Vize almada yaşanan zorluklar şüphesiz, tatil amacıyla gidişleri sınırlayan bir faktör. Vize sorunlarına rağmen, tatil amaçlı çıkışlarda yüzde 20’ye yakın artış görüyoruz.
2025’e yönelik turizm verileri neredeyse tamamen netleşti. Bugün hem artıları hem eksileri konuşalım…
Yurtdışından gelen toplam ziyaretçi sayısı yüzde 2,6 artışla 63,9 milyonu aşarak rekor seviyeye yükseldi. Fransa, İspanya ve ABD’den sonra dünyanın en fazla ziyaretçi çeken dördüncü ülkesi Türkiye. Bu, güzel bir gelişme. 2025 yılında turizm gelirlerimiz ise ödemeler dengesi verilerine göre 60 milyar dolar oldu.
Detaya indiğimizde şu nokta dikkat çekiyor. Yüzde 2,6’lık yükselişi büyük oranda yurtdışında ikamet eden vatandaşlarımızın artan ziyaretlerine borçluyuz. Şöyle ki; toplam ziyaretçilerin yüzde 80’den fazlasını oluşturan yabancı ziyaretçilerde önceki yıla göre artış binde 3 düzeyinde. 2025’te 52,8 milyona ulaşan bu veri şimdiye kadarki en yüksek düzeye çıktı. Yurtdışında yaşayan ve Türkiye’ye gelenlerin sayısı ise 2024’te 9,6 milyon iken, 2025’te yüzde 16,8 artışla 11,2 milyona yükseldi. Buradaki sert artış, toplam ziyaretçi sayısını da yukarı çekti.
Şimdi bakış açımızı değiştirelim ve biraz da kendi vatandaşlarımızın yurt dışı çıkışlarına bakalım. Yıllar ilerledikçe daha fazla Türk vatandaşı ülke dışına çıkıyor. 2025’te Türkiye’den yurtdışına yapılan ziyaret sayısı, 11,9 milyon ile; turizm giderlerimiz ise 9 milyar dolar ile rekor kırdı.
Bu konunun ilgi çekici kısmı şu: Bir tarafta Türk vatandaşlarının yurt dışına çıkışları hızla artarken, bir tarafta da çıkış nedenlerinde ciddi değişimler görüyoruz. Detaylara bakalım...
Para harcamaya gidenler artıyor, kazanmaya gidenler azalıyor
TÜİK verilerine göre, 11,9 milyon yurtdışı ziyaretin 6,5 milyonu yani yüzde 54’ü, gezi-eğlence yani tatil amacıyla yapılan ziyaret. Bu sayı 2024’te 5,5 milyon ile rekor kırmıştı. Şimdi rekorun üzerine 1 milyon ziyaret daha eklenmiş. Yani giderek daha fazla insan, tatil için diğer ülkeleri tercih ediyor. Yurtiçinde tatilin giderek daha pahalı hale gelmesi, fiyat-kalite algısı, gelir artışı gibi nedenler bu değişimde etkili olabilir. Vize almada yaşanan zorluklar ise şüphesiz, tatil amacıyla gidişleri sınırlayan bir faktör. Yani vize sorunlarına rağmen, tatil amaçlı çıkışlarda yüzde 20’ye yakın artış görüyoruz.
Son derece dikkat çekici bir başka detay ise, Türklerin alışveriş amaçlı yurtdışı ziyaretlerindeki artış. Önceki yıllarda 100 bin civarında seyreden bu veri son birkaç yılda 300-400 bine yükseldikten sonra 2025’te 800 binin üzerine sıçradı ve toplam yurtdışı ziyaretlerdeki payı yüzde 7 oldu.
İş dünyası içine mi kapanıyor?
Ülke olarak düşünmemiz ve hatta kaygı duymamız gereken başka bir şey var. 2025’te, iş amacıyla yurtdışına yapılan ziyaret sayısı 1 milyon 368 bin oldu. Bu çok önemli; çünkü, COVID dönemini hariç tutarsak, karşımızda, verilerin açıklanmaya başladığı 2012’den beri gördüğümüz en düşük ziyaret sayısı var. Önceki yıllarda yurtdışına yapılan her 3-4 ziyaretten biri iş amaçlı iken 2025’te her 10 ziyaretten biri iş amaçlı yapılmış. Vize alma sorunları, sanayide işlerin bozulması sebebiyle iş geliştirme bütçelerinden kesinti yapılması, dijital görüşme olanaklarının daha fazla tercih edilmesi gibi faktörler bu gerilemede etkili olabilir ancak sebep her ne olursa olsun, bu keskin gerileme kaygı verici.
- İhracatçılarımızın büyük bölümü, AB ile ticari ilişkilerimizi belirleyen Gümrük Birliği ve bunun uygulanma tarzından şikayetçi iken,
- Son bir yılda ABD gümrük vergilerini artırıyor iken,
- Avrupa Birliği STA yapma yarışına girmişken,
- Çin’in küresel tedarik zincirlerindeki pozisyonunu sorgulanıyor iken, iş insanlarımızın daha fazla yurtdışı ziyareti yapmasını bekleriz. Ama sonuç bunun tam tersi olduğu gibi, yurtdışı ziyaretler şimdiye kadarki en düşük seviyeye inmiş durumda.
