Bozuk olanı tamir edersin, kırılanı onarırsın. Ancak çürüyen için yapabileceğin hiçbir şey yoktur. Onarım kabul etmez, reform tutmaz. Yeni baştan inşa gerekecektir. Tıpkı Türkiye’nin bugünü gibi…
Krizin aksine çürüme, yapıyı bir arada tutan yasaları işlevsiz kılar. Başka yasalara itaat edilmeyen yerde çürüme, tek yasa olur. Çürümenin çaresi yoktur. Devrini tamamlayacaktır. Çürüme bir kez başlamaya görsün, hükmünü icra edene dek sürecek ve bir sonraki yapının gübreliği olacaktır.
Kötü haber; çürüme başladığında engellenmiyor oluşudur da iyi haber; bir sonraki yapının fidanının boy atacağı, yeni bir geleceğin vaadi olan gübreliğe dönüşeceğidir. Toplumu çürüten, bireyler arasındaki asabiyetin (İbni Haldun’un önerisi) azalmasıdır. Türkiye’de kriz yok, çürüme var zaten.
ÇÜRÜYEN TOPLUMLARDA YASA SAYISI ARTAR
4 nesil teorisi: 1-Kurucu babalar, değerleriyle vardır ve ülkeyi inşa eder, toplumu var kılarlar. 2-Oğulları da babaları kadar olmasa da değerleriyle toplumu güçlendirirler, bayındır kılarlar. 3- üçüncü nesil, torunlar; kurucu babaların değerlerini unutmuş, dayanışma bağlarını zayıflatmışlardır.
Bu dönemde sanat, edebiyat, mimari, estetik gelişir. 4- Torunların çocukları ise çürüme neslidir. Asabiyet yok olmuştur. Geriye, bencil, çıkarcı, değerlerini yitirmiş, ahlakı çökertmiş, hedonist bir yapı gelmiştir. İşte bu çürüme neslin çocukları, bir sonraki çağın kurucuları olacaktır.
İKİ SORU İKİ CEVAP / Stratejiye dair…
Çürüme birdenbire mi olur?
Çürümenin 4 evreli devranına dair; 1-Zor zamanlar güçlü liderler doğurur, 2-Güçlü liderler kolay ortamlar üretir, 3-kolay ortamlar zayıf liderler var eder. 4-Zayıf liderler zor zamanları geri getirecektir.
Çürüme zor zaman mıdır?
Zor zamanlar, tanımını çürümeden alır… Liyakati dışlarsın, bilen değil bizden insanlara meyledersin, terazinin ayarıyla oynarsın, hukuk gücünü kaybeder ve yerini güçlüler hukukuna bırakır. Bizdeki gibi.
NOT
ÇÜRÜK TOPLUM HAPİSHANEYE DÖNÜŞÜR
Çürüme tepeden başlar, tabana yayılır. Çürüme bir kez tetiklenince, toplumsal değerler ihlal edilir. Demokrasi talebi yoktur, imtiyaz talebi vardır. Otorite talebi de yükselir. Ancak otoritenden beklenti, “çıkar” olur. Aile bozulur, değerler yok olunca aile bireyleri menfaat yığınlarına dönüşür.
ÇÜRÜME LÛGATI
Değerler erozyonu: Toplumu bir arada tutan, ortak kabullerin anlamını ve işlevini yitirmesi
Yasa enflasyonu: Kuralsızlaşan toplumlar, uygulama imkânı bulamayacak yasalar üretirler
Ahlak çöküşü: Bireylerin etik kuralları hiçe sayması, karşılıklı sevgi ve saygının ortadan kalkması
Bencillik: Kişilerin kendi çıkarlarını, toplum ve ötekilerin üzerinde görmesi, yönetimin tiranlaşması
