GEÇEN hafta 8-9 saatliğine Ankara’ya gittim, MAN Türkiye’nin 50 milyon Euro’luk yatırımla hayata geçirdiği Ar-Ge Merkezi’ni Erhan Biber rehberliğinde gezdik, “MAN Lion’s City E”yle söz konusu yatırımın önemli parçası olan özel alanda gerçekleşen sürüş-zorluk testini deneyimledik.
Ardından o gün Ankara’da olan MAN Truck & Bus Yönetim Kurulu Başkanı Alexander Vlaskamp ve MAN Truc & Bus SE Otobüs Bölümü Başkanı Barbaros Oktay’la MAN Kamyon ve Otobüs Ticaret A.Ş. Genel Müdürü Tuncay Bekiroğlu eşliğinde sohbet ettik.
Alexander Vlaskamp, 30 yıldır sektörde olduğunu, 4.5 yıldır da MAN’da görev yaptığını belirtti:
- 5 bini aşkın çalışanımızla Türkiye’de otobüs üretiyoruz, otobüs geliştiriyoruz. Türkiye pazarında otobüs, kamyon ve hafif ticari araç satışı ve hizmetleri gerçekleştiriyoruz.
Bu kısa girişin ardından soruları yanıtladı. Almanya’dan otomotiv sektörünün güçlü isimlerinde biriyle sohbeti fırsat bilip “Made in EU” konusunu açtık, tasarıya Türkiye’nin de dahil edilmesinden dolayı memnuniyet duyduklarını belirtti:
- Jeopolitik, sanayi ve ticaretin birlikte değerlendirildiği bir konu. Türkiye, uzun zamandır Avrupa Birliği’nin (AB) bir partneri ve yoğun bir ticari işbirliği söz konusu.
Türkiye’nin AB ülkeleri ile eşit şekilde “Made in EU”nun bir parçası olması gerektiğini düşündüklerini ve söylediklerini bildirdi:
- Bu Türkiye için önemli olduğu gibi AB için de çok önemli. Türkiye bu noktada da AB’nin bir parçasıdır, bundan sonra da öyle olması gerekir.
Dünyadaki önemli otobüs üretim üslerinden biri Türkiye’de bulunan Almanya merkezli bir global şirket olarak bu konuda neler yaptıklarını sorduk, anlattı:
- Bu konuda AB Komisyonu ile görüşmeler yapıyoruz, AB Parlamentosuna çağrıda bulunuyoruz. Bu doğrultuda pozisyon alıyoruz. Hem Almanya’daki hem de Brüksel’deki Türkiye Büyükelçilikleri ile de bu konu özelinde görüşmeler yapıyoruz.
“Made in EU” sürecinde müzakerelerin 12-18 ay sürebileceğinin altını çizdi:
- Bu süreci yakından takip ediyoruz. Gelişmelere güvenle bakıyoruz. AB ile Türkiye arasındaki entegrasyon, bundan önce olduğu gibi önümüzdeki bu önemli süreçte de devam edecektir.
Ardından ekledi:
- “Made in EU”nun Türkiye ve Akdeniz ülkeleri açısından hem üretim hem de coğrafi yakınlık açısından Çin’e karşı avantaj sağlayabileceğini öngörüyorum. Ancak, Türkiye ve AB arasında geçmiş sözleşmelerin teyidi ve daha verimli yeni sözleşmeler kritik önem arz ediyor.
COVID-19 pandemisi sonrası başta Almanya olmak üzere Avrupa’da beklenen ekonomik toparlanmanın gerçekleşemediğini anımsattık, şu değerlendirmeyi yaptı:
- MAN, 268 yaşında bir şirket. Tüm dünyada, Almanya ve Avrupa dışında Ortadoğu, Afrika, Amerika, Asya da önemli pazarlarımız mevcut. Örneğin, Çin’e de kamyon ihraç ediyoruz. Orada da dayanıklı, gelişmiş kamyon talebi var. Bu pazarlar da bizim için çok önemli.
