Türkiye’de işçi sendikalarının genel kurulları peş peşe yapılıyor. Hem sendikaların, hem de konfederasyonların gündeminde sonbahar olması nedeniyle yoğun biçimde asgari ücret olması doğal. Elbette, örgütlenmenin önündeki zorluklar, vergi sorunları, sanayide yaşanan gerilemeler yoğun biçimde tartışılıyor. Yakın zamanda yapılan sendika genel kurullarında da hem sendika hem de konfederasyon başkanlarının gündeminde fon krizi yoğun yer aldı. Tekstil, hazır giyim ve dokuma sektöründe yaşanan kan kaybı 1 Kasım günü yapılan Öz İplik-İş sendikasının ana tartışma konularından biri oldu. Hak-İş Başkanı Mahmut Arslan, hem bu genel kurulda, hem de bir gün önceki Liman-İş Genel Kurulunda, kayıt dışılığın önlenmesi, asgari ücret komisyonunun önerileri doğrultusunda yeniden yapılandırılması ve vergi adaletsizliğinin çözümünü öne çekti.
Sendika Başkanı Rafi Ay, sektördeki sorunların çözümünü istediklerini, işe sahip çıktıklarını ancak bunu yaparken emekçilerin, işçilerin hakkından kesilmesine şiddetle karşı çıktıklarını bir kez daha vurguladı.
Fon yolsuzluklarına ise emek kesiminin her talebinde yapılan “ince hesabı” hatırlatarak sert tepki gösterdi: “Bir tarafta alın teriyle geçinmeye çalışan, ay sonunu getirmekte zorlanan milyonlarca emekçi var. Diğer tarafta, yüz milyarlarca liralık fon işlemleri yapanlar var. Biz burada işçinin hakkını, alın terinin karşılığını konuşurken, birilerinin hileyle, usulsüzlükle, haksız kazanç elde ettiği iddiaları gündemde. Böyle bir tabloyu kabul etmek mümkün değil! Bunu basit bir sorunmuş gibi göstermek mümkün değil! İşçinin ücretine zam yapılırken ince hesaplar yapanların, emekçinin sofrasındaki ekmeği hesaplayanların, haksız kazanç iddiaları karşısında da aynı hassasiyeti göstermesini istiyoruz! Bizim anlayışımızda alın teri kutsaldır. Emek değerlidir. Haksız kazancın savunulacak hiçbir tarafı yoktur!”
TÜRK-İŞ Başkanı Atalay Meclis’i göreve çağırdı
TÜRK-İŞ Başkanı Ergün Atalay, Yol-İş Sendikası genel kurulunda TBMM’yi göreve çağırdı. TBMM’de bir araştırma komisyonu kurulmaması uzun süredir muhalefetin eleştiri noktasıydı. TÜRKİŞ’in de TBMM’yi işaret etmesi anlamlı olarak değerlendirildi. Atalay; Yol-İş Genel Kurulunda siyasetçilere seslenerek “Ne kadar duyarlar bilmem. Bu yolsuzluklara, yanlışlara karşı Meclis’in, herkesin hep beraber kol kola yürümesi lazım. Senin hırsızın, benim hırsızım demeden üzerine bu meselenin gidilmesi lazım. Bunların hesap vermesi lazım. Şu anda biz emekliyi, taşeronu, vergiyi konuşmuyoruz. AHBAP’ı, belediyeyi, fonu konuşuyoruz. 120’ye yakın tutuklu var, yetmiyor. Bizim sendikanın karşısında Yozgatlı berber var. ‘Başkanım kelepçe istiyorum’ dedi. Aynen öyle. Kim ne yaptıysa bedelini sonuna kadar ödesin. İsterse oğlu olsun. Allah kimseyi evladıyla, ailesiyle terbiye etmesin” dedi.
