Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 21 Şubat akşamı İstanbul’da çiftçilerle iftar programında bir araya geldi. Erdoğan, iftar programındaki konuşmasında tarımla ilgili bilgler verirken bu yıl uygulanmaya başlanacak “Kırsalda Bereket Küçükbaş Hayvancılığa Destek Projesi’ni de açıkladı.
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, daha önce yaptığı açıklamada, 2025 yılında büyükbaş hayvancılıkta başlatılan “Kırsalda Bereket Hayvancılığa Destek Projesi” kapsamında küçükbaş hayvancılığın da projeye dahil edileceğini söylemişti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kırsalda Bereket Küçükbaş Hayvancılığa Destek Projesi” ile ilgili olarak özetle, yetiştiricilere uygun şartlarda toplamda 150 bin küçükbaş hayvan verileceğini söyledi. Üretici başına 95 dişi artı 5 erkek olmak üzere 100 küçükbaş hayvanın verileceği proje kapsamında, aylık 15 bin lira, yıllık 180 bin lira besleme ve bakım desteği sağlanacak. Ziraat Bankası, proje için sıfır faizli 2 yıl ödemesiz 5 ila 7 yıl vadeli kredi verecek.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kısaca sözünü ettiği projenin ayrıntılarını Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdürlüğü açıkladı.
Projenin amacı ve hedefi
Hayvancılık Genel Müdürlüğü’nün açıklamasında projenin amacı, hedefi, özetle şöyle ifade ediliyor: “Kırsalda Bereket Küçükbaş Hayvancılığa Destek Projesi, kırsalda üretimi güçlendirmek, aile işletmelerini büyütmek, gençlerimizi ve kadınlarımızı üretime daha fazla dâhil etmek ve meraya dayalı üretimi daha kârlı hale getirmek amacıyla hayata geçirilmektedir.
Bu uygulamada yalnızca sayı artışı hedeflenmemekte; verim, uyum ve sürdürülebilirlik esas alınmaktadır. Dağıtımlar, ülkemizin bölgesel yetiştiricilik gerçekleri dikkate alınarak; yöre, iklim ve mera yapısına uygun damızlık küçükbaş ırkları üzerinden planlanacaktır. Dağıtılacak ırklar ile dağıtım bölgeleri/illeri ve başvuru şartlarına ilişkin nihai çerçeve Hayvancılık Genel Müdürlüğü(HAYGEM) tarafından belirlenecek ve ilan edilecektir.”
TİGEM ve Ziraat Bankası ile işbirliği yapılacak
Proje, Tarımsal İşletmeler Genel Müdürlüğü(TİGEM)'nün damızlık güvencesi ve Ziraat Bankası'nın finansman imkânları ile yürütülecek. Proje kapsamında dağıtılacak hayvanlar, TİGEM işletmelerinde yetiştirilen hayvanlardan temin edilecek. Ayrıca hayvanlar teslim edilirken Tarım Sigortaları havuzu(TARSİM) tarafından 1 yıl süre ile sigortalanacak.
Bu kapsamda önümüzdeki günlerde Tarım ve Orman Bakanlığı, TARSİM ve Ziraat Bankası arasında bir protokol imzalanması bekleniyor.
Proje 3 yıl uygulanacak
Kırsalda Bereket Küçükbaş Hayvancılığa Destek Projesi, 2026–2028 yıllarını kapsayan 3 yıllık bir program kapsamında uygulanacak. Program boyunca toplam 150 bin küçükbaş hayvan dağıtımı öngörülüyor.
Dağıtılacak hayvanlar TİGEM işletmelerinde yetiştirilen en az 6, en fazla 18 aylık hayvanlardan olacak.
Hak sahibi her üreticiye 95 dişi + 5 erkek olmak üzere toplam 100 küçükbaş hayvan temin edilecek.
Kimler başvurabilir?
Projeye belirlenecek üst sınırdan daha az hayvana sahip olanların yanı sıra hali hazırda hayvancılık yapmayan kişiler de başvuru yapabilecek.
