FİKRİ CİNOKUR/ANTALYA
Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Temmuz ayı meclis toplantısı Meclis Başkanı Ahmet Öztürk yönetiminde gerçekleştirildi.
ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman, ekonomide birçok konunun güncelliğini sürdürdüğünü söyledi.
IMF‘nin 2026 yılı için Türkiye’nin büyüme beklentisini yüzde 3,4’ten yüzde 2,9’a düşürdüğünü anımsatan Hacısüleyman, şunları kaydetti:
‘’2027 yılı için büyüme beklentisinin büyük ölçüde sabit kalacağı görülüyor. Perakende satış hacmi yüzde 13,7 arttı. Ekonomimiz hâlâ tüketim üzerinden büyümeye çalışıyor. Oysa sıkı para politikasının temel amacı neydi? Enflasyonu kontrol altına almak, piyasadaki para akışını bir miktar yavaşlatmaktı. Ancak görüyoruz ki tüketim tarafında beklenen yavaşlama gerçekleşmedi. Tam tersine, perakende tüketim artmaya devam ediyor. Sanayi üretiminde ise mayıs ayında kayda değer bir değişiklik olmadı. Sayın Cumhurbaşkanımızın imzasıyla sanayicilerimiz için yaklaşık 1 trilyon TL büyüklüğünde yeni bir kredi paketi açıklandı. Bu paketi son derece önemsiyoruz. Çünkü üretime yönelik hazırlanmış önemli bir destek paketi. Yeni yatırımları teşvik ediyor, üretimin sürdürülebilirliğini ve artırılmasını hedefliyor.’’
Ekonomide en büyük sıkıntının kısa vadeli finansmana erişim olduğuna dikkat çeken Hacısüleyman, ‘’İşletme sermayesini güçlendirecek kaynaklara bugün her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var. Yeni yatırım kredileri elbette çok kıymetli. Bu uygulama üretimi destekleyecektir. Ancak işletmelerimizin bugün ayakta kalabilmesi için de acil finansman ihtiyacına çözüm üretilmesi gerekiyor. Artık bu konuda piyasayı rahatlatacak adımların atılması gerektiğine inanıyoruz’’ dedi.
Antalya Toptancı Hali’nde iflas uyarısı
Tarımla ilgili gelişmeleri de yakından takip ettiklerini ifade eden Yusuf Hacüleyman, Antalya Toptancı Hali ile ilgili gelen haberlerin herkesi üzdüğünü söyledi. Hacısüleyman, şöyle devam etti:
‘’İçinde bulunduğumuz sıcak hava koşulları da dikkate alındığında, bu sürece kısa vadede çözüm üretecek adımlara ihtiyaç var. Bugün ihtiyaç duyulan şey uzun vadeli planlardan ziyade, mevcut sorunlara hızlı cevap verecek çözümlerdir. Umut ediyoruz ki işletmelerimizin büyük bölümü bu süreçten en az zararla çıkar. Ancak yaşanan sıkıntıların sektörümüzü belirli ölçüde etkileyeceğini de maalesef görüyoruz. Hepimizin orada eşi, dostu, arkadaşı, akrabası var. Her gün ayakta kalma mücadelesi veriyorlar. Bu nedenle, kendilerine destek olacak düzenlemelerin süratle hayata geçirilmesine ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz.’’
Üretici Fiyat Endeksinin yüksek seyretmeye devam ettiğini, üretim maliyetlerinin hâlâ arttığını, özellikle mal ve hizmet ihracatı yapan firmalar açısından döviz kuru kaynaklı sıkıntıların devam ettiğini vurgulayan Hacısüleyman, şöyle konuştu:
‘’İlk altı aylık dönemde enflasyon yüzde 10,78, dolardaki artış yüzde 9,83, Euro’daki artış ise yaklaşık yüzde 7 seviyesinde gerçekleşti. Yani ister mal ihracatı ister hizmet ihracatı yapan firmalarımız, enflasyon ile döviz kuru arasındaki fark nedeniyle yaklaşık yüzde 10 ila 12 arasında öz kaynaklarından ve sermayelerinden harcamak zorunda kalıyor. Yılsonunda bu farkın hangi seviyeye ulaşacağını bugün için kestirmek zor. Ancak bu eğilim devam ederse yüzde 20-22 seviyelerinde bir makas oluşabilir. Böyle bir tabloda ihracat yapan firmalarımızın iç piyasadaki maliyetlerini karşılaması çok daha zor hâle gelecektir.’’
"Yurt dışı seyahatler artıyor"
Petrol fiyatlarının yüksek seyretmesi ve enflasyonun hâlâ istenilen seviyeye inmemiş olması nedeniyle faizlerde çok ciddi bir indirim beklememek gerektiğini düşündüklerini anlatan ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman, şunları kaydetti:
‘’Yıl sonunda politika faizinin yüzde 34-35 seviyelerinde olabileceği yönünde bir beklenti oluşuyor. Ağustos ayında Para Politikası Kurulu toplantısı yapılmayacak. Faizlerle ilgili değerlendirmeler yeniden eylül ayında gündeme gelecek. Mal ihracatı ve ithalatına baktığımızda da dikkat çekici bir tablo görüyoruz. Bir tarafta perakende satışlar artarken diğer tarafta yaklaşık 53 milyar dolarlık bir dış ticaret açığımız bulunuyor. Mal ihracatımız 136 milyar dolar, ithalatımız ise 189 milyar dolar seviyesinde. İthalatın bu kadar hareketli olmasının temel nedenlerinden biri de döviz kurunun mevcut seviyesi. Bunu turizmde de görüyoruz. Yurt dışı seyahatlerinde belirgin bir artış yaşanıyor. Çünkü döviz kurunun mevcut seviyesi, yurt dışı seyahatlerini daha ulaşılabilir hâle getiriyor. Böyle olunca insanlar yurt içinde tatil yapmak yerine yurt dışını da tercih edebiliyor.’’
Dizelde ithalat uyarısı
İran ile ABD gerilimin kısa vadede çözülecek gibi görünmediğini, bu sürecin yılsonuna kadar da gündemi meşgul edeceğini ifade eden Hacısüleyman, Rusya’nın dizel ihracatını yasaklamasının Türkiye açısından sıkıntı yaratacağını söyledi. Hacısüleyman, sözlerini şöyle tamamladı.
‘’Rusya-Ukrayna savaşı beş yıldır sürüyor. Savaş öncesi tarım ve turizmde Rusya en büyük pazarımız, Ukrayna ise üçüncü büyük pazarımızdı. Ukrayna'dan her yıl 1,5 milyon turist geliyordu. Bugün hem birinci hem üçüncü pazarımız olan iki ülke, beş yıldır savaşta. Rusya'nın aldığı önemli bir karar var. Dizel yakıt ihracatını durdurdu. Türkiye'nin dizel ithalatının yaklaşık yüzde 85'i Rusya'dan geliyor. Dolayısıyla dizel araç kullanan vatandaşlarımızın önümüzdeki dönemde herhangi bir sıkıntıyla karşılaşıp karşılaşmayacağını bugün kestiremiyoruz.’’