6 Şubat ve 24 Temmuz 2025 tarihli EKONOMİ gazetelerinde yayınlanan yazılarımızda açıklandığı üzere; Gelir Vergisi Kanunu’nun 75. maddesinin 2’nci fıkrasının 1 no.lu bendindeki parantez içi hüküm uyarınca “Sermaye Piyasası Kanunu’na göre kurulan yatırım fonları katılma belgelerine ödenen kâr payları” menkul sermaye iradıdır.
Yatırım fonları kâr payları esas itibariyle yatırım fonu katılma belgelerinin yatırımcı tarafından fona iadesi ile elde edilen ve itfa bedeli ile alış bedeli arasında doğan olumlu farktır. Ancak, yatırım fonları katılma belgeleri fona iade edilmeden doğrudan fon tarafından kâr payı-temettü dağıtılması da söz konusu olmaktadır.
Öte yandan, Gelir İdaresinin yayımladığı ‘G.V.K. Geçici 67 nci Madde Uygulaması İle İlgili Olarak Gerçek Kişilere Yönelik Vergi Rehberi’nde fon katılma paylarından elde edilen gelirler;
- Katılma paylarının fona iadesinden doğan gelirler (menkul sermaye iradı),
- Katılma paylarının üçüncü kişilere satışından doğan gelirler (değer artışı kazancı) ve
- Katılma paylarının elde tutulduğu dönemde elde edilen dönemsel gelirler- dağıtılan kâr payları (menkul sermaye iradı) olarak gruplandırılmaktadır.
Gelir İdaresi Başkanlığınca verilmiş özelgede katılma paylarının fona iade edilmemesi durumunda katılımcıların elde etmiş olduğu kâr payları, “elde tutulduğu dönemde elde edilen dönemsel getiri” olarak değerlendirilmiş ve anlan kâr paylarının Gelir Vergisi Kanunun geçici 67’nci maddesinin (1) numaralı fıkrası kapsamında tevkifata tabi tutulması gerektiği belirtilmiştir.
Dolayısıyla, gerçek kişilerce sahip olunan ve Sermaye Piyasası Mevzuatına göre sermaye piyasası aracı olarak nitelendirilen yatırım fonları katılma belgelerinden elde edilen gelirlerin (katılma belgelerinin fona iadesinden doğan ya da fonun kâr payı dağıtımından elde edilen), Gelir Vergisi Kanunun geçici 67’nci maddesinin birinci fıkrası çerçevesinde tevkifat yoluyla vergilendirilmesi gerekmektedir.
Öte yandan, üzerinden vergi tevkifatı yapılmış olan ( ya da tevkifat oranı %0 da olsa tevkifat yapılmış sayılan) fon katılma belgelerinden gerçek kişilerce elde edilen gelirler için tevkifat nihai vergileme olacak ve tam mükellef gerçek kişilerce bu gelirler için yıllık beyanname verilmeyecek ve/veya başka gelirler için yıllık beyanname veriliyorsa bu gelirler yıllık beyannameye dahil edilmeyecektir. Keza, dar mükellef gerçek kişiler de bu gelirleri için münferid beyanname vermeyeceklerdir.
Daha önce Bakanlar Kurulu kararları, sonrasında ise Cumhurbaşkanı kararları ile fon türüne göre tevkifat oranları farklı olarak belirlenebilmektedir. Nitekim, son olarak 9 Temmuz 2025 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 10041 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Gelir Vergisi Kanunu’nun geçici 67’nci maddesinde yer alan tevkifat oranlarında değişiklik yapılmıştı. 27 Mart 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 11107 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformu’nda (TEFAS) işlem görmeyen hisse yoğun fonlardan elde edilen gelirler için stopaj oranı artırılmıştır.