Almanya’ya döndü:
- Pandemiden sonra maalesef Almanya yeniden büyüme sürecine giremedi. Almanya hükümeti de belirli reformlar uyguluyor.
ABD ve İsrail’in İran’a saldırısıyla başlayan savaşın MAN’ın bölge pazarlarındaki durumunu, Türkiye’deki stratejisini nasıl etkilediğini de sorduk, şu yanıt verdi:
- İki önemli savaş var. Biri Türkiye’nin kuzeyinde diğeri de güneyinde. İran, bizim önemli, hedef pazarlarımız arasında değildi. Dolayısıyla çok önemli etkisi olmadı.
İnsani açıdan konuya önem verdiklerini kaydetti:
- Ayrıca, savaşın yol açtığı petrol fiyatlarındaki artış sektörleri etkiliyor. Yakıt, plastik, alüminyum gibi malzemelerde fiyat artışına yol açması tüm endüstrilere etki yapıyor. Bazıları da fiyat artışını fırsat olarak kullanıyor.
Türkiye’nin “Made in EU” tasarısı içinde tutulması, önemli bir aşama olsa da, MAN gibi ülkemizde dünya çapında üretim üssü bulunan Avrupa merkezli global şirketlerin, bu konuda AB ülkeleriyle eşit noktaya ulaşmamız için lobi gücünü sonuna kadar kullanması gerekiyor.
Ankara, elektrikli otobüs geliştirme merkezi rolü oynuyor
MAN Truck & Bus SE Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Alexander Vlaskamp, Ankara’daki Ar-Ge ve Test Merkezlerinin sektör için çok önemli olduğunu vurguladı:
- Biz MAN olarak Ankara’daki Ar-Ge merkezimizle gurur duyuyoruz. Burası Türkiye için, ticari araçlar endüstrisi için çok önemli ve gelişmiş bir merkez. Burayı 50 milyon Euro’luk yatırımla hayata geçirdik.
Ar-Ge Merkezinin 580’i mühendis, 850 kişiye yeni istihdam alanı açtığını belirtti:
- İleri seviyede bir Ar-Ge Merkezi ve gelişmiş bir test merkezi oldu. Hem yaz hem de kış testlerimiz için belirli kentlerde saha test güzergahlarımız var Türkiye’de.
Prototiplerde geliştirme, mevcut araçlarda iyileştirmeler yapılan atölyelerin olduğunu kaydetti:
- Ankara’daki Ar-Ge Merkezimizde şu anda “MAN Lion’s City E” ve “MAN Lion’s Coach E” otobüslerimizin geliştirme ve testleri yapılıyor. Burada elde ettiğimiz başarılar talepleri de etkiliyor. Bu doğrultuda kapasite artırımı da söz konusu olabiliyor.
“MAN Lion’s Coach E”nin seri üretimini de Ankara’daki tesislerinde gerçekleştireceklerini bildirdi:
- Geçen yıl otobüs üretiminde rekor bir yıl oldu. 7 bin araç ürettik ve bunun büyük bölümü de Türkiye’de gerçekleşti. Önümüzdeki dönemde Ankara’da “MAN Lion’s Coach E”nin yanı sıra elektrikli şehiriçi otobüsümüz “MAN Lion’s Cirty E” üretilecek.
Ankara’daki Ar-Ge Merkezi’nin kadrosunu övdü:
- Çok iyi üniversitelerden mezun ve yetenekli bir insan kaynağına sahibiz. Yüksek derecede yaratıcılıkla çalışıyorlar. Ankara’da geliştirdiğimiz elektrikli seyahat otobüsü “MAN Lion’s Coach E”, sözünü ettiğim yaratıcılığa güzel bir örnek.
“MAN Lion’s City E”nin 7 yıl önce Münih’te geliştirdiklerini irdeledi:
- Şimdi bu otobüsümüz Ankara’da daha da geliştiriliyor. Burada sistemler geliştiriliyor, elektronik aksamlar geliştiriliyor. Yapay zeka kullanılıyor. Burada bütünsel bir geliştirme süreci gerçekleşiyor. Örneğin “MAN Lion’s Coach E”, 18 ay gibi kısa sürede geliştirildi.
