Vergi denetimi faaliyetlerinde kapsam ve tutar olarak 2025’te rekor kırılmıştı. 2026’da da denetimler hızlanacak. Elbette denetimde yeni manzara, sadece denetim değil, aynı zamanda gözetim. Yani sürekli izleme, bunun yarattığı etkiden faydalanma, sürekli risk analizi, hatta yapay zeka ile analiz… Vergi söz konusu olduğunda hep akla “büyükler” gelir. Onlar da kendilerini “biz zaten kümesteyiz” diye savunur. “Büyükler” konuşulduğunda bir de “yüksek gelir grupları” var. Hemen zihinde suç gelirleri canlanacak ama öyle değil. Gerçekte çok yüksek gelir elde eden bazı meslek grupları, gayrimenkul ve menkul geliri elde edenler, elbette “tuhaf” işler yapanlar, yüksek gelir elde ettikleri bilindiği ve hatta gözlendiği halde nedense vergi söz konusu olduğunda sıralamada bir hayli geriye düşerler.
İşte yeni dönemde bu türden, somut sonuçlara dayalı olarak bir denetim faaliyetine hazırlanıyor. Bu kapsamda 15 binden fazla vergi mükellefi bulunuyor. Elbette bunlar içinde, gerçek anlamda dürüst mükellefler de var. Denetim birimleri oldukça motive görünüyor. Denetimlerin tek amaca matrah artışı ya da “yakalamak” değil. Uzunca bir süredir kamunun denetimi uyum, yol göstericilik-rehberlik ama kural dışına çıkışları da önleme yaklaşımına dayalı. Buna teknik-entelektüel itirazlar var; mesela ‘vergi son tahlilde bir zor alımdır’ diyenler de var ama şimdilik benimsenmiş yaklaşım bu. Diğer unsur, elbette “gözetim”.. Gözetim, sosyolojinin de çok geniş bir alanı ama vergi özelinde, kavramın özü korunuyor: Sürekli olarak akışları izleme, yön verme ve elbette dışına çıkmayı düşünenleri bile caydırma, kural dışına çıkanları da yakalama…
