EKONOMİ/İZMİR
Ege Serbest Bölge Kurucu ve İşleticisi AŞ'nin (ESBAŞ), 2025 yılında kaynak kullanımından atık yönetimine, çalışan güvenliğinden bölgesel kalkınmaya kadar doğal kaynakların korunmasını merkeze alan çevreci yaklaşımıyla 8 bin ağacı kurtardığı, atmosferi 6150 kg sera gazı emisyonundan koruduğu ve 212 ton karbondioksit gazı emilimini sağladığı belirtildi.
Yapılan açıklamaya göre, Ege Serbest Bölgesi’nde yıl boyunca 473 ton kağıt ve karton atığın geri dönüşüme kazandırılması ile yaklaşık 8 binden fazla ağacın kesilmesinin önüne geçilmiş oldu. Ayrıca 150 ton plastik, 40 ton palet ve 32 ton metal atık yeniden ekonomiye kazandırıldı. Yapılan çalışmalar sonucunda 212 bin kilogramdan fazla karbondioksit gazı emisyonunun oluşması engellendi.
Ege Serbest Bölgesinde gerçekleştirdikleri bu çevreci faaliyetlerin, Avrupa Birliği'nin ve Türkiye’nin döngüsel ekonomi ve kaynak verimliliği politikalarıyla uyumlu bir sanayi ekosistemini kurma çabalarının yansıması olduğunu söyleyen ESBAŞ Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Yürütme Kurulu Başkanı Dr. Faruk Güler, atıkları bir yük olarak değil, yeniden değerlendirilebilecek bir kaynak olarak gören bu üretim modellerinin Türkiye’de yaygınlaşmasının önemine işaret etti.
Atıksu yönetimi kapsamında 2025 yılında bölgede toplamda bin 504 kez firma denetimi gerçekleştirildiğini belirten Güler, “Firma olarak peyzaj hizmetleri ve yeşil alan uygulamalarıyla bölgesel yaşam kalitesinin artırılmasına katkı sağlarken, kurakçıl peyzaj uygulamalarının yaygınlaştırılmasıyla sürdürülebilir kentleşme hedeflerini desteklemiş olduk. Sadece ESBAŞ’ın karbon ayak izini azaltmayı değil, bölgemizde faaliyet gösteren firmaların da faaliyetlerini bu anlamda etkileyen çalışmalar sürdürmekteyiz. ESBAŞ’ın 2025 yılında gerçekleştirdiği çevresel yatırımlar, kaynak verimliliği uygulamaları ve çalışan odaklı projelerle şirket, ekonomik değer üretmenin yanı sıra doğal kaynakların korunmasına, toplumsal refaha ve sürdürülebilir kalkınmaya katkı sağlamaya devam etti” diye konuştu.
Şirketin sürdürülebilirlik stratejisinin ikinci ayağını ise çalışan sağlığı ve güvenliğinin oluşturduğunu vurgulayan Güler, “2025 yılında hayata geçirdiğimiz eğitim programları, risk azaltma projeleri ve güvenlik kültürünü geliştirmeye yönelik uygulamalar sayesinde iş kazalarında yüzde 40 oranında iyileşme sağlamış olduk. Kazalara bağlı iş günü kayıplarında da önemli düşüş elde edilirken, deprem ve yangın tatbikatları şirketimizdeki düzenli uygulamalar arasına alındı. Başarıyı yalnızca finansal göstergelerle ölçen bir şirket olmaktan öte, her çalışanın gün sonunda sağlıklı ve güvenli biçimde evine dönmesini en temel başarı kriteri olarak görmekteyiz. Bu yaklaşım doğrultusunda şirketimizde iş sağlığı ve güvenliği kültürünü sürekli geliştirme hedefiyle ‘sıfır etki’ vizyonunu hayata geçirdik” ifadelerini kullandı.