Küresel risk iştahında bozulma, ABD ara seçimleri sonrası İran’ın yeniden vurulması endişesi, yatırım fonlarının tasfiyesi, kurumsal yatırımcı tabanının zayıflığı Borsa İstanbul’un gelişmekte olan ülkelere göre daha çok değer kaybetmesine yol açıyor.
Dünya borsalarındaki satış dalgası sertleşiyor. Yarı iletkenler ile başlayan, muhteşem yediyi etkisi altına alan satış dalgası genele yayılmaya başladı. Altın madenleri, banka, demir-çelik, havacılık, isteğe bağlı tüketim, otomotiv, savunma hisseleri haftayı ağır kayıplarla kapattı.
Jeopolitik riskle beslenen enerji, kimya; döngülere karşı dirençli kamu hizmetleri, sağlık, temel tüketim pozitif ayrışmaya devam ediyor. Bu sayede S&P ve Nasdaq endekslerinde zirveye göre geri çekilme korkutucu boyutta değil. Buna karşın çip, hafıza, bulut altyapısı hisselerinde %30-%50 arasındaki kayıp, yapay zekâ temasının ayı piyasasına girdiğini gösteriyor.
Ara dönem seçimleri sonrası ABD’nin İran’ı vuracağı beklentisiyle Brent petrol haftayı 118 doların biraz altında bitirdi. Vadeli piyasalar, petrol fiyatlarının haziran ayında 100 dolar civarına kademeli olarak indiği, ağır ağır sönümlenen bir savaşı fiyatlıyor.
Enerji fiyatlarındaki yükselişe rağmen ECB, Fed, BoJ ekim toplantılarında bekle ve gör politikasını sürdürdü. Piyasalar önümüzdeki dönemde %80’e yakın ihtimalle üç bankanın da 25 baz puan faiz artırmasını bekliyor.
Yapay zekâ teması ile doğrudan veya dolaylı hiçbir ilişkimiz olmamasına rağmen Borsa İstanbul küresel satış dalgasından sert etkileniyor. MSCI Türkiye günlük %4, aylık %10 kayıpla EMEA bölgesinde en çok değer kaybedenler arasında yer alıyor. Sene başındaki kazancını fazlasıyla geri veren endeks dolar bazında 2025 Aralık ayında gördüğü dip seviyelerde.
Satışlar dalga boyunu büyütüyor
Küresel risk iştahında bozulma, ABD ara seçimleri sonrası İran’ın yeniden vurulması endişesi, yatırım fonlarının tasfiyesi, kurumsal yatırımcı tabanının zayıflığı Borsa İstanbul’un gelişmekte olan ülkelere göre daha sert değer kaybetmesine yol açıyor. Küresel satışa kredili yakalanan oyuncuların teminat tamamlamak için yaptığı satışlar dalga boyunu büyütüyor.
Yaşanan gelişmeler, döviz kuru, enflasyon, faiz patikası ile ilgili tahminleri değiştirir mi? Bu soruların cevabı enerji fiyatlarının nerede dengeleneceğine ve ne kadar rezerv kaybedeceğimize bağlı olarak belirlenecek.
Petrol fiyatlarının 2027 ortalamasında 95 dolar civarında dengelendiği, rezerv kaybının 10-20 milyar dolar ile sınırlı kaldığı kötünün iyisi senaryoda, mevcut dezenflasyon politikası asgari hasarla yoluna devam eder. Ekonomideki yavaşlama enerji şokunun ikincil etkilerini sınırlar.
Merkez Bankası muhtemelen aralık ayından başlayarak 100 baz puanlık adımlarla faiz indirim döngüsünü başlatır. Otomatik pilota bağlı bir indirim döngüsü beklemiyoruz. Merkez Bankası dışsal şokun şiddetine bağlı olarak adım boyunu ve zamanlamasını ayarlayacak.
Alış için fırsat penceresi
Türk Lirası’nda kalan yatırımcıların vadeyi ne kadar uzattıklarına, ne kadar kredi riski aldıklarına bağlı olarak %10-%15 dolar bazlı getiri kazanacağını tahmin ediyoruz. Hisse senedi piyasasındaki geri çekilmenin alış için fırsat penceresi yarattığına inanıyoruz. Ama oynaklık çok yüksek olacak.
Orta Doğu veya Ukrayna’da barış, beklentinin (%2,4) altında gelen ekim ayı enflasyonu, Merkez Bankası’nın güvercin sinyali piyasayı hareketlendirecek potansiyel katalizör adayları. Söz konusu gelişmeler yaşanmazsa hayatta kalmak için kaldıraçlı pozisyonların sınırlanması ve likit varlık taşınmasında fayda var.