KAYMET Group CEO’su Emin Sönmez, Kayseri’deki fabrikanın üretim tarafının girişinde Şeref Oğuz, Hakan Güldağ, Hilal Sönmez ve bana eski bir makinayı gösterdi:
- Dedem Ahmet Sönmez, Metin Ticaret’i 1974’te kurmuş, Kayseri eski sanayideki 100 metrekarelik dükkanda sac ticaretine başlamış. 1977 yılında Doğu Almanya üretimi bu sac kesim tezgahını getirmiş. Bu makine ile o dönemde büyük fark yaratmış.
Emin Sönmez, Kayseri Ticaret Odası’nın en genç Yönetim Kurulu Üyesi, Kaymet Group Yönetim Kurulu ÜyesiAhmet Emre Sönmez ve Murat Pişkin’le birlikte bize fabrikayı gezdirirken şirketin öyküsüne de girdi:
- 1989 yılında Kayseri Boru Profil Ticaret A.Ş. devreye girmiş. Sacın yanına boru profil ticareti eklenmiş. 1999’da iki firma birleşti, Kaymet adını alıp, 2 bin metrekarelik yerine taşındı.
Şeref Oğuz sordu:
- Metal işlediğinizi görüyoruz. Yaptığınız iş tam olarak nedir?
Emin Sönmez ve Ahmet Emre Sönmez, farklı noktalardaki ürünlere işaret etti:
- Medikalden savunma sanayine, makineden dekorasyona, büro mobilyalarından ziraat aletlerine, mağaza ve depo raflarına kadar birçok alana dönük mamul ve yarı mamul tedariki sağlıyoruz.
Kaymet Group Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Sönmez, ihracata 2007 yılında Gürcistan’la başladıklarını bildirdi:
- Sonrasında Suriye ve Libya ihracat pazarlarımıza eklendi. İhracat yaptığımız ülke sayısı zamanla 40’a kadar çıktı.
Fabrika turu sırasında iş temposunu sorduk, Emin Sönmez şu yanıtı verdi:
- Bir taraftan “Cyrstal Palace”a metal koltuk üretip ihraç ediyoruz, diğer taraftan sıkıntı yaşıyoruz.
Euro’nun artış temposunun ihracatta biraz nefes aldırdığını vurguladı:
- Ancak, o nefes de işleri tam anlamıyla rayına oturtmaya yetmiyor.
Koltuk, oturma grupları üretiminden söz açılınca üretimini İzmir’de sürdüren Futon üzerinde durdu:
- İzmir merkezli Futon’u 2019 yılında bünyemize kattık. Metal iskeletli fonksiyonel kanepeler üretimi yapıyoruz. Kaymet olarak ana üretim merkezimiz Kayseri’de olsa da Futon’un üretimini İzmir’de sürdürmesini tercih ettik.
Ahmet Emre Sönmez, 2010 yılından beri “Ringg” markalı kamp ocakları imalatı yaptıklarına değindi:
- İhracat için farklı ürün arayışımız vardı. Tesadüfen “paella (İspanyol mutfağına ait deniz ürünleriyle yapılan pirinç yemeği) ocağı” siparişi aldık. Böylece “paella ocağı” üretimine ve ihracatına girdik.
“Paella ocağı”nı İspanya, İsveç, Norveç ve Fas başta olmak üzere yüzde 100 ihracata yönelik ürettiklerini kaydetti:
- “Paella ocağı” ihracatımız yıllık 3.5 milyon Euro civarında seyrediyor. Bu alanda dünyadaki ilk 5 üreticiden biri olduk.
“Ringg” markasıyla ürettikleri “paella ocağı”nın kilo başına ihracat gelirini merak ettim, paylaştı:
- 5-6 dolar düzeyinde kilo başına ihracat gelirimiz var. Kilosu 0.80 dolar olan metali işleyip 6 dolarlık gelire dönüştürüyoruz.
Emin Sönmez, şirketin hisselerinin halka arzı konusunda yaptıkları çalışmaları anımsadı:
- Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) uzmanlarına şirketimizle ilgili sunum yaparken “paella ocağı” üretim ve ihracatımızı da anlattık. Sürdürülebilir olup olmadığı konusuna şüpheli yaklaştılar. Şu anda bu ürünümüzde 6 ayı bulan sıra var.
52 yıl önce sac ticaretiyle temelleri atılan Kaymet, Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Sönmez, Yardımcısı Metin Sönmez, Yönetim Kurulu Üyeleri Emin Sönmez ve Ahmet Emre Sönmez’in yönetiminde bir yandan medikalden savunma sanayine, makineye kadar farklı sektörlere mamul-yarı mamul tedariki yapıyor, diğer taraftan “paella ocağı” gibi niş bir üründe dünyada ilk 5’e girmiş bulunuyor.
