Ne yazık ki programın ilk 10 ayı kaybedildi. Kur gereksiz yere çok sıçradı, beraberinde enflasyon da yükseldi.
2025’i yüzde 31 düzeyinde (belki çok az altında) bir enflasyon ile kapattık. Başarı mı başarısızlık mı? Nereden bakıldığına bağlı; gelin yılın ilk yazısında farklı açılardan konuya yaklaşalım.
Miladı enflasyonun program döneminde zirveye ulaştığı Mayıs 2024 olarak alırsak, önemli bir başarı olduğunu belirtmek mümkün. Öyle ya, enflasyon Mayıs 2024’te yüzde 75,5’e ulaşmıştı. 19 ayda 44,5 puan düşüş: Başarı. Miladı ekonomi programının uygulanmaya başlandığı Haziran 2023 olarak alırsak, başarı diyemeyeceğimiz bir durum var. Mayıs 2023’te enflasyon yüzde 39,6. İki buçuk yılda 8,6 puan düşüş; az.
Oysa alternatif enflasyon ölçümleri Mayıs 2023’teki enflasyonun daha yüksek olduğuna işaret ediyorlar. Ne kadar yüksek? Mesela İTO’nun o dönem yayımlanan ve İstanbul için geçerli olan ücretliler geçinme endeksi ile ölçülen enflasyon Mayıs 2023’te TÜİK enflasyonuna göre 16,4 puan daha yüksek. Aradaki farkı 10 puan olarak alalım. Bu durumda tüketici enflasyonu o tarihte yüzde 50 civarında bir yerde olmalı. Böyle bakınca –ki milat-enflasyon düşüşü ilişkisi açısından en uygunu bu- iki buçuk yılda 19 puanlık bir düşüş var: Fena değil.
Ama bir de kamuoyuna açıklanan enflasyon hedefleri ile karşılaştırmak gerekiyor gerçekleşmeleri. Hedefler o kadar çok değiştiler ki, şimdi hatırlamak zor. En iyisi, program başladığında açıklanan 2025 sonu hedefini dikkate almak. 27 Temmuz 2023’te yayımlanan Enflasyon Raporu’nda 2025 sonu için açıklanan hedef (o dönemde tahmin olarak adlandırılıyordu) yüzde 15. Gerçekleşme bunun iki katı: Oldukça kötü.
Bir diğer karşılaştırma ise elbette asgari ücret ile. Asgari ücret Temmuz 2023 başında 11402 lira. 2025’i ise 22014 lira ile kapatıyor. Yüzde 94 oranında yükselmiş. Aynı dönemde tüketici enflasyonu ise yüzde 160 oldu. Enflasyon, ücretleri silindir gibi ezip geçmiş. Bu hesabı yaparken Temmuz başındaki asgari ücreti dikkate aldım. Ama Haziran başındaki asgari ücreti dikkate alır, enflasyon dönemini de bir ay uzatırsam ücret artışı yüzde 160, enflasyon ise yüzde 170,5 oluyor. Silindir ortadan kalkıyor ama yine de ücretli aleyhine bir gelişme var.
Oysa enflasyon 2024’ü ve 2025’i çok daha düşük düzeylerde kapatabilirdi. Bu savımın arkasında iki temel neden var. İkisini de daha önceleri bu köşede okudunuz. Tekrarlamakta yarar var ama. Birincisi, programın eksikliği. Sadece para politikasını sıkılaştıran ve bir ölçüde de maliye politikasını disiplin altına alan bir programdı açıklanan ve uygulanan. Oysa Türkiye ekonomisinin önemli sorunları vardı. Üzerine bir de yargı-siyaset düzleminde yaşananlar ile programa yakılan yeşil ışık ne kadar sürer şüphesini ekleyin. Kısacası, “bu sefer farklı” kanısını oluşturamıyorsanız işiniz çok zorlaşıyor.
İkincisi, programın başlangıcında politika faizi tepkisi çok kademeli oldu. Türkçesi şu: Mayıs 2023’te TÜİK tarafından açıklanan enflasyon yüzde 39,6, İTO enflasyonu ise yüzde 56 iken politika faizi yüzde 8,5 düzeyindeydi. Korkunç düzeyde bir negatif reel faiz vardı. Haziran 2023’te politika faizi yüzde 15’e yükseltildi. 2023 sonuna kadar her ay politika faizi artırıldı. Ekim ayında politika faizi yüzde 35, enflasyon yüzde 62, Aralık’ta politika faizi yüzde 42,5 enflasyon yüzde 65 oldu. Faiz artırımı Mart 2024’te sona erdi. Faiz yüzde 50, enflasyon ise yüzde 68 idi. Bir ay sonra enflasyon yüzde 75,5 olurken, politika faizi yüzde 50’de kalmıştı. Üstelik o dönemde, bu köşede eleştirilen yurtiçi bankalarla swap anlaşmaları nedeniyle, fiili politika faizi daha düşüktü. Faiz hep enflasyona yenik düştü.
Oysa döviz kurunun enflasyonun ana belirleyicisi olduğu ve ekonomik kararlarda çok önemli bir rol oynadığı bir ülkede yerli para cinsinden mali varlıklara olan talebi döviz cinsinden mali varlıklara olan talebin aleyhine yükseltmeden başarılı olmak mümkün değil. Ne yazık ki programın ilk 10 ayı kaybedildi. Kur gereksiz yere çok sıçradı, beraberinde enflasyon da yükseldi. Grafikte Mayıs 2023-Mayıs 2024 döneminde kurun (yarısı Euro yarısı dolardan oluşan döviz sepetinin lira karşılığının) ve tüketici fiyat endeksinin hareketleri gösteriliyor. Kurun, dönemin önemli bir kısmında fiyat endeksinden çarpıcı biçimde ayrışmasına dikkat lütfen.
Güzel bir yıl dilerim.