Kadın ve gençler ile meslek mensupları (Veteriner Hekim, Ziraat Mühendisi, Gıda Mühendisi) öncelikli olarak yararlanacak.
Başvurular, Nisan 2026 tarihinde başlayacak. Diğer benzer projelerde olduğu gibi başvuruların tarım il ve ilçe müdürlüklerine yapılması bekleniyor. Değerlendirmeler sonucunda yılın ikinci yarısından itibaren hayvan dağıtımına başlanması planlanıyor.
Proje kapsamında sağlanacak destekler
Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdürlüğü’nün açıklamasına göre projeden hak kazanan üreticiler için yapılacak destekler özetle şöyle:
1- Ziraat Bankası kredi desteği: Hak sahibi üreticiler, Ziraat Bankası'ndan yüzde 100 faiz indirimine kadar “Temel Hayvancılık Kredisi” kullanabilecek. Geri ödemeler 2 yıla kadar ödemesiz, devamında toplam 5 yıl veya 7 yıl vade seçenekleriyle planlanabilecektir.
2- TARSİM sigortası: Hak sahibi üreticilerin projeyle edindikleri küçükbaş hayvanlar 1 yıl süreyle TARSİM kapsamında sigortalanacak.
3- Bakım-besleme desteği: Hayvan teslimini takip eden aydan itibaren 12 ay boyunca; hayvan başına 150 lira, en fazla 100 baş için aylık azami 15 bin lira, yıllık toplamda 180 bin lira bakım ve besleme desteği ödenecek.
Dağıtım yapılacak iller/bölgeler, dağıtılacak yöreye uygun ırklar, başvuru usul ve esasları ile değerlendirme takvimi, Tarım ve Orman Bakanlığı ilgili birimlerince Hayvancılık Genel Müdürlüğü koordinasyonunda ayrıca ilan edilecek.
Çiftçi para kazanırsa hayvancılık yapar
Hayvancılıkla ilgili sürekli projeler açıklanıyor ancak bir yandan da ithalat tüm hızıyla devam ediyor: Kırsalda hayvancılık yapacak az insan kaldı. Yani birçok köy boşaldı, ne yazık ki kırsalda hayvancılığı sürdürmek çok kolay değil. Aile işletmeleri zor bir dönemden geçiyor. Bırakın aile işletmelerini, büyük işletmeler bile sıkıntı içerisinde. Temel nedeni de çiğ süt fiyatının baskılanarak maliyetlerin altında tutulması. Üreticide maliyetlerin yüksek ama ürettiği et ve sütün fiyatının düşük olması hayvancılığın sürdürülmesini zorlaştırıyor.
Genç ve kadın çiftçiler, tarım yapmak istiyor. Hayvancılık yapmak istiyor ama, öncelikle kırsalda buna uygun altyapının oluşturulması gerekiyor. Yani çocuğunu okula gönderecek, okulun, sağlık sorunu olduğunda bunu çözecek sağlık kuruluşunun olması, altyapının kurulması gerekiyor.
Küçükbaş hayvancılıkta mera çok önemli. Proje açıklanırken mera hayvancılığının önemine vurgu yapılıyor. Ancak, meraların amaç dışı kullanımının özellikle son yıllarda çok arttığını, enerji, madencilik ve kamu yatırımlarında ilk gözden çıkarılan yerler meralar oluyor. Büyükşehir Yasası ile mahalleye dönüştürülen köylerin meraları birçok yerde adeta talan edildi. Dolayısıyla meralar amaç dışı kullanılıyor. Bu projenin gerçekten başarılı olması isteniyorsa meraların korunması ve ıslah edilmesi gerekiyor.