Kaymet’teki bu gelişme, ikinci kuşakla üçüncü kuşağın kol kola yol alarak çizdiği başarı grafiğini ortaya koyuyor…
‘Fason listesi’nde Çin de yer alıyor, 145 ülkeye 200 milyon dolarlık fırın satıyor
EKONOMİ Gazetesi Kayseri Temsilcisi Hilal Sönmez rehberliğinde Şeref Oğuz ve Hakan Güldağ’la birlikte kentteki sanayi tesisleri turumuzda Ferre markasıyla fırın üreten Femaş’a da uğradık.
Femaş’ta bizi Yönetim Kurulu Üyesi Yusuf Mamur karşıladı, tesisin büyüklüğü ile ilgili verileri paylaştı:
- 300 bin metrekaresi kapalı alan olmak üzere 600 bin metrekare alanı bulunan 8-9 tesisimiz var. Burada kalıp ve makine üretimi de yapıyoruz.
Yakın dönemde Avrupa’nın en gelişmiş ankastre tesisini kurduklarını belirtti:
- Son 5 yıllık yatırımlarımız toplam 250 milyon doları buldu.
Tesislerin kapasitesiyle ilgili şu hesabı yaptı:
- Pişirme grupları üretiminde 500 milyon dolarlık kapasiteye ulaşmış bulunuyoruz.
Kendi markalarının yanı sıra fason üretim yaptıklarının altını çizdi:
- 145 ülkeye 200 milyon dolarlık ihracat gerçekleşiyor.
Yusuf Mamur, son 10 yıldır pişirme grupları sektöründe trend belirleyicisinin Çin olduğunu vurguladı:
- Çin, üreticisine çok yüksek sübvansiyon veriyor. Lojistik desteği sağlıyor. Çinli şirketlerle bu koşullarda rekabete girmek yerine onları partner gibi görmek gerekiyor.
Kendilerinin Çinli firmalarla partnerlik ilişkileri kurduğunu kaydetti:
- Fason üretim yaptığımız markalar arasında Çinli firmalar da yer alıyor. İhracatımızın yüzde 12’sini Çinli firmalara yaptığımız üretim oluşturuyor.
Çinli firmaların Türkiye’de fason üretimi lojistik açıdan da tercih ettiğinin altını çizdi:
- Çinli firmalara ürettiğimiz pişirme gruplarının doğrudan Ortadoğu’ya gönderiyoruz.
Yusuf Mamur’a Femaş’a yabancı ortaklık tekliflerinin olup olmadığını sorduk, şu yanıtı verdi:
- Bir ara Kore’den ortaklık teklifi geldi. Sıcak bakmadık, “milli” kalalım istedik.
Fermaş, Kayseri’deki dev tesislerinde dünyaya pişirme grupları üretiyor, Çin konusunda izlediği stratejiyle dikkati çekiyor…
Bu yıl ‘yapay zeka’ kullanmayan hiçbir üyemiz kalmasın istiyoruz
KAYSERİ Temsilcimiz Hilal Sönmez rehberliğinde Şeref Oğuz ve Hakan Güldağ’la birlikte Ulukaya Group’a uğradık, İbrahim Ulukaya ile sohbet ettik.
İbrahim Ulukaya, Başkanı olduğu Yenilikçi İş İnsanları Derneği’nden (YENİDER) söze girdi:
- Derneğimiz “apolitik”. Amaç şov yapmak değil, üyelerin ihtiyacını karşılayan faaliyetler yürütmek. 2026’da “yapay zeka” kullanmayan üyemiz kalmasın istiyoruz.
Bunun üzerine derneğin üye sayısını merak ettik, paylaştı:
- 50 üyemiz var.
6 yıl önce teknoloji girişimleriyle ilgilenmeye başladığını kaydetti:
- 20 iş insanı arkadaş bir araya geldik, Kültepe Yatırım A.Ş.’yi kurduk. 10 girişime yatırım yaptık. Girişim Sermayesi Yatırım Fonuna dönüştük. 10 girişime yaptığımız yatırım 3 milyon dolar dolayında gerçekleşti.
Kendisinin de melek yatırımcı olduğunu bildirdi:
- Benim de şahsen 23 girişimde yatırımım bulunuyor.
Şirketin merkezinin girişindeki halılar dikkatimizi çekti, anlattı:
- 20 yıl önce halı işimizi Hindistan’a kaydırdık. Hindistan’da el halısı üretimi yapıyoruz. Ülkemize ithal edip turistlere satış yoluyla ihraç ediyoruz.
Yıllık el halısı satışlarını sorduk, yanıtladı:
- 4-5 milyon dolarlık bir iş hacmimiz var.
İbrahim Ulukaya ve arkadaşları, YENİDER çatısı altında “ortak akıl”la hareket edip, “akıl teri” dökerek iş hayatında fark yaratmaya çalışıyor…
YENİDER üyesi iş insanları, fark yaratma arayışlarında “yapay zeka” desteğini yanlarına almaya özen gösteriyor…
