LEVENT AKBAY
Kocaeli Sanayi Odası’nın Müşterek Meslek Komiteleri toplantısında katılan 38 sektördeki 100’den fazla sanayicinin kısa dönem çıkış formülü; enflasyonun düşürülmesi, rekabetçi kur uygulamasına geçilmesi ve Çin rekabetine karşı önlem alınması oldu. Reel sektörün sorunlarını masaya yatırarak çözüm önerilerini ele alan sanayiciler orta ve uzun dönemde ise yapısal reformların gerçekleştirilmesi yoluyla küresel rekabet avantajının artırılması gerektiğini dile getirdiler. Sanayiciler ekonomik programa ilişkin tartışmalar ile jeopolitik gelişmelerin belirsizlik yarattığına dikkat çekerek, savaşın sona ereceği varsayımı ile en büyük sorun ve tehdit olarak Çin rekabetini gösterdiler.
Çin bakanlığı kurulmalı
Savaş ile birlikte kaybedilen ihracat pazarlarının tekrar ele geçirilmesi için rekabetçi kur politikasının önemine dikkat çeken sanayiciler düşmeyen enflasyonun da maliyetleri artırdığına dikkat çektiler. Artan jeopolitik riskler, finansmana erişim, yüksek faizler, yüksek işçilik maliyetleri dile getirilen öncelikli sorunlar arasında yer aldı. Çin rekabetinin sürdürülemez olduğuna dikkat çeken bazı sanayiciler ‘Çin Bakanlığı’ kurulması gerektiğine dikkat çekerek ekonomik ve ticari ilişkilerin bu şekilde ayrıntılı olarak ele alınarak daha titiz yönetilebileceğine vurgu yaptılar.
Sanayi gelişmeden bağımsızlık olmaz
Ekonomi Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ ile Türk Loydu Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Oral Erdoğan’ın da görüşleriyle katkı sağladıkları toplantıda konuşan Kocaeli Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Ayhan Zeytinoğlu, bir ülkenin sanayisi gelişmeden uzun vadede bağımsız kalmasının mümkün olamayacağına dikkat çekti. AB’nin de milli gelir içinde sanayinin payını artırmak için yeni bir destek programı uyguladığına dikkat çeken Zeytinoğlu; yabancı sermaye çekmenin önemine vurgu yaptı ve sanayiciye küresel rekabet avantajı kazandırılabilmesi için stratejik plan içeren bir devlet çalışmasına ihtiyaç olduğunu söyledi. 1,5 trilyon dolarlık milli gelirin yüzde 4-5’i civarında bir yabancı sermaye çekilmesi için koşulları oluşturmak gerektiğini vurgulayan ve küresel rekabette işgücü maliyetlerinin önemine dikkat çeken Zeytinoğlu, “Alım gücü açısından öyle olmasa da dolar bazında tarihimizin en yüksek ücretlerini verdiğimiz bir dönemdeyiz. Üstelik TL’nin ölçme kabiliyeti de ortadan kalktı. ” değerlendirmesini yaptı.
Erdoğan: Çin’e karşı mücadele için rekabet gücü kazanmak gerekli
Kocaeli Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Ayhan Zeytinoğlu'nun ardından kürsüye gelen Türk Loydu Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Oral Erdoğan, Türkiye ekonomisinin gelişme potansiyeline ilişkin değerlendirmelerde bulunurken, TL’nin değersiz kılınması yoluyla kazanılacak rekabet gücünün geçici olacağına dikkat çekti. Erdoğan sanayinin rekabet gücünün arttırılması gerektiğini, bu nedenle rekabet altyapısının geliştirilmesi ve rekabetin özendirilmesi gerektiğini anlatarak “Çin’e karşı mücadelenin başlama yeri eğitimi de kapsayacak şekilde sürekli reformlarla rekabet gücünün artması.” dedi. Toplantıya konuk olan Ekonomi Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ da yetersizliklerine karşın ekonomik programın sürmesi gerektiğini, aksi halde sorunların daha da büyüyeceğini vurguladı. Konuşmasında, Türkiye ekonomisinin mevcut durumu ve üretim gücünün önemi ile Çin’in küresel ekonomideki rolü, Batı kapitalizminin stratejileri ve Türkiye’nin gelecekte izlemesi gereken politikalara dikkat çeken Hakan Güldağ; kolay para kazanma yerine, zor para kazanmayı kolaylaştıran bir düzenin kurulması gerektiği vurguladı. Üretim gücünün desteklenmesi, eğitimin ve sağlığın ucuz ve kaliteli hale getirilmesine değindi. Avrupa ile yeşil dönüşüm alanında iş birliği yapma ve Çin’in küresel zorlamalarına karşı strateji geliştirme gerektiğine dikkat çekti.
Prof. Dr. Oral Erdoğan: TL’nin değerini düşürmek geçici etki yapar
▶ Ekonomimizde üzerinde durmamız gereken beş açık var. Bunlardan ilki bütçe açığı. Bunu milli gelire oranlayarak dengelemeye çalışıyoruz. Faiz harcamalarının yüksekliğini de takip ediyoruz. Enflasyon kontrol edilirken faiz kısmını da kontrol ederek sürdürülebilir kılmak zorundayız. Cari açığı da kontrol etmek zorundayız. Borçla yatırım, kaldıraçla yatırım anlamına gelir. Onu da sürdürülebilir tutmak zorundayız. Bir başkası çıktı açığıdır. Potansiyel üretme gücüyle, gerçekte üretilen arasındaki fark anlamına gelir. Ciddi açık verilirse faizlerin düşürülmesi gerekir. Bir başka husus kaynakların kimlere gittiği ve ne kadar verimli kullanıldığı konusudur. Bir başkası da rekabet açığıdır. Ekonomi rekabetle nasıl güçlü hale gelir? Bu amaçla hangi makro politikalar uygulanmalıdır?
