AHMET USMAN/İZMİR
Özellikle son 3 yıldır yüksek enflasyon-düşük kur sarmalıyla rekabetçiliğini önemli ölçüde yitiren Türk ihracatçısı, çözümü yüksek katma değerli üretim, markalaşma, yeni pazarlar, dijital ve yeşil dönüşüm gibi alanlarda arıyor. Zaten ana faaliyetleri konusunda finansman bulamayan ihracatçılar, bu alanlara kaynak ayırmakta zorlanıyorlar. Bu da devlet teşviklerinin önemini artırıyor.
Bu tür desteklerin ihracatçıların son dönemdeki en büyük sorunu olan üretim maliyetini düşüremese de tanıtım, pazarlama gibi maliyetlerinde çok büyük avantaj sağladığını ifade eden Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, ihracatçıların bu desteklerden yararlanmak için daha gayretli olması gerektiğine dikkat çekti. EİB bünyesinde yürüttükleri Turquality, URGE (Uluslararası Rekabetçiliği Geliştirme Programı), ticaret heyeti, fuar katılımı gibi organizasyonlarda bugüne kadar hiçbir destek taleplerinin Ticaret Bakanlığı tarafından geri çevrilmediğini söyleyen Öztürk, bakanlığın bu yıl için 45 milyar TL olarak belirlenen destek bütçesinin önceki yıllarda da bittiğini hiç duymadığını ifade etti.
Üyeleriyle sınırlı kalmadan, tüm ihracatçıların devlet desteklerinden daha etkin yararlanmalarını sağlamak amacıyla Ege illerinde eğitim programları düzenlediklerini vurgulayan Öztürk, yurtdışı marka, tanıtım destekleri, fuar katılımı, ticaret heyetleri, şirket marka alım desteği ve yeşil mutabakata uyum gibi konularda kapsamlı bilgiler verdikleri bu programlarla ihracatçı firmaların devlet desteklerinden daha etkin yararlanmalarını sağlamayı amaçladıklarını vurguladı. Ticaret Bakanlığı tarafından 2025 yılında ihracatçılara ve iş birliği kuruluşlarına yönelik toplam 25,5 milyar TL tutarında devlet yardımı sağlandığını hatırlatan Öztürk, 2026 yılı için bu kapsamda ayrılan kaynağın 45 milyar TL olduğunu söyledi.
EİB olarak 2024’te 1 milyar 260 milyon TL devlet desteğine aracılık ettiklerini, bu tutarın 2025 yılında yüzde 90 artışla 2 milyar 400 milyon TL’ye ulaştığını anlatan Öztürk, “Söz konusu desteklerden 2025 yılında toplam 2 bin 612 firma ve iş birliği kuruluşu yararlandı. Bu yılın ilk 6 ayında bu tutar 2 milyar TL’yi aştı. Önümüzdeki dönemde daha fazla ihracatçının destek mekanizmalarından yararlanmasını sağlamak amacıyla eğitim ve danışmanlık faaliyetlerini artırarak sürdürmeyi hedefliyoruz. Aynı zamanda EİB’e bağlı 12 birlik de geliştirdikleri projelerle üyelerine destek oluyorlar” diye konuştu.
Son olarak geçtiğimiz haftalarda ABD’nin Miami kentinde düzenlenen Americas Food & Beverage Show’da yoğun bir program gerçekleştirdiklerini hatırlatan Öztürk, “EİB bünyesindeki gıda birliklerinin ortaklığıyla yürütülen ve ABD’ye gıda ürünleri ihracatımızı kalıcı şekilde artırmayı hedefleyen Turkish Tastes Projesi kapsamında bir tadım etkinliği gerçekleştirdik. Ayrıca başkanlığını yaptığım Ege Hububat Bakliyat ve Yağlı Tohumlar İhracatçıları Birliği tarafından yürütülen Gıda URGE Projesi kapsamında 10 firmayla bu fuarda stant açtık. Firmalarımız ürünlerini tanıttı. Fuarda İstanbul İhracatçılar Birliği’nin şekerli mamuller üzerine yürüttüğü Turquality projesi için de çalışmalar yürütüldü” diye konuştu.
