SABANCI Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı, Sabancı Üniversitesi Kurucu Mütevelli Heyeti Başkanı, Sakıp Sabancı Müzesi Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı, Vakfın OECD’nin (Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü) “Kalkınma İçin Filantropi” raporuna 3’üncü kez girdiğini öğrenince bir toplantı önerdi:
- Gelin OECD Kalkınma İçin Çalışan Vakıflar Ağı (netFWD) ve Sabancı Vakfı, birlikte “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Finansmanında Filantropinin Stratejik Rolünün Güçlendirilmesi” başlıklı bir toplantı düzenleyelim, birlikte konuyu değerlendirelim.
Sabancı Center’da gerçekleşen toplantıda “OECD Kalkınma İçin Filantropi 2026” raporunun sunumunu OECD Kalkınma Merkezi Politika Analisti Esme Stout yaptı:
- Rapor kapsamında dünya genelinde 506 vakfın 2020-2023 yılları arasındaki bağışları analiz edildi.
- Rapora göre, bu dönemde filantropi (hayırseverlik) finansmanı 68.2 milyar dolara ulaşarak resmi kalkınma yardımlarının yüzde 10’una ulaştı.
- Toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik filantropik fonlama ise 5.2 milyar dolar seviyesine çıktı. Bu miktar kalkınma amaçlı tüm filantropi kaynaklarının yüzde 8’ini oluşturdu.
- Kaynaklarının yüzde 70’inden fazlasını toplumsal cinsiyet eşitliğine dönük çalışmalara ayıran Sabancı Vakfı, bu alanda küresel ölçekte ilk 15 vakıf arasına girdi.
“Gates Foundation”, “AVPN” ve “Girls Not Brides” gibi uluslararası kuruluşların temsilcilerinin katıldığı toplantıda konuşan Güler Sabancı, projelerini uluslararası normları ve ölçümleri göz önüne alarak tasarladıklarını belirtti:
- OECD’nin son raporunda da bunun sonuçlarını görüyoruz. OECD raporları, yüzlerce hayırsever kuruluşun verilerinden beslenerek filantropinin nerede ve nasıl fark yaratabileceğini daha iyi anlamamıza yardımcı oluyor.
Filantropinin gerçek etkisinin veriye dayalı öğrenme ve güçlü işbirlikleriyle mümkün olduğunu vurguladı:
- Bu nedenle veri üretimini son derece kritik görüyoruz. Çünkü, ölçemediğimiz veriyi geliştirmemiz de mümkün değildir.
OECD’nin 2019 yılında yayınladığı “Cinsiyet Eşitliği İçin Filantropi” raporuna uzandı:
- 2019 yılındaki raporda Sabancı Vakfı’nın bu alana odaklanan dünya çapındaki en etkili 7 vakıftan biri olarak gösterilmişti. Bu yılki ile birlikte Sabancı Vakfı, OECD raporunda 3’üncü kez yer alıyor.
Bu durumu şöyle yorumladı:
- OECD raporunda 3’üncü kez yer almamız, “Cinsiyet Eşitliği” konusuna 20 yıldır odaklanarak kararlılıkla, hedeften de şaşmadan çalışmamızın somut bir göstergesidir.
Babaannesi Sadıka Sabancı’nın tüm mal varlığını bağışlayarak Sabancı Vakfı’nın kuruluşu için önemli adım attığının altını çizdi:
- Bugün OECD raporlarında 3 yıldır yer alıyorsak bunun arkasında şeffaflık var, kanıtlara dayalı çalışma var. Her zaman toplumsal cinsiyet eşitliği, stratejik önceliklerimizden biri oldu. Çünkü biz bunu kritik bir itici güç olarak görüyoruz.
Güler Sabancı, hayırseverliğin bugün her zamankinden daha önemli olduğunu kaydetti:
- Hayırseverliğin geleceği işbirliğine dayanıyor. Artık hiç kimse tek başına toplumsal, küresel sorunlarla başa çıkamaz. Bu yüzden çok koordinasyon lazım. Bu en çok da toplumsal cinsiyet eşitliği için gerekiyor.
Türkiye’nin çok uzun yıllara dayanan hayırseverlik geleneğine sahip olduğunu anımsattı:
- Ülkem OECD raporlarında fakir görünmüyor ama tek başına bu sorunlarla başa çıkmak için de yeterince zengin değil. Bu yüzden uluslararası kapasitenin işbirliği bizim için çok önemli.
Dünyada “hayırseverlik cirosu”nun 68.2 milyar dolara çıkması, “toplumsal cinsiyet eşitliği”ne 5.2 milyar dolar harcanabilir noktaya gelmesi önemli aşamaya ulaşıldığını gösteriyor…
Sabancı Vakfı’nın da “toplumsal cinsiyet eşitliği”ne dönük istikrarlı çalışmalarıyla OECD raporlarına girmesi, yapılan işin dünyada da dikkati çekmesi açısından önem taşıyor…
Hayırseverler dünyada kalkınma finansmanında önemli rol üstleniyor
OECD İstanbul Merkezi Direktörü Achraf Bouali, Sabancı Vakfı ile ortaklaşa düzenledikleri toplantıda resmi kalkınma yardımlarının giderek kısıtlandığına dikkat çekti:
- Böyle bir dönemde filantropi (hayırseverlik) kalkınmanın finansmanında daha önemli bir rol üstleniyor. Çünkü, 2025 yılında resmi kalkınma yardımlarında yüzde 9-17 kesinti öngörülmüştü.
“OECD Filantropi Merkezi” aracılığıyla fikirleri, veriyi ve ortaklıkları küresel ölçekte bir araya getirerek daha yüksek etkiyi desteklediklerini vurguladı:
- OECD’nin ilk bölgeler arası merkezi olan İstanbul Merkezi ise ortak küresel meseleleri ele alıyor ve farklı bölgeler arasında işbirliğini güçlendiriyor. Haziran 2022’den buyana İstanbul’un kendisi gibi Kuzey ile Güney, Doğu ile Batı arasında köprü işlevi görüyor.