▶ Çin'e karşı mücadelenin başlama yeri bence rekabet gücünün artmasıdır. Başta eğitim olmak üzere derin politikalardan oluşur.
▶ Türkiye aile şirketinden profesyonelleşmeye de geçemedi. Çin ise devlet yapısı, kontrol yapısıyla birlikte disiplinli üretimi başardığı için şu anda bize karşı üstün.
▶ Beş açıktan sonra beş faktör olarak enflasyon, faiz, kur, altın, petrol ve navlun göstergelerini de izleyerek bir denge içinde gelişmelerini sağlamamız gerekli.
▶ Kur neden tek başına çözüm olmuyor? Türkiye’de enerji pahalı. İkincisi sanayicimizin rakiplerine göre finansman pahalı. Öz kaynak ve sermaye açısından pahalıyız, borç açısından da pahalıyız. İş gücü açısından Çin'e karşı rekabette zayıf kalıyoruz.
▶ Bu sorunları çözmeden rekabet avantajı sağlayamayız. Ayrıca teşvik anlayışını değiştirmeli ve performans ölçüm kalitesini de artırmalıyız. Bu nedenlerle kur sorunu çözseniz ve TL'nin değerini düşürseniz bile kısa süreli pozitif etki yapar. Bence kalıcı olarak işe yaramaz.
Sanayicilerin masaya yatırdığı sorunlar
▶ Çin ile rekabet
▶ İhracatı desteklemeyen kur politikası
▶ Düşmeyen enfl asyon
▶ Yüksekte kalan faizler
▶ Artan jeopolitik riskler
▶ Belirsizlik ve güvensizlik
▶ Finansmana erişim
▶ İşçilik maliyetleri,
▶ Yapay zeka ve sanayi iş birliği
▶ Hindistan-AB Serbest
Ticaret Anlaşması
▶ Gümrük Birliği güncellemesi
▶ Vize serbestisi
▶ Enerji maliyetleri
▶ Enerji yatırımlarındaki sorunlar
▶ Demiryolları yatırımları
▶ Nitelikli istihdam,
▶ Çalışan sayısında yetersizlik
▶ Eğitim sorunu
Ekonomi Gazetesi KSO Meslek Komiteleri toplantısında
Kocaeli Sanayi Odası (KSO), 9. dönemin 8’inci Meslek Komiteleri Müşterek Toplantısı, Bodrum’da, Meclis Üyesi Yakup Ekşi’nin sahibi olduğu Kefaluka Otel’de gerçekleştirildi.
Kocaeli Sanayi Odası (KSO) Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Ayhan Zeytinoğlu ve Kocaeli Sanayi Odası (KSO) Meclis Başkanı Hasan Tahsin Tuğrul ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantıya; Bodrum Ticaret Odası Meclis Başkanı İlhan Ersan ve Bodrum Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İbrahim Akkaya da katıldı.
Toplantıda Türk Loydu Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Oral Erdoğan ve Ekonomi Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ konuk olarak, ekonomik gelişmeler ile ilgili önemli değerlendirmelerde bulundular.
Hakan Güldağ: Çözüm üretme kapasitemizi daha iyi kullanmalıyız
▶ Rant ekonomisinden uzaklaşıp üretim ekonomisine geçmemiz gerekli. Bizim en önemli gücümüz üretim gücümüz. Bu nedenle üretimin mutlaka desteklenmesi lazım.
▶ 1.5 trilyon doları aşan zenginliğimizi devam ettirebilmemiz için katma değeri kontrol etmemiz lazım. Katma değer entelektüel sermayede, finansal işlemlerde ve araçlarda, yazılım kodlarında var.
▶ Önümüzdeki dönemde Batı'nın bizim gibi ülkelere, üretici ülkelere ihtiyacı giderek artacak. Eğer çıkışı başaramazsak bizim mühendislerimiz Çin üretiminin kurulumunu ve tamir işlerini yapan bir noktaya doğru gider. Türkiye’nin emeği ucuzlatarak gidebileceği bir yer yok.
▶ İhtiyarlayan Avrupa’nın, iş dünyasıyla, onların ihtiyacını göz önüne alarak yapabileceğimiz pek çok iş birliği var.
▶ Çin'in de sorunları var, Çin de çok rahat değil. Çin’in bizi rahatsız edecek problemlerinin devam etmesi, kendi ekonomik kapasitesini korumaya çalışırken düşen kâr marjları ve dev ölçek nedeniyle fiyatları aşağıya düşürme baskısı yaşamasından kaynaklanıyor. Onun için bizi çok daha zorlayacak. Bakanlık mı olur, yeni bir Çin politikası mı olur? Bizim mutlaka buna bir çözüm bulmaya çalışmamız lazım.
▶ Bundan sonra kuşun durduğu yeri görmek çok önemli değil. Kuşun gidip uçup konacağı dalı doğru okuyup ona göre yatırımları yönlendirmek gerekiyor. Bu da bir üst akıl gerektiriyor ve devletin farklı bir planlama anlayışı ve uygulaması ile devreye girmesi gerektiğini gösteriyor.
▶ 7,5 milyonluk bir üniversite öğrencisi Türkiye’nin elinde bir koz. Bu nüfusu nitelik katarak işgücüne katmalıyız.
▶ Dünyanın her gümrük kapısına ihracat yapabiliyoruz. Bu da az buz bir güç değil. Bunu iyi kullanmalıyız. Sorunlarımız var. Ancak çözüm üretme kapasitemizi daha iyi kullanmalıyız.