Ali ŞAHİN
Yüzey kaplama tesislerinin ve ekipmanlarının tasarımı, üretimi, kurulumu akabinde de bakım hizmetleri konusunda hizmet vermek üzere 2017 yılı başında kurulan IPM Galvano yurt içi ve dışındaki projelerle güçlenmeye devam ediyor. Şirket olarak sürekli kendilerini güncellediklerini belirten IPM Galvano Fabrika Müdürü Hakan Sarıkaya, “Kurumsal planlarımızı ve hedeflerimizi sürdürülebilirlik temelinde yürüten bir firmayız, genel tanımı ile proje taahhüt işi yapıyoruz diyebilirim. Sektörde Genellikle ‘tier one’ sınıfındaki fabrikalarda yüzey kaplama işlemlerinin yapıldığı hatların mekanik, otomasyon sistemlerinin kurulumunu ve devamındaki bakım hizmetlerini sağlayan bir makine üretim firmasıyız. Ayrıca müşterilerimizin prosesine uygun olarak kurduğumuz hatlarla uyumlu çalışacak artıma tesislerinin inşası konusunda da çözümler sunuyoruz. Standart bir iş yapmıyor, müşterilerin talep ve ihtiyaçlarına uygun farklı ölçü ve ebatta özel hatlar üretiyor ve devreye alıyoruz” diye konuştu.
“Devam eden 3 proje var”
Bugüne kadar 26 proje tamamladıklarını söyleyen Sarıkaya, “Ülkemizdeki tesislerin yanı sıra Almanya, Hollanda ve Rusya’da da proje teslimatı yaptık. Üretimimizin büyük bir bölümü ihracata gidiyor diyebiliriz. Almanya’da bir satış ofisimiz var. Yakın zamanda da Kanada pazarında faaliyetlere başlayacağız. Globalleşen bir dünyada hem Pazar hem de coğrafi riskleri dağıtmak adına bir genişleme stratejisi izliyoruz. Avrupa, Türki Cumhuriyetler ve Rusya tarafındaki operasyonumuz güçlenmeye devam ederken diğer yandan da hedefimizde olan bir diğer pazar olan ABD için nabız yokluyoruz. Halihazırda devam eden 3 projemiz var. Sektör olarak niş bir iş yaptığımız için kilogram başına olan ihracat değerimiz de ülke ortalamasının çok çok üzerinde kalıyor” ifadelerini kullandı.
“5 yıl içerisinde yeni bir tesis planlıyoruz”
Halihazırda 2 bin 500 metrekarelik çok katlı bir tesiste üretim yaptıklarını belirten Sarıkaya, “5 yıl içerisindeki hedefimiz yine Bursa içerisinde ihtiyaçlarımızı tek katta karşılayabilecek bir tesisi hayata geçirerek üretimi buraya kaydırmak. Havaleli ve büyük ebatlı üretimler yaptığımız için üretimi tek katta yapmak hızımızı artıracak. Ayrıca ürettiğimiz makineleri de etap, etap toplayıp müşteriye sunduktan sonra yerinde kurulum yapmak da üretim hedeflerimiz arasında. Makine üretimi yaptığımız için atığı, bacası olamayan ve çevre mevzuatına son derece uyan bir firmayız” dedi.
Sektörel olarak yaşadıkları sorunlara da değinen Hakan Sarıkaya, “Yetiştirilmiş personel konusunda herkes gibi biz de sorun yaşıyoruz. Ne yazık ki bizim yaptığımız işin bir okulu da yok. Bunun yanı sıra havaleli işler yaptığımız için sevkiyatlarımız çok sayıda tır ile yapılıyor. Proje anlaşması sırasında bu bedeli belirliyoruz ama üretim süreci içerisinde ekonomik şartların getirdiği akaryakıt, işçilik gibi kalemler nedeniyle yaşanan artışları projelere yansıtamıyoruz. Uzun bir üretim süreci olduğu için genellikle bu durum bize ve bizim gibi çalışan ülke firmalarına karlılık kaybı olarak yansıyor. Yine de otomasyona dayalı makine üretimi yapan bir firma olarak gerek ülkemizde gerekse Dünya genelinde kaliteden taviz vermeden hep daha iyisini yapmak için tüm gayretimizle yapmaya çalışacağız” diye konuştu.