ABDULLAH SÖNMEZ/ESKİŞEHİR
Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi, yüksek teknoloji ve savunma sanayindeki üretim gücüyle Türkiye’nin en iddialı merkezlerinden biri haline geldi. Yüzde 33’lük yüksek teknoloji ihracat oranıyla Türkiye lideri olan Eskişehir, Avrupa’daki sanayi havzalarıyla rekabet ediyor. 2025 itibarıyla 601 milyon dolara ulaşan savunma ve havacılık ihracatının, yeni yatırımlar ve kapasite artışlarıyla kısa sürede 1 milyar dolara çıkarılması hedefleniyor.
Türkiye’nin sanayileşme tarihinde her zaman öncü bir rol üstlenen Eskişehir, bugün sahip olduğu üretim kültürü, nitelikli insan kaynağı ve yenilikçi vizyonuyla adeta ülkenin yüksek teknoloji ve savunma sanayinin en yoğun olduğu 3 şehirden biri arasında yer alıyor. İlk yerli otomobilin, ilk yerli lokomotifin üretildiği bu bereketli topraklar, bugün jet motorlarının, uçak parçalarının ve ileri teknoloji savunma sistemlerinin dünyaya ihraç edildiği bir küresel merkeze dönüşmüştü.
Türkiye’nin son yıllarda geliştirdiği yerli ve milli hava platformları, motor sistemleri ve yüksek katma değerli savunma ürünleriyle küresel ölçekte önemli bir ivme yakaladığını belirten Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Nadir Küpeli, Eskişehir’in bu dönüşümün merkez şehirlerinden biri haline geldiğini ifade etti.
Eskişehir’in, yalnızca bir sanayi şehri değil, aynı zamanda bir "katma değer" üretim merkezi olduğunu belirten Küpeli “İmalat sanayinin kent ekonomisindeki payının yüzde 42 gibi oldukça yüksek bir seviyede olması, üretim odaklı büyüme stratejimizin en net göstergesidir. 2025 yılı itibarıyla şehrimizin yıllık ihracatı 4,8 milyar dolar seviyesine ulaşmıştır. Ancak bizim için asıl gurur verici olan tablo, bu ihracatın niteliğidir. Türkiye’nin yüksek teknoloji ürünlerinin toplam ihracat içindeki payı göz önüne alındığında, Eskişehir yüzde 33’lük yüksek teknoloji ihracat oranıyla Türkiye ortalamasının fersah fersah ilerisinde, Türkiye’de 81 il içinde birinci sırada ve Avrupa’nın en gelişmiş sanayi havzalarıyla rekabet eden bir yapıdadır” dedi.
“Eskişehir savunma sanayimizin üretim merkezi”
Eskişehir’de havacılık ve savunma sanayiinde faaliyet gösteren ana ve yan sanayi firmalarının sayısının her geçen yıl arttığını vurgulayan Küpeli, kentteki firmaların uçak, helikopter, İHA ve SİHA platformları başta olmak üzere çok sayıda hava aracının motor, aviyonik ve yapısal parçalarını ürettiğini söyledi. Nadir Küpeli, “Eskişehir’de havacılık ve savunma sanayisinde gerçekleştirilen ihracat 2024’te 514 milyon dolar iken, 2025 yılında 601 milyon dolara çıktı; sahip olduğumuz havacılık sanayiindeki bilgi birikimimizi üretim gücümüzle ihracata dönüştürüyor, dünyanın en zor üretim yapılan sektöründe ülkemize her yıl yüz milyonlarca dolar döviz kazandırıyoruz. OSB’de yapımı süren yeni işletmelerin faaliyete geçmesiyle ve kapasite artışına giden mevcut firmalarımızın üretim gücü birleştiğinde, birkaç yıl içinde savunma sanayiindeki 1 milyar dolarlık ihracat hedefimize ulaşacağımıza inanıyorum” diye konuştu. Eskişehir’in sadece parça üretimi değil; mühendislik, tasarım, fabrika seviyesi bakım ve ileri kompozit teknolojileri alanında da önemli bir uzmanlık merkezine dönüştüğünü vurgulayan Küpeli, sektörün toplam cirosunun istikrarlı şekilde yükseldiğini ifade etti.
