ERHAN BEDİR/BURSA
Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından Bursa Kültür, Turizm ve Tanıtma Birliği’nin katkılarıyla düzenlenen Uluslararası 5. Bursa Gastronomi Festivali'nin, yaklaşık 1 milyon ziyaretçiyi ağırlayarak rekor katılıma ulaştığı bildirildi. Yapılan açıklamaya göre, üç gün süren organizasyon, Bursa’nın gastronomi değerlerini tanıtmanın yanı sıra kentte turizm, yeme-içme, perakende ve hizmet sektörlerine yönelik ekonomik hareketliliği de artırdı. Bu yıl “Fetheden Lezzetler” temasıyla gerçekleştirilen festivalde, 10 ülkeden 12 kardeş şehrin mutfak kültürleri Bursa’da buluştu. Farklı ülkelerden gelen şeflerin yöresel yemeklerini ziyaretçilere sunması, Bursa’nın gastronomi turizmi alanındaki uluslararası görünürlüğünü artırmaya yönelik önemli bir organizasyon olarak öne çıktı.
Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, festivalde ulaşılan ziyaretçi sayısının rekor düzeye çıktığını belirterek, “Bursa’nın gastronomi alanında anlatacak daha çok sözü, dünyaya sunacak daha çok lezzeti var” dedi.

“Gastronomi turizmine uluslararası vitrin”
Merinos Parkı’nda düzenlenen festival kapsamında 20 gastro söyleşi ve mutfak şovu gerçekleştirildi. Gastronomi profesyonellerinin katıldığı programlarda Bursa mutfağının coğrafi işaretli ürünleri, sürdürülebilir mutfak, sokak lezzetleri, esnaf lokantaları kültürü, saray mutfağı ve gastronomi diplomasisi gibi başlıklar ele alındı. Ünlü İtalyan şef Danilo Zanna’nın da katıldığı “Bursa Coğrafi İşaretli Ürünleri ile Yaratıcı Füzyon Mutfağı” etkinliğinde Bursa ürünleri İtalyan mutfağından lezzetlerle aynı tabakta buluşturuldu. Festivalin uluslararası ayağında ise Lefkoşa, Mogilev, Mestanlı, Kazan, Novi Pazar, Ningbo, Vinnytsia ve Pleven gibi kardeş şehirlerden gelen şefler kendi yöresel ürünlerini ziyaretçilerin beğenisine sundu. Böylece Bursa, farklı coğrafyaların mutfak kültürlerinin buluştuğu uluslararası bir gastronomi platformuna dönüştü.
“Yerel ürünler için pazar oluşturuyor”
Festival programında yalnızca profesyonel mutfak etkinlikleri değil, yerel ürünlerin tanıtımına yönelik çalışmalar da gerçekleştirildi. Bursa’nın coğrafi işaretli ürünlerinin farklı mutfaklarla bir araya getirilmesi, kentteki gastronomi değerlerinin katma değerli ürünlere dönüştürülmesi açısından önem taşıyor. Yaklaşık 1 milyon kişinin festivali ziyaret etmesi, etkinliğin yeme-içme sektörünün yanı sıra ulaşım, konaklama, perakende ve diğer hizmet alanlarında da ekonomik hareketlilik oluşturma potansiyelini ortaya koydu. Festivalin bu yönüyle Bursa’nın gastronomi turizmi kapasitesinin geliştirilmesine katkı sağlaması hedefleniyor.

“Yarışmalar ve eğitimler sektöre insan kaynağı kazandırıyor”
Festival kapsamında profesyonel aşçılardan üniversite ve lise öğrencilerine kadar farklı grupların katıldığı 13 kategoride yarışmalar düzenlendi. Bursa Aşçılar Derneği iş birliğiyle gerçekleştirilen yarışmaların yanı sıra “Lezzete Engel Yok” yemek yarışması da yapıldı. Akademisyen şeflerin katıldığı master class eğitimlerinde ise gastronomi profesyonelleri ve gastronomiye ilgi duyan katılımcılar farklı mutfak tekniklerini uygulamalı olarak deneyimledi. Bu etkinlikler, gastronomi sektörünün nitelikli insan kaynağı ihtiyacına yönelik eğitim boyutunu da festival programına taşıdı.

“Çocuklar için gastronomi eğitimi”
BUSMEK iş birliğiyle düzenlenen kek süsleme atölyelerinde çocuklar ve ebeveynler birlikte mutfak etkinliklerine katıldı. Müzeler Şube Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen etkinliklerde ise Dede Korkut Hikâyeleri üzerinden sofra adabı ve yemek kültürü çocuklara aktarıldı. Karagöz-Hacivat gösterileri, bilim şovları ve geleneksel sokak oyunları da festival programında yer aldı.
“Kültür ve gastronomi birlikte tanıtıldı”
Üç gün boyunca gastronominin yanı sıra müzik ve kültür-sanat etkinlikleri de gerçekleştirildi. Türk Dünyası kopuz ezgileri dinletisi, Kahoot lezzet yarışması ve Bursa Gastronomi Belgeseli ziyaretçilerle buluştu. Osmanlı Sarayı’na kar ve buz temin edilmesini konu alan “Tarihin Soğuk Yolu: Uludağ Buzcular Patikası” söyleşisi de festivalin dikkat çeken programlarından biri oldu. Yaklaşık 1 milyon ziyaretçiyle ulaşılan rekor katılım, Bursa’nın gastronomiyi yalnızca bir kültürel değer değil, aynı zamanda turizm ve kent ekonomisini destekleyen bir ekonomik alan olarak değerlendirme potansiyelini de gündeme taşıdı.