliğin, bölgesel uçuşların iptal edilmesi ve bazı rezervasyonların beklemeye alınmasının önemli bir etki oluşturduğunu anlayan Girgin, şunları kaydetti:
‘’İşletmelerin hızla artan maliyetleri, döviz kurunun enflasyonun gerisinde kalması ve yüksek uçak bileti fiyatları da eklenince talep beklediğimiz ivmeye ulaşamadı. Bu süreçte birçok tesis fiyat politikasını yeniden gözden geçirmek durumunda kaldı. Özellikle Avrupa pazarında yapılan fiyat düzenlemeleri belirli ölçüde karşılık buldu ancak bunun tam anlamıyla güçlü bir rezervasyon performansına dönüştüğünü söylemek zor.’’
Fiyat indirimlerinin otomatik olarak rezervasyona dönüşmediğini ifade eden Girgin, ‘’Misafir yalnızca fiyat kıyaslamıyor; güvenliği, ulaşımı, iptal koşullarını ve alternatif destinasyonları aynı anda değerlendiriyor. Dolayısıyla fiyat indirimi tek başına sürdürülebilir bir çözüm değil. Sürekli fiyat kırarak rekabet etmek kısa vadede dolulukları artırabilir. Ancak uzun vadede hem işletmelerin kârlılığını hem de destinasyonun marka değerini kaybetme riskiyle karşı karşıya kalıyoruz’’ dedi.
Türk turizmcisinin kriz yönetme konusunda dünyanın en tecrübeli sektörlerinden biri haline geldiğini vurgulayan Girgin, şöyle devam etti:
‘’Ancak bugün yaşadığımız ekonomik parametreler, geçmiş krizlerden farklı olarak hareket alanımızı ciddi şekilde daraltıyor. Turizm ihracat yapan bir sektör olmasına rağmen maliyetlerimiz döviz gelirimizin çok üzerinde arttı. Bu nedenle fiyat indirimi yapabilecek alanımız da her geçen gün daralıyor.’’
İç pazar umut mu?
İç pazarın her zaman bölge için önemli bir denge unsuru olduğuna dikkat çeken Yiğit Girgin, sözlerini şöyle tamamladı:
‘’ Özellikle okulların kapanmasıyla birlikte Bodrum'da yerli turist hareketliliği arttı. Şu anda yukarı yönlü bir ivme var. Ancak tatmin edici değil. Son dönemde Bodrum hakkında yapılan bazı haberleri de dikkatle takip ediyoruz. Elbette eleştiri olacaktır ve olması da gerekir. İç pazar sezonun ikinci yarısında önemli katkı sunuyor. Özellikle kısa tatiller ve hafta sonlarında ciddi bir hareketlilik oluşturuyor. Ancak Bodrum gibi uluslararası bir destinasyonun yalnızca iç pazarla hedeflerine ulaşması mümkün değil. Bizim en büyük gücümüz yerli ve yabancı misafirin oluşturduğu dengeli yapı. Avrupa, İngiltere, Rusya ve diğer dış pazarlardaki hareketlilik sektörün genel başarısını belirlemeye devam ediyor.’’