Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) Genel Kurulu gerçekleşti.
TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ozan Diren 2026-2027 dönem başkanı oldu.
"Türkiye'yi dinleyen değil, Türkiye'yi duyan ilişkiler kurma" hedeflerini 4 yıllık başkanlık sürecinde gerçekleştirmeye çalışan Sn. Orhan Turan, görevini başarıyla devretti ve sorumluluk bilinciyle çalışmalarına devam edeceğini belirtti.
2026 yılı Stratejik Analiz Özeti;
Genel Kurulda konuşma yapan TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Divanı Başkan Yardımcısı Sn. Ömer Aras, 2026 yılını "VERİMLİLİK SEFERBERLİĞİ" olarak ilan ederek sözlerine şöyle devam etti:
Bugün yaptığımız mal ve hizmet üretiminden daha iyisini yapmak zorundayız. Katma değeri yüksek, daha kaliteli, AB standartlarına uygun, yüksek teknoloji kullanarak daha az kaynakla daha fazla ürün ve hizmet üretmeliyiz.
Küresel ekonominin daha seçici ve maliyetli bir düzene geçtiğini belirten Sn.Aras,
"Şirketlerin artık sadece fiyat yarışında olmadığını, güvenilir teslimat ve kalite sürekliliği konusunda rekabet ettiğini, "Yeni Sanayi Politikaları" ve "Standartlar Rejiminde" önemli değişimler olduğuna dikkat çekerek "Büyüme&Kalkınma&Verimlilik" arasındaki ilişkiyi önemle vurguladı;
"Verimlilik Türkiye'nin enflasyonsuz refah üretebilmesinin ve dünyada rekabetçi olabilmesinin temel yoludur. Verimlilik artarsa ücretler reel olarak artar, dış açık küçülür, gelir dağılımı düzelir.
Türkiye açısından mesele net.
Bunu görmeliyiz.
Verimliliği artırarak rekabet gücü yaratacak stratejik avantajlarımız var.
Bunları akılcı kullanarak verimlilik artırımını sağlamalıyız.
Bulunduğumuz coğrafyayı ekonomik güce çevirme avantajımız var. 4 saatlik uçuş mesafesinde 3 milyar nüfus yaşıyor. Avrupa, Orta Doğu, Afrika ve Orta Asya. Böyle bir coğrafi avantaj başka hiçbir ülkede yok. Kısaca eşsiz bir pazar erişimine sahibiz."
Ülke olarak aşağıda belirtilen bölgesel stratejik avantajlara sahibiz.
- Üretim çeşitliliği sunan sanayi
- Savunma sanayisinde atılan adımlar
- Tarım alanı ve sulama imkanları
- Özellikle yaşlanan Avrupa ve tüm çevre ülkelere "Üstün Sağlık Hizmeti Sunma Potansiyeli",
- "Güneş ve Kültür Turizmi" gibi başka ülkelerde olmayan zenginlikler
- Potansiyeli yüksek gençler
Özellikle sağlık sektörünün geniş bir "sağlık&sanayi" sektörü olarak değerlendirilmesinin önemine değindi.
Hedefteki verimlilik için 5 somut adımı şöyle sıralayarak sözlerine devam etti:
İnsan kaynaklarının tam kullanımı, sisteme tam entegre edilmesi, Beceri Politikalarının oluşturulması ve beceri ile işin eşleştirilmesi.
Kadınların işgücüne katılımı.
Teknolojik dönüşümün getirdiği mesleklere uyumlu mesleki ve teknik eğitimin kurgulanması, verimli firmalara verimliliğe yönelik desteklerin artırılması, finansman akışı sağlanması.
Kayıt dışılığın azaltılması, kayıt dışı verimlilik kaybıdır.
Özetle; insan kaynağını sisteme daha fazla dahil eden, beceriyi işle buluşturan, verimli firmaları büyüten, kuralları üretkenliği ödüllendirecek biçimde sadeleştiren, teknoloji ve iyi yönetimi yaygınlaştıran bir büyüme tasarımıyla verimliliğe dayalı kalkınmayı gerçekleştirecek bir programın devreye alınması önem teşkil etmekte.
Sn. Aras AB ile ilişkilere dair stratejiyi de özetleyerek konuşmasını bitirdi:
“Ülkemizin kazanımlarını derinleştirmek için AB ile entegrasyonu verimlilik ve kalkınma hedeflerimizin tamamlayıcısı olarak stratejimizin merkezine almalıyız. Gümrük Birliği'nin yeşil ve dijital dönüşüm hedefleriyle uyumlu biçimde modernizasyonu Türkiye ve AB'nin küresel rekabet gücü için ortak bir stratejik gerekliliktir.”