Daha iyi bir Türkiye, daha adil bir yargı ve daha kaliteli bir ekonomi için eleştirilere açık olmak gerekiyor. Yönetim; kendisini eleştiriye kapatıp, yargıyı eleştirenleri cehaletle suçlamasın.
Dünkü “Hukuk kalmadı, avukat verelim” başlıklı yazım üzerine Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, X hesabından bir açıklama yaptı. Diyor ki; “Biz, hukuk eğitimini yalnızca bir diploma meselesi olarak değil; adaletin kalitesi, yargının gücü ve toplumun hakkaniyet duygusunun temeli olarak görüyoruz.”
“Çünkü şunu çok iyi biliyoruz: Zayıf bir hukuk eğitimi, güçlü bir adalet sistemi üretemez. Hukuk eğitiminin kalitesinin artırılması ile ilgili gerçekleştirdiğimiz bu çalışmalarla hedefimiz, daha donanımlı avukatlar, daha yetkin hâkim savcılar, daha güven veren yargı sistemi ve adalete daha güçlü inanan bir toplum. Hukuk eğitiminde kalite, bizim için bir tercih değil, bir zorunluluktur.”
DOKUNULMAZLIK HATALI KARARLAR ÜRETİYOR
Ne güzel! Ben bu satırları yazarken Bakan Tunç’un gönderisi, 165 bin; benim yazımda 150 bin görüntülenmeye ulaşmıştı. Her iki X paylaşımının altında da yüzlerce yorum vardı. Demek ki can alıcı bir konuya değinmişiz. Bakanın X paylaşımının altındaki kimi eleştirileri de görünce anlıyorum ki hukuk eğitimi konusunda “bir dokun, bin ah işit” durumundayız.
Ve yine bu yorumlar aslına kamuoyunun, hukuk, adalet, hukukçuluk gibi kavramlar konusunda ne kadar hassas olduğunu gösteriyor. Kimi, “yeterli teorik ve mesleki eğitim almaksızın ve nitelikli bir sınavdan geçmeksizin atanan ve halen hatalı kararlara imza atan savcılar ve yargıçlar var” diyor; kimi, yargıç ve savcıların dokunulmazlığının hatalı kararları adeta etkisinin olduğunu öne sürüyor.
SORU CEVAP / Hukuk eğitimine dair…
Sistem eleştirisi gerekemez mi?
Şu anda herkes ve her kesim, “hukuk reformu şart” derken yönetimin de “her şey yolunda” savunması yapmak yerine, eleştirilere açık yüreklilikle cevap vermesi daha uygun olmaz mı?
NOT
ADALET BETONDAN DEĞİL, ADİL BAĞIMSIZ YARGIDAN GELİR
25 yılda 500 milyar $’ı betona gömmek yerine 100 milyar $’ıyla çip yapsaydık demiştim. Bakan Varank; “ürettik ya” demişti. Hayata betonla bakan zihniyet, adını da beton bileşeni olan “çakıl” koymuştu. Adalet bakanlığı da dünyanın en büyük monoblok beton adalet sarayı ile övünüyor.
ADALET TEMENNİSİ
Kimi, “Özel hukuk kontenjanı %5 azaltılırken devletinki %45 azaltıldı. 100 yıllık fakültelerin kontenjanı ile apartman üniversitelerinin kontenjanı aynı şu anda.” diye feveran ediyor; kimi, “atılan adımlar çok iyi ama 90 hukuk fakültesi fazla. Belli akademik kadrosu olmayan fakültelerin kapatılsın” diyor.