İREM CEYLİN DEMİRCAN/İZMİR
Göztepe Spor Kulübü’nün desteğiyle hayata geçirilen ve Türk sporuna nitelikli yöneticiler kazandırmayı hedefleyen İzmir Ekonomi Üniversitesi Spor Yöneticiliği Programı, hizmet vermeye başladı.
Programın açılış törenine katılan Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) İzmir Milletvekili ve Geçmiş Dönem Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, başarının güçlü bir yönetim modeli, uzun vadeli planlama ve çok paydaşlı bir spor ekosistemi sayesinde geldiğini söyledi. Kasapoğlu, sporda artık sadece fiziksel gücün değil; veri yönetimi, psikoloji, sağlık, tesis yönetimi ve akademik katkının da belirleyici olduğuna dikkat çekti.
Özgener: Amaç geleceğin sporcularını yetiştirmek olmalı
Türkiye’nin sporda en büyük sorununun yetenek eksikliği değil, mevcut potansiyeli planlı ve sürdürülebilir bir sistem içinde geliştirecek yapının kurulamaması olduğunu ifade eden İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, genç nüfusun önemli bir avantaj olduğuna dikkat çekti. Türkiye’de 15–24 yaş aralığında yaklaşık 12,7 milyon genç bulunduğunu, lisanslı futbolcu sayısının ise 466 bin seviyesinde olduğunu hatırlatan Özgener, buna rağmen sporcu gelişiminde istenen seviyeye ulaşılamadığını söyledi. Özgener, “Spor artık büyük bir endüstri haline geldi. Bu nedenle oyuncu gelişiminin her aşamasında bilimsel temelde planlanması zorunlu” diye konuştu.
Sepil: Türkiye’de ciddi bir spor yöneticisi açığı var
Göztepe Onursal Başkanı Mehmet Sepil ise, spor yöneticisi yetiştirilmesine yönelik üniversite–kulüp iş birliğinin Türkiye için önemli bir ihtiyaç olduğuna dikkat çekti. Bu modelin ABD ve Avrupa’da yaygın olduğunu, ancak Türkiye’de henüz yeterince gelişmediğini vurgulayan Sepil, özellikle olimpik branşlarda ciddi bir yönetici açığı bulunduğunu söyledi. Futbolda başkan ve teknik direktörlerin ön plana çıktığını, ancak kulüplerin mutfağında büyük bir emeğin ve profesyonel kadroların yer aldığını ifade eden Sepil, “İyi bir şef ne kadar önemliyse, o mutfağı yöneten ekip de en az onun kadar önemli. Türkiye’de yüzlerce sporcu emekli olduktan sonra ya yorumcu oluyor ya da teknik direktör. Oysa onların bu birikimini yöneticilik alanında değerlendirecek sistemler kurulmalı” dedi.