Projenin başarı şansı ve 300 koyun projesi
Adalet ve Kalkınma Partisi’nin uzun süren iktidarında birçok hayvancılık projesi açıklandı. Projeler sunuluyor ama çoğu zaman yeterince uygulanmıyor. Bakan değiştikçe projeler de değişiyor. Eski bakanın projeleri rafa kaldırılıyor, yenileri “kurtarıcı” olarak sunuluyor. Eski projeler farklı isimlerle yeniden gündeme getiriliyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıkladığı “Kırsalda Bereket Küçükbaş Hayvancılığa Destek Projesi” de böyle bir proje. 2018 yılında dönemin Tarım Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba tarafından “300 Koyun Projesi” gündeme getirilmişti. Yetiştiricilere 300 koyun verilecekti. O dönemde de Cumhurbaşkanı Erdoğan’dı. Tesadüfe bakın ki yine Şubat ayında açıklanmış ve Nisan’da başvurular alınmıştı.
Dönemin Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, “300 Koyun Projesi”ni şöyle tanıtmıştı: "Bu proje ile sigorta, asgari ücret, yem desteği vereceğiz. Bütün hayvanları veterinerlere zimmetleyeceğiz. Bir sene sonra 300 koyunun en az 300 yavrusu olacak. 15 ay sonra hesaba oturacağız. Bizim sağladığımız destek ne kadar tuttuysa çıkartacağız. Ne kadar yavru oldu, 300 tane. Yavruları alıp kalan parayı çiftçimize ödüyoruz. Bütün masrafları çıkardığımızda en kötü 30 bin lira para kalıyor üreticimize. Bu proje çok önemli. Bu proje ile bizim hayvan varlığımız arttırılacak."
Bundan 8 yıl önce gündeme getirilen 300 koyun projesinde de damızlık koyunları Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü temin edecek, Ziraat Bankası 5 yıl vadeli düşük faizli kredi kullandıracak, Tarım Kredi Kooperatifleri yem ihtiyacını karşılayacaktı.TARSİM’de hayvanları sigortalayacaktı. O gün 300 koyun veremeyen hükümet, şimdi 100 koyun vereceğini söylüyor.
Ziraat Bankası’nın koyunculuk projesi 6 yıldır sürüyor
Ahmet Eşref Fakıbaba’nın görev süresi bitince bu proje de uygulanamadan bitti. Projenin taraflarından, finansman tarafında olan Ziraat Bankası 300 koyun yerine 100 koyun projesi ile, Eylül 2020'de “Köyümde Yaşamak İçin Bir Sürü Nedenim Var” projesini başlattı. Proje, il bazında valiliklerle protokol yapılarak uygulamaya konuldu ve halen de devam ediyor.
Ziraat Bankası’nın projesinde hedef küçük aile işletmelerini büyütmek. Küçükbaş hayvan sayısı 100 başın altında olan aile işletmelerinde hayvan sayısını en azından 100 başa tamamlamak. Kredi süresince hayvan sayısı 100’de tutulması gerekiyor. Yine 2 yıl ödemesiz 7 yıla kadar kredi desteği var.
Tarım Bakanlığı’nın yapamadığını Ziraat Bankası başarılı bir şekilde gerçekleştirdi. Yaklaşık 50 ilde valiliklerle yapılan protokol çerçevesinde “Köyümde Yaşamak İçin Bir Sürü Nedenim Var” projesi 6 yıldır devam ediyor.
Proje, merkezi yönetim yerine il bazında valiliklerle yapılınca, o ilde kimin ihtiyacı var? Kiminle bu iş yapılabilir? İşin ehli kimlerdir? çok daha iyi tespit ediliyor. Proje ile amaç sadece hayvan dağıtmak değil, aynı zamanda o hayvanları alacak olan yetiştirici yemi kimden alacak, hayvanlar kesime geldiğinde kime satacak? İl bazında bunlar da tek tek belirleniyor. Valiliklerin denetimi ve gözetimi altında yapıldığı için de izleyebildiğim kadarıyla da başarılı oldu.
Özetle, Kırsalda Bereket Küçükbaş Hayvancılığa Destek Projesi, geçmişte uygulanamayan 300 koyun projesinin küçültülmüş versiyonu. O dönemde uygulanmayan proje umarım bu kez uygulanır ve küçükbaş hayvancılığa katkı sağlar.
