FİKRİ CİNOKUR/ANTALYA
Antalya Sanayici ve İş İnsanları Derneği (ANSİAD) Başkanı Ercan Özbek, Birleşmiş Milletler güncel kentleşme verilerini değerlendirdi.
Türkiye ve Antalya için nitelikli kentleşme çağrısında bulunan Özbek, “Sorun nüfus değil, yaşamı nasıl planladığımızdır’’ dedi.
Yeni kentleşme vizyonun merkezinde daha fazla yapılaşma değil, insanına iyi gelen nitelikli şehirler olması gerektiğini vurgulayan Özbek, şunları kaydetti.
‘’BM verilerine göre, Türkiye nüfusunun yüzde 64,3’ü yüksek yoğunluklu kent merkezlerinde yaşıyor. Ülkemiz bu alanda Avrupa’da ilk sırada yer alıyor. Bu durum bir başarı değil, kentleşmenin kalitesi açısından geleceğimizi yeniden düşünmemiz gerektiğini gösteren güçlü bir uyarı. Şehirleri büyütüyoruz, yaşam kalitesini küçültüyoruz.”
Almanya ile Türkiye arasındaki coğrafi ve kentsel yaşam farkına sayısal verilerle dikkat çeken Özbek, şöyle devam etti:
‘’Türkiye ile Almanya yaklaşık aynı nüfusa sahip. Buna karşılık ülkemiz, Almanya’dan yaklaşık 2,5 kat daha büyük bir coğrafyaya yayılıyor. Buna rağmen Almanya’da insanlar kırsalda, doğayla iç içe ve dengeli bir yaşam kurabilirken; bizde milyonlarca insan giderek daha yoğun ve yorucu bir şehir hayatının içine sıkışıyor. Sorun nüfus yoğunluğu değil, yaşamı nasıl planladığımızdır. Sürekli yetişmeye çalışan, trafikte saatlerini kaybeden ve doğadan uzaklaşan bir kent düzeni, zamanla umut yerine yorgunluk üreten bireyler yetiştiriyor. Bizim hedefimiz sadece ekonomik olarak büyüyen şehirler kurmak değil; insanına iyi gelen, yaşam kalitesi yüksek şehirler inşa etmek olmalıdır.’’
“Büyümeyi doğayı tüketerek değil koruyarak gerçekleştirmeliyiz”
Gelişmiş ülkelerde şehirleşme ile çevrenin birbirinin alternatifi değil, tamamlayıcısı olarak görüldüğünü anlatan Özbek, kentleşme anlayışında zihniyet değişiminin şart olduğunu söyledi.
Avrupa’da şehirler büyürken ormanların, tarım alanları ve su havzalarının korunduğuna dikkat çeken Ercan Özbek, ‘’Doğa büyümenin bedeli haline getirilmiyor. Türkiye’de ise çoğu zaman büyümeyi yeşil alanlardan ve verimli topraklardan ödün vererek gerçekleştiriyoruz. Oysa gerçek kalkınma, doğayı tüketerek değil, doğayı koruyarak büyüyebilmektir. Plansız yoğunluk, trafikten konut krizine, altyapı baskısından afet riskine kadar pek çok sorunu büyütürken insanların yaşam kalitesini de aşındırıyor. Medeniyet, sadece betonun yükselmesi değil; insanın, doğanın ve yaşam kalitesinin birlikte yükselebilmesidir’’ dedi.
Antalya’nın geleceği
Antalya’nın geleceğini daha fazla yapılaşma değil, daha yüksek katma değerin şekillendirmesi gerektiğini vurgulayan ANSİAD Başkanı Ercan Özbek, sözlerini şöyle tamamladı:
‘’Antalya turizm, tarım, ticaret, teknoloji ve girişimciliği aynı potada buluşturan stratejik bir üretim merkezi haline geldi. Antalya bu niteliksel dönüşümün en kritik şehirlerinden biridir. Şehrimizin geleceğini daha fazla yapılaşma üzerinden değil, daha yüksek katma değer, güçlü ulaşım altyapısı, erişilebilir konut imkânları, geniş yeşil alanlar, akıllı şehir teknolojileri ve afetlere dayanıklı bütüncül planlama üzerinden kurgulamalıyız. 21. yüzyılda ülkeler ve şehirler gökdelenleriyle değil; insanına sunduğu yaşam kalitesiyle yarışacaktır. ANSİAD olarak, insanı merkeze alan, doğayı koruyan ve geleceğe güven veren dirençli şehirler inşa edilmesi sürecinde üzerimize düşen tüm sorumluluğu almaya ve ortak akılla hareket etmeye hazırız.’’