MEHMET KAYA
Türkiye, son yılların en dikkat çekici enerji yatırımcılarından biri. 2025 boyunca başta LNG olmak üzere, gaz ve petrole yönelik peş peşe haberler duyduk. Somali, Pakistan ve Libya’da petrol aramaları, satın alınan yüzer gaz üretim tesisleri, yeni sondaj gemileri, Türkiye’nin ilk kez kaya petrolü denilebilecek yeni tip petrol üretimi için arama lisansı vermesi derken, nadir toprak elementleri (NTE) ve kritik mineraller yıl boyu tartışıldı.
Bunların hepsi kritik kararlar anlamına geliyor. Elbette konunun takibi de gerekiyor. Yüksek tutarlı, bazıları 10 yılı kapsayan LNG anlaşmalarında oyun planı başarıya ulaşacak mı, yeni arama gemileri, Libya, Somali, Pakistan aramaları, Akdeniz ve Karadeniz’de yapılacak sondajlar ne düzeyde başarılı olacak… Hasılı, Türkiye’nin enerji bağımsızlığını sağlayacak güvenceli ama elbette güvenlik yanında Türkiye’nin ekonomik çıkarını sağlayacak bir yapı oluşturabilecek miyiz?
Bunlar içinde nükleer enerji ile NTE ve kritik mineraller önemli bir gündem konusu. 2025 içinde Akkuyu Nükleer Güç Santralinin ilk ünitesinde deneme üretimi bekliyordu, bu yıla kaldı. Sinop’ta kurulacak Nükleer Güç Santrali için de şirket seçiminin olabileceği vurgulanmıştı. Bazı girişimler oldu. Eskişehir’deki NTE rezervinin üretiminde de teknoloji ve deneyim, elbette finans için girişimlerde farklı ülkelerin adı geçti.
Doğruluğu tam açıklanmasa da Sinop’ta kurulacak Nükleer Güç Santrali için ABD’li şirketlerin pek istek göstermediği ancak –bir mutabakat zaptı da imzalanan- küçük ve mikro nükleer santrallere yüksek ilgi gösterdikleri bilgileri var. Peki Sinop biraz daha yavaş mı ilerleyecek… Evet öyle görünüyor ama burada da Kore firmalarının öne çıktığı söyleniyor. Kore’den Korea Electric Power Corporation (KEPCO) liderliğinde çeşitli şirketlerden bir konsorsiyum Birleşik Arap Emirlikleri’nde Barakah Nükleer Güç Santralini kurmuş ve yerel ortaklarla birlikte Koreli firmalar işletmesini yapıyor. Özetin özeti Sinop’ta ibre bir kez daha Kore’ye dönmüş durumda.
Nadir Toprak Elementlerinde ise ABD’nin adı çok geçse de farklı bir durum ortaya çıktı. Çinli firmalarla teknoloji transferi temelli bir yaklaşımın tekrar masaya geldiği belirtiliyor. Türkiye Eskişehir’deki madenin kamu işletmesinde olmasını istediğini Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı’nın ağzından açıkladı. NTE ve kritik mineraller şu anda küresel siyaset-diplomasi hatta gerginlik yaratan bir konumda. Hatta ekonomik savaşların bir cephesini oluşturuyor. Teknoloji yanında finansmanı ve elbette pazarlanması, hatta ülke içinde kullanıma hazır hale getirilmesi gibi çok yönü bulunan bu projede de Türkiye bu yıl içinde karar verebilir. Elbette saydığımız çerçevede bir çok yönü bulunan bu ürünler ve Eskişehir için kamu yönetiminin bir oyun planı vardır. Her açıklama pazarlık masasındaki taraflara bir mesaj niteliği taşıyor, onların adım atmasını ya da tepkisini görmeye yönelik bir içerik sunuyor olabilir. Ancak burada da Çin’in ismi daha çok telaffuz edilmeye başlandı.