Proje ilk olarak büyükbaş hayvancılıkla başladı
Kırsalda Bereket Hayvancılığa Destek Projesi, ilk olarak Şubat 2025’te büyükbaş hayvancılıkla başladı. Türkiye coğrafyasının, ikliminin küçükbaş hayvancılığa daha uygun olduğu öteden beri söylenir. Ancak, ülkede hayvancılık denilince herkesin aklına sığır gelir. Hükümet politikaları da hep büyükbaş, sığırcılık üzerine oluşturuluyor.
Sığırcılıkta 2010 yılından bu yana Türkiye ithalata bağımlı, ithalatı destekleyen politika uyguluyor. Türkiye, yanlış politikalar sonucunda ithalat tuzağına düştü bir türlü oradan çıkamıyor. Damızlık, besilik, kasaplık hayvan ithalatı yapılıyor. Hayvanlara yedirilen yemin hammaddesinin yüzde 60’ı ithalatla karşılanıyor. Hayvan hastalandığında kullanılan aşılar, ilaçların önemli bölümü ithal ediliyor. Hayvana bakan çobanların bir bölümü ithal. Bütün bunlar yetmediği gibi doğrudan kırmızı et ithal ediliyor. Büyükbaş hayvancılıkta dışa bağımlılık her yıl artarak devam ediyor.
Geçen yıl yine Şubat ayında (3 Şubat 2025) Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı “Kırsalda Bereket Hayvancılığa Destek Projesi” ithalata dayalı olarak sürdürülüyor.
İthal angusla büyükbaş hayvancılık gelişir mi?
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 3 Şubat 2025’te ilk kez açıkladığı “Kırsalda Bereket Hayvancılığa Destek Projesi” kapsamında; büyükbaş hayvancılıkta 200 baş altı işletmelere, yeni yatırım yapacaklara, kadın, genç ve aile işletmelerine uygun fiyatla en az 5 en fazla 15 damızlık gebe düve temin ediliyor.Veteriner hekim, ziraat mühendisi, gıda mühendisi gibi meslek mensuplarına ise en az 5 en çok 30 gebe damızlık hayvan temin ediliyor.
Projeyle aile işletmelerini güçlendirmeyi, gençlerin ve kadınların tarım sektöründe daha fazla yer almasını amaçladıklarını belirten Erdoğan şöyle demişti: “Üreticilerimiz, Ziraat Bankası’ndan 2 yıla kadar ödemesiz, 3 veya 5 yıl geri ödemeli olarak sübvansiyonlu kredi kullanabilecek. Üreticilerimizin, 1 yıl boyunca aylık 1 asgari ücret tutarı kadar, toplamda yıllık 270 bin liralık bakım ve besleme giderini biz karşılayacağız. Ayrıca üreticilerimiz hayvanlarını TARSİM’den 1 yıl sigortalı olarak alacak, bunun da bedeli devletimiz tarafından ödenecek. Projede 15 olan hayvan sayısını veteriner hekim, ziraat mühendisi, gıda mühendisi gibi meslek gruplarından gençlerimizin yapacağı başvurularda 30 olarak uygulayacağız.”
Bu projede başvurular alınırken, 6 Şubat 2023 depremlerinden etkilenen illere, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın “Üretim Planlaması” kapsamında “Besi Bölgesi” (Ağrı, Ardahan, Artvin, Bayburt, Bingöl, Bitlis, Elâzığ, Erzincan, Erzurum, Gümüşhane, Hakkâri, Iğdır, Kars, Malatya, Muş, Sivas, Şırnak, Tunceli, Van) olarak planlanan illere öncelik tanınıyor. Genç ve kadın çiftçiler de öncelikli olarak yararlandırılıyor.
İlk kez Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklanan bu proje de geçmişte uygulanan birçok proje gibi ithalata dayalı olarak sürdürülüyor. Proje kapsamında Et ve Süt Kurumu ithal ettiği angus cinsi boş düveleri Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü(TIGEM)’ne veriyor. TİGEM hayvanları tohumlayarak gebe olarak yetiştiricilere satışını yapıyor.
