Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi’nin Türkiye ziyaretinde, 28 Temmuz’da imzalanan 5 anlaşmadan biri Kalkınma Yoluyla ilgiliydi. Irak ulaştırma bakanının kameralar önünde, imza töreninde açıkça İran’ı referans göstererek “sorun çıkarması” projenin ekonomik, siyasi rasyonelitenin ötesinde bir anlam taşıdığını göstermesi açısından diplomasi derslerinde dosya konusu olarak incelenebilecek bir örnekti. Irak Başbakanı’nın sert müdahalesiyle imza atıldı. İçinde “petrol karşılığı inşa” var ama detaylar bilinmiyordu.
Kalkınma Yolu uzun süredir gündemde. Hatta Körfez ülkelerinin katılımıyla inşasına yönelik bir deneme yapıldı, mesafe alınamadı. Şimdi yeni bir konjonktür, yeni bir model var. Projede ciddi bir hızlanma görülüyor. Hızlanmanın bölgedeki siyasi gerilimlerle, ittifaklarla hatta Türkiye’deki “Süreç” ile ilişkilendirmek için delil yok ama tümüyle ilgisiz demek de mümkün değil.
Bölge yeniden yapılanırken Kalkınma Yolu’nun inşasında da mesafe alındığı anlaşılıyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu, önceden anonslanmamış olmasına karşılık, gün içinde NTV televizyonuna açıklama yaptı, yeni detaylar verdi. “Proje bitseydi Hürmüz Boğazı gündem olmazdı. Dolayısıyla bize alternatif güzergahlar lazım. Normal zamanda bile alternatif güzergahlarımızın olması lazım. Bu anlamda Kalkınma Yolu’nu hayata geçirdiğimizde Hürmüz bypass ediliyor olacaktır” sözleri, proje bağlamında önümüzdeki günlerde yeni gelişmeler olabileceğini akla getirdi.
■ Fon kurulacak, Türk şirketleri inşa edecek, Türkiye içinde de 500 km demiryolu yapımı-iyileştirmesi gerekli Önemli bilgilerden biri önceliğin demiryoluna verileceği. Uraloğlu, demiryolu ile sadece Körfez değil, Çin’den Avrupa ve Londra’ya kadar ulaşımda yaklaşık 14 gün ile mevcutların içinde en kısa güzergahın ortaya çıkacağını söyledi.
■ Irak tarafındaki inşa için başka bir finansman modeli düşünülmüyor, Türkiye tarafı için AB ile görüşülüyor.
Bir başka önemli detay, imzalanan belgede biraz belirsizlik taşımasına karşılık Irak tarafının inşaat maliyetini petrol karşılığı ödemeyi tamamiyle kabul ettiği bilgisi oldu. Bakan’a göre Türkiye zaten demiryolu inşasında çok büyük müteahhitlik şirketlerine sahip. Irak içindeki yaklaşık 1200 km. demiryolunu Türk şirketleri yapacak, Bir fon kurulacak ve gelirler bu fona aktarılıp, müteahhitlerin ödemesi yapılacak.
Bakan Uraloğlu, Türkiye içinde de yaklaşık 500 km demiryolu inşası-iyileştirmesine ihtiyaç olduğunu açıkladı. Bunun finansmanı için AB kuruluşlarıyla görüşüldüğünü ve onların da finansman sağlamaya istekli olduğunu söyledi.
Peki maliyet ne kadar? Bakan Uraloğlu sadece Irak içindeki bölüm için “15-20 milyar dolar” ifadesini kullandı. Elbette tahmin aralığının 5 milyar dolar farkla söylenmesi, çalışmaların çok ilerlemediği şeklinde yorumlamak mümkün!