Eskişehir OSB yatırımlarıyla sektöre destek oluyor
Savunma sanayinde kamu-özel sektör iş birliğiyle hayata geçirilen projeler sayesinde yerlilik oranının önemli ölçüde yükseldiğini aktaran Nadir Küpeli, özellikle motor teknolojileri, hassas işleme kabiliyeti ve ileri malzeme üretiminde Türkiye’nin büyük bir sıçrama yaptığını ifade etti. Yeni nesil hava platformlarının seri üretime geçmesiyle birlikte Eskişehir OSB’de faaliyet gösteren yan sanayi firmalarının sayısının daha da artacağını kaydeden Küpeli, 2030’lu yıllara doğru şehrin yıllık savunma ve havacılık ihracatında çok daha yüksek seviyelere ulaşacağını dile getirdi. Nadir Küpeli sözlerine şöyle devam etti: “Bugün Eskişehir, savunma ve havacılık sanayisinde İstanbul ve Ankara'nın ardından en fazla ihracat yapan üçüncü şehrimizdir. Şehrimizde ana yüklenici konumundaki dev sanayi tesislerinin etrafında, onlara parça ve sistem üreten, küresel kalite standartlarında sertifikasyonlara sahip, muazzam bir yan sanayi ekosistemi oluşmuştur. Havacılık ve
savunma gibi sıfır hata prensibiyle çalışan, son derece zorlu ve hassas sektörlerde üretim yapabilme kabiliyeti, Eskişehir sanayicisinin esnekliğini, kalitesini ve mühendislik altyapısını kanıtlamaktadır. Bu başarı tesadüf değildir. Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi (EOSB) olarak, sanayicimizin küresel rekabette elini güçlendirecek her türlü altyapı ve üstyapı yatırımını hayata geçiriyoruz. İleri teknoloji üretimi için en kritik ihtiyaç olan nitelikli ara eleman sorununu, sanayimizin tam kalbinde yer alan EOSB Meslek Lisemizle, mesleki eğitimde bir marka haline gelen MEGEM (Mesleki Eğitim ve Gelişim Merkezi) ile çözüyoruz. Sanayicimiz, tezgahının başına geçecek eğitimli ve donanımlı iş gücünü kendi bölgesinde rahatlıkla bulabiliyor. Yetiştirdiğimiz her gencimiz, sanayimizde hemen işe yerleşiyor.”
Ayrıca, AR-GE ve inovasyon kapasitesini artırmak isteyen firmalar için, tüm yönetim süreçleri doğrudan Eskişehir OSB'ye ait olan ATAP (Anadolu Teknoloji Araştırma Parkı) ve ETİM’in (Eskişehir Tasarım ve İnovasyon Merkezi) tam kapasiteyle hizmet verdiğini belirten Küpeli, “Yeni tasarım fikirlerinin test edilmesi, prototiplenmesi ve uluslararası pazarlara hazırlanması aşamasında sanayicimiz, EOSB'nin bu güçlü kurumsal altyapısını arkasında hissetmektedir” dedi.
“Eskişehir, gökyüzünde imzası olan bir şehir”
Eskişehir’in yetişmiş insan gücü, güçlü sanayi kültürü ve geniş tedarik zinciri sayesinde dünya havacılık sanayinde kritik bir konuma ulaştığını açıklayan Nadir Küpeli, “Bugün dünya genelinde uçan çok sayıda sivil ve askeri hava platformunda Eskişehir’de üretilen parçalar bulunmaktadır. Yüksek teknolojiye dayalı üretim altyapımız ve kalite standartlarımız sayesinde Eskişehir, havacılık ve savunma sanayiinde sadece Türkiye’nin değil, dünyanın önemli tedarik merkezlerinden biri haline gelmiştir. Eskişehir OSB, yatırımcısına sadece bir üretim yeri değil, aynı zamanda havacılık ve savunma başta olmak üzere, dünya ile entegre olmuş hazır bir "üretim ve teknoloji ekosistemi" sunmaktadır. Ülkemizin "Milli Teknoloji Hamlesi" hedefleri doğrultusunda, katma değeri yüksek üretim yapmak isteyen, havacılık, uzay ve savunma sanayisine yönelik projeleri olan tüm yerli ve yabancı yatırımcıları Eskişehir OSB’ye davet ediyorum. Gelin, Türkiye’nin yüksek teknoloji ihracatını çok daha yukarılara taşıyacak olan yeni nesil yatırımları, sanayinin kalbi Eskişehir'de birlikte hayata geçirelim” ifadelerini kullandı.