AVUKAT Refik Renda, “Hitit Seramik’te neler oluyor?” başlıklı yazım üzerine aradı:
- Bana ve müvekkillerime cevap hakkı doğdu. Hitit Seramik’te neler olduğunu bir de bizden dinlemenizi istiyoruz.
Hitit Seramik Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Hızal’ın 5 Eylül 2017’de vefatından bir hafta sonra eşi Sevgi Hızal, kızları Ülker Hızal (Yazıcı) ve Beril Yazıcı ile birlikte işlerin başına geçmişti.
Hitit Seramik, 2024 yılı son çeyreğinde konkordato sürecine girmişti. Bu yılın ilk günlerinde Sevgi Hızal ve 3 kızının avukatlığını üstlenen “G” hukuk bürosunun kurucusu aramış, iflası istenen şirket ve grupta yaşananları anlatmak istediklerini bildirmişti.
Hitit Seramik, İbrahim Hızal Holding çatısı altında Uşak OSB’deki 500 bin metrekarelik alanda yer alan iç içe geçmiş 5 tesiste 20 milyon metrekare kapasiteyle üretim yapıyor, ihracatı 2017 yılı rakamlarıyla 35 milyon Euro’yu buluyordu.
Sevgi Hızal’ın anlattığına göre 2023 yılı sonrasında Avrupa Birliği’nde (AB) karşılaştıkları anti-damping uygulaması, yüksek maliyetle birlikte ihracatta zorlanmalarına yol açmıştı:
- İhracatımızın yüzde 60’ı AB ülkelerine yönelikti. Anti-damping dalgası bizi olumsuz etkiledi. Şirketi koruyabilmek için 9 Ekim 2024’te konkordato kararı aldırdık.
Sevgi Hızal, konkordatoyu “ara nefes” gibi gördüklerini belirtmişti:
- Bu süreçte uzun yıllardır birlikte iş yaptığımız isimler bize bir yatırımcı önerdi. “B” isimli kişi “yatırımcı” kimliği ile sürece dahil oldu.
Yazıda İbrahim Hızal’ın çocukluk yıllarından arkadaşı, avukatı Refik Renda başta olmak üzere birçok kişinin adını yazmamaya özen gösterdim. Sevgi Hızal ve kızları hariç, isimleri rumuz şeklinde tuttum. Refik Renda’ya bu durumu anımsattım, şu yanıtı verdi:
- Piyasa bizi biliyor. Onun için müvekkillerim adına da ismen olayı anlatmak istiyorum.
Refik Renda, Eylül 2017’ye döndü:
- Rahmetli İbrahim’in (Hızal) vefatı sonrası Sevgi Hanım ve kızlarının avukatlığını sürdürdüm. İlk dönemlerde şirketi satmak istemeleri halinde 50 milyon dolara alıcı bulabileceğimi bildirdim. Sevgi Hanım, satışı düşünmediğini söyledi.
Bir süre sonra Hızal Ailesi’nin ve şirketlerinin avukatlığından çekildiğini vurguladı:
- 2024 yılı Ekim ayında 10 yıldır müvekkilim olan, oto yedek parça, madencilik sektöründe bulunan “B” beni aradı, “Hitit Seramik’in satılıyor. Teklif vermek istiyoruz. Bu süreci bizim adımıza siz yönetin. Şirketi yakından tanıyorsunuz” dedi.
Sevgi Hızal ve 3 kızı dışındaki bir aile bireyiyle 7 Ekim 2010’da ilk toplantıyı yaptıklarını kaydetti:
- Şirketteki yüzde 96.5 hisseye 25 milyon Euro talep ettiler. Görüşmeye katılan diğer aile ferdine de 5 milyon Euro ödenmesini istediler. Şirketin acil ödenmesi gereken çekleri vardı. Müvekkilim o ödemeleri teminat karşılığı yapabileceğini bildirdi.
Bu görüşmeden 2 gün sonra konkordato ilan edildiğine dikkat çekti:
- Konkordato ilanı sonrası görüşmelere katılan diğer aile ferdi “M” bize ulaştı. 25 milyon Euro yerine 15 milyon Euro’ya hisselerin devrini teklif etti. Bunun üzerine bir gizlilik sözleşmesi imzalandı. Şirketin bilgi ve belgelerinin Uşak’ta olduğu söylendi.
Renda, müvekkili “B”nin bu noktada yatırımdan vazgeçme eğilimine girdiğini aktardı:
- Hızal ailesinin diğer ferdi “M” bizimle iletişime geçti, “Şirketin 1.2 milyar liralık borçlarını ödeyin, hisseleri size devredelim” teklifini iletti. Kabul etmedik, fabrikanın karşısında bulunan Sevgi Hanım’a ait arsayı da teklife eklediler. Bunun üzerine mutabakat sağlandı.
Renda, müvekkili “B”nin yaptığı ödemelerden örnekler sıraladı:
- Hızal Ailesi, avukatları “S” aracılığıyla 21 milyon liralık enerji borcunun ödenmesini talep etti, 22 Kasım 2024’te ödeme yapıldı. 2 Aralık 2024’te de sözleşme için mutabakata varıldı.
