Gündem o kadar yoğun ki bazen önemli konulara değinmek ancak birkaç gün sonra mümkün olabiliyor. Örnek mi, sanayi üretimine ilişkin ağustos ayı verileri.
Sanayi üretimi uzun dönemdir pek iyi gitmiyordu. Ancak ağustosta daha olumsuz bir durum ortaya çıktı. Ağustosta ocak ayıyla birlikte yılın en yüksek üretim düşüşü görüldü.
Sanayi üretiminin ağır aksak da olsa ilerlemesini sağlayan zaten yüksek teknolojili ürünler üretimi ve bu çerçevede “diğer ulaşım araçları” başlığında yer alan hava araçları, ağırlıkla İHA ve SİHA gibi kalemlerdi. Bu kalemlerdeki üretim ağustosta çok yüksek oranda gerileyince toplam orana etki de büyük oldu.
Ağustosta toplam sanayi üretimi geçen yılın yüzde 1,9 altında kaldı ama imalat sanayindeki gerileme yüzde 2,5’i buldu. İmalat sanayindeki üretim gerilemesini böylesine büyüten en önemli etken “diğer ulaşım araçları” imalatındaki yüzde 26’lık düşüş. Bu üretim düşüşü, imalat sanayindeki yüzde 2,5’lik gerilemeye 1,1 puanlık etkide bulundu.
Küçük ve büyük fotoğraflar…
Hemen hemen her veride olduğu gibi sanayi üretiminde de aylık veriler eğilim için çok anlamlı olmayabilir. Önemli olan uzun vadeli değerlendirme yapıldığında ortaya çıkan durum.
En iyisi sanayi üretimini kısa vadeliden başlayarak uzun vadeliye doğru değerlendirmek:
-Kısa dönemli değerlendirme: Ağustos ayındaki üretim, takvim etkisinden arındırılmış hesaplamayla biraz önce de belirttiğim gibi geçen yıla göre yüzde 1,9 geriledi. Takvim ve mevsim etkisinden arındırılmış hesaplamaya göre ise bir önceki aya kıyasla yüzde 1 oranında bir düşüş kaydedildi.
-Orta vadeli değerlendirme: Sanayi üretimi geçen yıla göre yalnızca ağustos ayında gerilese iyi… Üretim son dört aydır düşüyor. Sanayi üretimi mayıs, haziran ve temmuzda da sırasıyla yüzde 0,1, yüzde 1,3 ve yüzde 0,2 gerilemişti. Zaten sanayide bu yıl geçen yıla göre yalnızca şubat ve nisanda yüzde 2,2 ve yüzde 6,1’lik artış kaydedilmişti.
-Uzun vadeli değerlendirme-1: Üretim artıyor, azalıyor; tamam da ne kadar üretim yapılıyor, üretimin düzeyi ne, bu da en az değişim oranı kadar, belki çok daha önemli. TÜİK sanayi üretim endeksini 2021 yılını 100 kabul ederek oluşturuyor. 2021 ortalamasında 100 olan üretim düzeyi ya da üretim miktarı bu yılın ağustosunda ancak 105,5 olmuş. Bir başka ifadeyle üretimde beş yılda yaklaşık yüzde 5,5 artış sağlanabilmiş, hepsi hepsi o kadar. Yaklaşık dememin nedeni şu, ağustos ayında 105,5 düzeyinde bulunan endeks 2026’nın ortalamasını göstermiyor çünkü.
-Uzun vadeli değerlendirme-2: Üretim son beş yıldır nasıl seyrediyor, ona da bakmalı. Aynı dönemleri kıyaslayabilmek adına her yılın ilk sekiz ayındaki ortalama üretim düzeyini esas almak, bunun için de sekiz aylık ortalama endeks üzerinden gitmek gerek. Buna göre 2022’nin ilk sekiz ayının ortalamasında 102 olan endeks, bu yıl 106,9 düzeyinde. Endeksin geçen yılın ilk sekiz ayındaki ortalaması da 106,7 idi. Yani geçen yıldan bu yıla üretim düzeyinde neredeyse hiç değişiklik yok. Bir başka ifadeyle sanayi üretimi yerinde sayıyor.
-Uzun vadeli değerlendirme-3: Sanayi üretim endeksinde 2021 yılı ortalamasının 100 olduğunu biliyoruz. Peki 2022 yılı başından bu yılın ağustos ayına kadar olan dönemdeki ortalama endeks kaç olmuş, 106,7. Bir başka ifadeyle 2021’in tümünde 100 birim üretim yapılırken sonraki dönemin ortalama üretimi 106,7 düzeyine ancak çıkmış.
-Uzun vadeli değerlendirme-4: Türkiye 2021 yılında 100 birim üretim yapıyordu, bu yılın ortalaması da ilk sekiz ayda 106,9. Üretimin son aylarda çok arttığını dikkate alarak endeksin 2026 ortalamasında 110 olduğunu varsayalım. 2021’de 100, 2026’da 110. Beş yıl toplamında yüzde 10’luk üretim artışı, yıllık ortalama yüzde 1,9 artış demek. Yüzde 2 bile değil, yalnızca yüzde 1,9. Yılda yüzde 2’yi bile bulmayan bir sanayi üretimi büyümesi Türkiye’ye yeter mi?
Son dört ayın önemi büyük
Üretim ilk sekiz ayın yalnızca ikisinde geçen yılın üstünde gerçekleşmiş. Şimdi eylülle birlikte başka bir olumsuzluk ortaya çıktı. İlk bakışta “Ne ilgisi var” denilebilir ama şu fon vurgunu herkesin bir anda adeta kabuğuna çekilmesine, herkesin parayı daha az harcama eğilimine girmesine, şirketlerin daha temkinli hareket etmesine yol açtı.
Kaldı ki önümüzdeki dönemde çok daha belirgin hale geleceğine dönük işaretlerin alındığı, en azından algının o yönde pekiştiği bir özel sektör tahvil sorunu var.
Yetmezmiş gibi bazı işletmelerin kısa vadede para kazanmak uğruna paralarını söz konusu fonlara yatırdıkları da biliniyor. Şimdi o işletmeler ödeme güçlüğü içine girdikleri takdirde bu durum dalga dalga yayılan bir olumsuzluğa dönüşebilir.
Dolayısıyla sanayi üretiminin yılın son dört ayında öyle çok daha iyi gideceğine ilişkin bir emare ne yazık ki yok.

