Trump’ın Fed başkanı adayı eski bir merkez bankacı ve ‘moronluk’ yapmasa da en azından ‘moronumsu’ davranacak bir isim olarak algılandı. Böylece dolar cinsinden altın fiyatı cuma günü sert biçimde düştü.
Cuma günü gazetemizin Yener Karadeniz imzalı haber manşeti şöyleydi: “Altın ve gümüş talebi izdiham boyutuna ulaştı.” Gazetemizin dünkü manşet haberinde ise, Evrim Küçük, Warren Buffet’ın “Cehenneme giden bir para biriminde varlık tutmayız” sözlerine atıf yapan bir tanınmış yatırımcıdan söz ediyordu.
Neden böyle?
Perşembe günkü yazımda bu konuyu ele almış ve bir sonraki yazımda da aynı konu üzerinde duracağımı belirtmiştim. O yazıdaki uyarımı tekrarlayarak başlayayım. Altın uzmanı değilim. Dolayısıyla, bundan sonra altın fiyatlarının ne yöne gideceği hakkında bir tahmin yapmam mümkün değil. Sadece altına olan talebin arkasındaki nedenlerle ilgiliyim.
“Neden böyle?” sorusuyla ilgilenenlerin yazıp çizdiklerini okuyunca, yanıt olarak, temel neden için ‘eski dünya düzeninin çökmekte olduğu’nu belirtmek mümkün. Trump ve çetesinin yaptıkları bu çöküş sürecini iyice görünür kıldı. Geçen yıl Ocak ayında işbaşına geldikten sonra, çok sayıda ülkeye ABD’nin uyguladığı gümrük tarifelerini keskin biçimde yükselteceğini açıkladı. Nisan ayında bu nedenle uluslararası piyasalar sarsıntı geçirdi. Açıkladığı tarife oranlarını ilerleyen aylarda kâh azalttı, kâh artırdı. Çok itici bir dil kullanarak çeşitli ülkeleri tehdit etti. İleriye yönelik belirsizlikler çok arttı.
Trump ve çetesinin dünyaya vurdukları darbeler gümrük tarifeleri ile sınırlı kalmadı. Trump Avrupa Birliği’ni diline doladı. NATO’ya katkılarını artırmalarını talep etti; ABD’nin artık Avrupa’nın savunmasına daha fazla kaynak ayırmak istemediğini sayısız kez kaba bir dil kullanarak vurguladı. Kanada’yı ABD’nin 51. eyaleti olarak görmek istediğini defalarca belirtti. Venezuela Devlet Başkanı’nı askeri bir operasyonla kaçırıp ABD’de hapse attı. İsrail’in Gazze’de on binlerce insanı öldürmesine hiç ses çıkarmadığı gibi destekledi. Şimdilerde İran’a karşı askeri müdahale tehditlerini yoğunlaştırmakla meşgul. Kendi ülkesinde göçmenlere karşı savaş açtı. Bu savaşı protesto edenlere karşı ölümle sonuçlanan çok sert müdahalelere ses çıkarmadı, hatta onayladı.
Fed’in kararlarında Trump’a uyması, küresel piyasaları sarsar
Dünya finans sistemi açısından çok önemli olan ABD Merkez Bankası’nın, faiz kararlarını kendi istediği doğrultuda alması için banka üzerine büyük bir baskı kurdu. Fed Başkanı’na ‘moron’ dedi, yolsuzluk davası tehdidi ile sindirmeye çalıştı. Oysa Fed’in faiz kararlarını, Fed’in kurumsal yapısı içinde yer alan çok sayıda iyi yetişmiş uzmanca belirlenen ABD ekonomisinin ihtiyacına göre değil de Trump’ın ABD ekonomisinin ihtiyacı olarak iddia ettiği biçimde alması küresel piyasaları sarsacak bir gelişme olur.
Bu gelişmeler dolardan kaçışı tetikledi. Beraberinde ABD doları değer kaybetti. Böyle belirsiz bir ortamda gidilecek en güvenli liman, altın. Dolayısıyla, altın talebi keskin biçimde yükseldi. Altın fiyatlarında cuma günü sabahına kadar gözlenen baş döndürücü yükselişin arkasındaki temel nedenler bunlar dolayısıyla. İkna olmayanlar için bu savın güçlü bir kanıtı, cuma günü Trump’ın yeni Fed Başkanı adayını açıklamasından sonra altın fiyatlarında yaşanan keskin düşüş. Yeni isim korkulduğu gibi Powell gibi ‘moronluk’ yapmak yerine ‘Trump’ın dediğinden çıkmayacak’ yapıda birisi olmadı. Aday eski bir merkez bankacı ve ‘moronluk’ yapmasa da en azından ‘moronumsu’ davranacak bir isim olarak algılandı. Böylece dolar cinsinden altın fiyatı cuma günü sert biçimde düştü. Pazartesi günü (bu satırlar yazılıyorken) düşüş eğilimi sürüyordu.
Peki rahatlayacak mıyız? Trump varken rahatlamak ne mümkün. Görünen o ki küresel finansal piyasalar hep diken üstünde olacaklar.