- Karşı tarafın “Fabrika kısa sürede toparlanacak” sözleri üzerine müvekkilim “B”,6 milyon dolarlık ödeme yaptı. Ailenin diğer ferdi “M”nin hesabına da 20 milyon lira aktarıldı.
- Müvekkilim “B”, 200 işçinin birikmiş alacakları için ayrıca toplam 43.4 milyon lira ödedi.
Refik Renda, Hızal Ailesi’nin avukatları “S”yi azledip, “İ” ile çalışmaya başladığına vurgu yaptı:
- 2 Haziran 2025’te Hızal Ailesi’nin avukatı, “Bir bankaya 320 milyon lira borcumuz var. 10 Haziran 2025’e kadar ödemezseniz sizinle sözleşmeyi feshedeceğiz” tebligatı gönderdi. Hemen ardından sözleşmenin feshini bildirdiler.
- Bu arada Hızal Ailesi’yle güven sorunu yaşanınca müvekkilim “B” adına şirkete kayyım atanması başvurusu yaptık ve atama da gerçekleşti.
- Bir süre sonra da şirketin konkordato sürecinden çekilme kararı aldık.
Renda, daha sonra konkordato sürecinin iflas dönme aşamasına gelindiğini irdeledi:
- Müvekkilim “B”nin temlik yoluyla üstlendiği 400 milyon lira dolayında olan banka borcu dahil, 800 milyon lirayı aşan alacağını iflası görüşen mahkemeye kaydettirdik.
Refik Renda, beklentilerini şöyle dile getirdi:
- Müvekkilim “B”, üstlendiği borç ve yatırdığı paranın kendisine ödenmesinin sağlanmasıyla birlikte Hitit Seramik’ten çekilmeyi planlıyor…
Avukat Refik Renda’nın kendi cephesinden Hitit Seramik olayı böyle…
Umarım bir uzlaşma olur, Hitit Seramik sağlıklı şekilde ülke ekonomisi için üretmeyi sürdürür…
Anti-damping sürecinde Hitit’in kendi hatası var mı?
İBRAHİM Hızal Holding ve Hitit Seramik hisselerini eşi İbrahim Hızal’ın vefatı sonrası 3 kızıyla birlikte devralan Sevgi Hızal, son avukatları “G” ile birlikte yaptığımız sohbette, Avrupa Birliği’nin uyguladığı anti-damping olayını şöyle anlatmıştı:
- 2023 yılı sonrasında Avrupa Birliği’nde (AB) karşılaştığımız anti-damping uygulaması, yüksek maliyetle birlikte ihracatta zorlanmamıza yol açtı. İhracatımızın yüzde 60’ı AB ülkelerine yönelik sürüyordu. Anti-damping dalgası bizi olumsuz etkiledi.
Avukat Refik Renda, anti-damping sürecini kendi cephelerinden şöyle değerlendirdi:
- Hitit Seramik’in yer karosu ve duvar karosu üretiminin neredeyse tamamı Avrupa pazarına yönelikti.
- Ancak, geçmiş dönemde yapılan hatalı fiyatlama, yanlış ihracat beyanları ve piyasa koşullarına aykırı satış politikaları nedeniyle AB genelinde Hitit Seramik hakkında yüzde 20.9 oranında anti-damping vergisi uygulamasının başlatıldığı tespit edilmiştir.
- Bu uygulama, söz konusu ürünlerin Avrupa pazarında rekabet etme imkanını fiilen ortadan kaldırmış, şirketin ana ihracat kanalı işlevsiz hale gelmiştir.
Renda, şu noktanın altını çizdi:
- AB’nin anti-damping soruşturması aslında sektördeki diğer firmaları da kapsamış. O firmalar soruşturmayı bertaraf edebilmiş. Hitit Seramik bu soruşturmayı atlatamamış. Bu durum bizim dikkatimizi çekti.
O yatırımcı neden Hitit Seramik’le ilgilendi?
AVUKAT Refik Renda’ya sordum:
- Müvekkiliniz “B”nin Hitit Seramik’e ilgisi nereden kaynaklanıyor?
Şu yanıtı verdi:
- Müvekkilim oto yedek parçası, madencilik (mermer) sektöründe. Almanya’da şirketi var. Çin’de bir dönem mermer işleme işi yaptı. Türkiye’den gönderdiği mermerleri orada işledi. Yani, Hitit Seramik’e uzak olmayan işler yapıyordu.
Şu noktanın altını çizdi:
- Hitit Seramik iyi bir marka. Ayrıca rahmetli İbrahim’in (Hızal) kurduğu üretim bantları çok doğru seçilmişti.
Ardından ekledi:
- Bazı yerlerde “Hitit Seramik’e çöküyorlar” şeklinde haberler çıktı. Bu haberler beni ve müvekkilimi çok üzdü. Bu saatten sonra Hitit Seramik’i asla almak istemiyor.