MAN elektrikli otobüsler için yapılan geliştirmelerin merkezinin ağırlıklı Türkiye olduğuna işaret etti:
- Elektrikli otobüs geliştirmelerimizin yüzde 80’i Ankara’da gerçekleşiyor. Yüzde 15’i Münih’te, kalan bölümü de Polonya’da.
4 bin 500 otobüs ihraç ettik, 850 milyon Euro gelir sağladık
MAN Truck & Bus SE Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Alexander Vlaskamp’a Ankara fabrikasının geçen yılki üretimini ve ihracatını sorduk.
Bu sorunun yanıtını MAN Truck & Bus SE Otobüs Bölümü Başkanı Barbaros Oktay’a bıraktı:
- Türkiye’den dünyaya 4 bin 500 araç ihraç edildi.
Bu ihracatın parasal değerini MAN Kamyon ve Otobüs Ticaret A.Ş. Genel Müdürü Tuncay Bekiroğlu paylaştı:
- MAN Türkiye’nin geçen yılki ihracatı 850 milyon Euro’yu buldu.
Alexander Vlaskap’tan MAN penceresinden Türkiye, Polonya karşılaştırması yapmasını istedik, şöyle değerlendirdi:
- Enerji, materyal, işgücü maliyetlerine baktığımız zaman Türkiye ve Polonya üretimlerimizin hemen hemen aynı olduğunu görüyoruz. Şu an iki tesis de, yüksek talepten dolayı tam kapasite çalışıyor.
Maliyetlerin seyrini sürekli izlediklerini vurguladı:
- Tabi ki kapasite artırımı yaptığımız zaman “Hangi alanda belirgin farklılıklar var” bakarız. Ben Türkiye’de önümüzdeki 5 yıl içinde çok belirgin farklılıklar yaşanacağını düşünmüyorum.
Elektrikli şehir içi otobüsleri yıl sonuna kadar teslim edilecek
MAN Truck & Bus Otobüs Bölümü Başkanı Barbaros Oktay, otobüs işinin dönüşümünü kararlılıkla ilerlettiklerini belirtti:
- Ankara’daki fabrikamızda tam elektrikli “MAN Lion’s City E” şehir otobüsümüzün seri üretimi başladı.
MAN’ın elektrikli otobüsler konusundaki adımlarını şöyle özetledi:
- 2020’den buyana Polonya’daki Starachowice fabrikasından binlerce elektrikli otobüs teslim edildi. Ankara’da da teslimler yıl sonuna kadar başlamış olacak. Olifiantsfontein üretim tesisinde ise Güney Afrika pazarı için “Lion’s Explorer E” üretiliyor.
Barbaros Oktay, Ankara’nın elektrikli otobüs üretiminde öne çıkmasını şöyle değerlendirdi:
- Ankara’da e-otobüs üretiminin başlatılması, elektromobilite yolculuğumuzda önemli bir kilometre taşı oldu. Üretim kapasitelerimiz genişliyor, küresel otobüs ağımız güçleniyor. Ankara, ilerleyen dönemde e-mobilite stratejimizde kilit bir rol üstlenecek.
Oktay, son yıllarda Ankara’daki altyapının modernize edildiğini, üretim süreçlerinde optimizasyon sağlandığını kaydetti:
- Ankara’daki personel elektrikli mobilite gereksinimlerini kapsayacak şekilde özel olarak eğitildi. Hedefimiz Ankara’nın tıpkı Starachowice gibi MAN’ın otobüs işindeki e-mobilite dönüşümünde kilit bir rol oynamasıdır.
MAN Truck & Bus Otobüs Üretim Direktörü Mehmet Şermet, şu noktanın altını çizdi:
- Esnek üretim yapımız sayesinde aynı üretim hattında hem çeşitli elektrikli otobüs modellerini hem de geleneksel tahrikli otobüsleri üretebiliyoruz.