Anılan değişiklikler de dikkate alındığında fonlardan elde edilen gelirlerin tevkifata (stopaja) tabi olma ve beyan durumu aşağıda olduğu gibi özetlenebilir:
- Portföylerinin % 51’i aşan miktarda Türkiye’de borsada işlem gören hisse senetlerinden oluşan yatırım fonlarının bir yıldan fazla süreyle elde tutulan katılma belgelerinden elde edilen gelirler stopaja tabi değildir. (Ancak 19 Aralık 2025 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7566 sayılı kanunla yapılan düzenleme uyarınca, sürekli olarak portföyünün en az %51’i Borsa İstanbul’da işlem gören hisse senetlerinden oluşan fonlardan;
1- Katılma payları sadece nitelikli yatırımcılara satılabilen,
2- TEFAS’ta işlem görmeyen
3- Fon portföyüne alınacak varlık ve işlemlere ilişkin herhangi bir oransal sınırlamaya tabi olmayanlar için bir yıllık elde tutma süresine bağlı tevkifat istisnası 19 Aralık 2025 tarihinden itibaren kaldırılmıştır. Dolayısıyla, anılan tarihten itibaren, bu fonların katılma belgelerinden elde edilen gelirler üzerinden de vergi tevkifatı yapılabilir hale gelmiştir.)
- Devamlı olarak fon toplam değerinin en az % 80 i menkul kıymet yatırım ortaklıklarının hisse senetleri dışında kalan ve BİST’te işlem gören hisse senetlerinden oluşan hisse senedi ağırlıklı fonların katılma belgelerinden sağlanan gelirler %0 oranında stopaja tabidir. Stopaj nihai vergidir ve gerçek kişilerce yıllık beyana tabi değildir. (Ancak, yukarıda açıklanan yasa değişikliği sonrasında
1- katılma payları sadece nitelikli yatırımcılara satılabilen,
2- TEFAS’ta işlem görmeyen ve
3- Fon portföyüne alınacak varlık ve işlemlere ilişkin herhangi bir oransal sınırlamaya tabi olmayanlar için tevkifat yapılabilir hale gelmişti ve tevkifat oranı % “0” olarak uygulanmaktaydı. Fakat, 27 Mart 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 11107 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yukarıdaki bentlerde değişiklik yapılarak TEFAS’ta işlem görmeyen hisse senedi yoğun serbest fonların katılma payları için %0 oranlı tevkifat uygulamasına son verilmiştir. Dolayısıyla, 27 Mart 2026 tarihinden itibaren iktisap edilen, TEFAS’ta işlem görmeyen hisse senedi yoğun serbest fonların katılma paylarından elde edilen kazançlar üzerinden %17,5 oranında tevkifat yapılacaktır.
- İki yıldan fazla süreyle elde tutulan girişim sermayesi yatırım fonu ve gayrimenkul yatırım fonu katılma paylarından elde edilen gelirlerde stopaj oranı %0’dır. Gerçek kişi mükelleflerce bu gelirler için de beyanname verilmeyecektir.
- Yukarıdakiler dışındaki yatırım fonları katılma belgelerinden sağlanan kazançlar;
- 23.12.2020-30.04.2024 tarihleri arasında iktisap edilen katılma belgeleri için
%0,
- 01.05.2024-31.10.2024 tarihleri arasında iktisap edilen katılma belgeleri için
%7,5,
- 01.11.2024-01.02.2025 tarihleri arasında iktisap edilen katılma belgeleri için
% 10,
- 01.02.2025- 08.07.2025 tarihleri arasında iktisap edilen katılma belgeleri için
% 15,
- 09.07.2025 tarihinden itibaren iktisap edilen katılma belgeleri için % 17,5 oranında stopaja tabidir. Stopaj nihai vergidir ve gerçek kişi mükelleflerce bu gelirler için beyanname verilmez.
Ancak, ticarî faaliyet kapsamında elde edilen yukarıda sayılan gelirler ticari kazanç hükümleri çerçevesinde kazancın tespitinde dikkate alınır ve tevkif suretiyle ödenmiş olan vergiler, Gelir Vergisi Kanunu’nun 94’üncü maddesi kapsamında tevkif edilen vergilerin tâbi olduğu hükümler çerçevesinde, tevkifata tâbi kazançların beyan edildiği beyannamelerde hesaplanan vergiden mahsup edilir.