Ege Hububat Bakliyat ve Yağlı Tohumlar İhracatçıları Birliği’nin gıda dışında kedi-köpek maması için Turkish Petfood URGE Projesi’ne başladığını dile getiren Muhammet Öztürk, “Proje kapsamında şimdiye dek eğitim projesi yapıldı. Son olarak projede yer alan 10 firma yurt dışında müşteri aramak için bir danışmanlık şirketiyle anlaşma yaptı. Danışmanlık firması 6 ay boyunca dünyadaki petfood alıcılarına dair istihbarat çalışması yapacak. Ardından fuar katılımı, ticaret heyetleri gibi etkinlikler gelecek. Bu tür çalışmalar biraz zaman alıyor ama hep olumlu sonuçlar alıyoruz” dedi.
“Katılanların tamamı memnun”
Gıda URGE Projesi’nde 3 yılı geride bıraktıklarını belirten Öztürk, “Proje kapsamında, Malezya, Güney Kore ve Suudi Arabistan’a ticaret heyetleri organize ettik. Üçü de son derece verimli geçti ve bu pazarlara ihracatımızı artırdık. Geçen hafta Miami’de fuara katıldık. Bu organizasyonların ardından katılımcılara bu tür programlara devam etmek isteyip istemediklerini bizzat soruyorum. İstisnasız herkes olumlu yanıt veriyor. Önümüzdeki ocak ayında İngiltere'ye bir ticaret heyeti planlıyoruz. Projede 23 firmayız. Ziyaretlere katılım her seferinde artıyor, çünkü gidenler memnun” diye konuştu.
“20 bin dolarlık maliyet 4 bin dolara düşüyor”
Gıda URGE Projesi için yola çıktıklarında 23 katılımcıyı zor ikna ettiklerini söyleyen Muhammet Öztürk, “Bu projeyi bitirdikten sonra katılımcı sayısı daha yüksek bir URGE projesi daha planlıyoruz. Katılımcıların memnuniyeti başka firmaları da projelere çekiyor. Projenin ihracat kültürünü geliştirmeden pazar bulmaya kadar pek çok faydası var. En büyük faydası da pazarlama-tanıtım maliyetlerini düşürmesi. En son katıldığımız Miami fuarına bir firma kendi olanakları ile katılsa bu ona 20 bin dolara mal olacaktı. Oysa bakanlık desteği ile bu rakam 4 bin dolara düştü. Bakanlığın geri ödemeleri 6 ay gibi uzun bir süre alabiliyor ama farkı biz ihracatçılar birliği olarak finanse ettiğimizden firmalara yansımıyor” bilgilerini verdi.
“Ticaret heyetleri fuarlardan daha verimli geçiyor”
İhracat desteklerinin en etkililerinden biri olan URGE projelerinin faydalarının çok büyük olduğunu anlatan Öztürk, “Önümüzdeki dönemde bunu üyelerimize daha çok anlatıp daha geniş katılımlı URGE projeleri düzenlemek istiyoruz. Katılım artınca maliyetler de düşüyor. URGE projelerinde de ticaret heyeti organizasyonlarına ağırlık vereceğiz. Fuar katılımı elbet fayda sağlıyor ama ticaret heyetlerinde sayısı, muhatabı belli görüşmeler gerçekleştiriliyor. Yani daha hedefe odaklı ilerliyor. Üstelik maliyetleri fuarlardan daha düşük. Bu, şu an hemen hemen her birliğimizin ortak düşüncesi. Ama imkanlarımız bütçelerle sınırlı. Çünkü bunları önce ihracatçılar birliği finanse ediyor, ardından bakanlıktan destek geliyor. Bakanlık bize ön ödemeyle destek olursa, daha çok proje yaparız” dedi.
Şu ana kadar URGE kapsamında ya da ayrı organizasyonla ticaret heyetleri için bakanlığa yaptıkları başvuruların hiçbirinin olumsuz karşılanmadığını vurgulayan Öztürk, “Bunun bir sebebi ekiplerimizin çok deneyimli olması ve başvuru yöntemlerini çok iyi bilmeleri. Diğer nedeni de Ticaret Bakanlığı’nın bunun için ayırdığı bütçenin oldukça yüksek olması. 2026 için bakanlık bu ve benzeri çalışmalar için 45 milyar TL’lik bütçe belirledi. Ben şimdiye kadar kaynak yok diye herhangi bir projenin geri çevrildiğini duymadım. Tam tersi bakanlık bizleri daha çok proje yapmamız için gayretlendiriyor. EİB olarak geçen sene 1.5 milyar dolarlık desteğin kullanılmasına aracılık ettik. Bu yıl ilk 6 ayda bu rakam 2 milyar TL’yi buldu” diye konuştu.
Bu aralar ihracatçının en büyük probleminin üretim maliyetleri olduğunu dile getiren Muhammet Öztürk, “Bu tür organizasyonlarla firmalarımızın tanıtım, pazarlama gibi faaliyetlerinin maliyetini azaltıyoruz ama maalesef malın maliyetini düşüremiyoruz. Bu, mücadeleden vazgeçeceğimiz anlamına gelmiyor. Hedeflerimize ulaşmanın başlıca yolu tanıtım. Tanıtmazsanız bir yere varamazsınız. Firma tek başına da fuardan fuara koşar ama destek olmazsa 10 tane fuara gidecekse 2-3 tanesine gidebilir. Biz il il gezerek devlet yardımlarını hem kendi üyelerimize, hem diğer ihracatçılara anlatıyoruz. Destek yelpazesi o kadar kapsamlı ki, bu işleri takip eden biri olarak ben bile bazı destekleri kaçırabiliyorum. Geçtiğimiz günlerde birliğimizin ilgili departmanlarının yaptığı sunumlarda bazı destekleri ilk kez duyunca şaşırdım” diye konuştu.
“Üyeyi ikna etmek bakanlıktan kaynak almaktan daha zor”
Üyelerini projelere katılmaya ikna etmenin bakanlıktan kaynak almaktan daha zor olduğuna dikkat çeken Muhammet Öztürk, “Hububat birliğimizin aktif ihracat yapan üye sayısı 250 civarında. Fakat bizim neredeyse tüm üyelerimizi kapsama alan Gıda URGE projemizi 23 katılımcıyla hayata geçirdik. Proje kapsamındaki çalışmalara ise 10-15 firma katılıyor. Gönül isterdi ki bu sayı 50’leri bulsun. Bunun nedeni hem bizim yeterince anlatamayışımız, hem de insanların ilgisini çekmenin zorluğu. İnsanların ikna olması için başarıyı gözleriyle görmeleri gerekiyor. O yüzden her yeni projede katılımcı sayısı artıyor” dedi.
Sıfırdan ihracatın zirvesine
Erzurum’da 1968 yılında dünyaya gelen Muhammet Öztürk’ün hayatı adeta bir başarı hikayesi. Öztürk, çalıştığı dış ticaret firmasındaki görevi gereği ilk defa “getir-götür” işleri için girdiği Ege İhracatçı Birlikleri’nde (EİB) en üst makam olan koordinatör başkanlık görevine kadar yükseldi. Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi mezunu olan Öztürk, iş hayatına 1986’da atıldı, kendi işletmesi olan Alternatif Tarım ve Orman Ürünleri’ni 1996’da kurdu. 2008’de yönetim kurulu üyesi olarak girdiği Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği’nde 2022’den beri yönetim kurulu başkanı olarak görev yapıyor. Bu süreçte birliğini EİB’in ihracat artış rekortmeni yapan Öztürk, bu yıl mayıs ayında EİB’in koordinatör başkanı olarak seçildi.