Insha Ventures, 2020 yılında Albaraka Türk ve Albaraka Portföy’e ait bir girişim sermayesi fonu tarafından kuruldu. Türkiye’nin ilk FinTech girişim kurucusu olarak dijital bankacılık, açık bankacılık, regülasyon teknolojileri (RegTech) ve ödeme sistemleri gibi farklı alanlarda birçok kurum, KOBİ ve kişinin hayatını kolaylaştırmayı hedefliyor.
Insha Ventures Genel Müdürü Hasan Sami Bayansar, “Fin- Tech’lerin fikir aşamasından yatırım aşamasına kadar tüm süreçlerinde etkin rol alan Insha Ventures, sonuç odaklı, kaliteli ve kullanıcı deneyimini ön planda tutan FinTech’lerin ülkemize ve yurt dışı pazarlarına hizmet vermesine aracılık etmeyi amaçlıyor” diyor.
Unicorn statüsüne ulaşan teknolojilerin ortaya çıkacağına inancım tam
Insha Ventures Genel Müdürü Hasan Sami Bayansar ile Türkiye’de FinTech sektörünün gelişimini konuştuk.
“Türkiye’de FinTech sektörü, son yıllarda hızla büyüdü ve önemli ilerlemeler kaydetti. Bu gelişim, dijitalleşmenin de itici gücüyle, yüksek internet penetrasyonu ve mobil kullanım oranları gibi faktörlerle desteklendi. Öte yandan yasal düzenlemeler ve teşvikler de FinTech sektörünün büyümesine katkı sağladı. Finans sektörü, teknolojiyle buluştuğunda pratik ve çözüm odaklı girişimlerle belli bir seviyenin üstüne çıktığını ispatladı. Bu seviyeyi sergileyecek alanlar daha da yaygınlaştırılmalı. Sektör oyuncularının yatırımcılarla bir araya gelerek FinTech’leri buluşturan modeller üzerine yoğunlaşmaları sonucunda, global ölçekte büyüyen ve unicorn statüsüne ulaşan teknolojilerin ortaya çıkacağına inancım tam.”
FinTech sektörünün e-ticaretteki payı artıyor
“E-ticaretin hızla geliştiği bu dönemde FinTech sektörünün e-ticaretteki payı da, her geçen gün artıyor. Özellikle online ödeme sistemleri, dijital cüzdanlar, sanal POS gibi FinTech çözümleri, e-ticaret platformları üzerinde yaygın olarak kullanılıyor. Bu çözümler, müşterilerin güvenli ve hızlı bir şekilde ödemelerini gerçekleştirebilmelerini sağlıyor ve e-ticaretin büyümesine katkıda bulunuyor. Dünya pazarlarına baktığımızda, Türk FinTech sektörünün giderek daha önemli bir konuma geldiğini gözlemliyoruz. Özellikle dijital ödeme sistemleri, mobil bankacılık uygulamaları ve yatırım platformları gibi alanlarda Türk FinTech şirketlerinin önemli inovasyonlar yaptığı söylenebilir. Türkiye’nin coğrafi konumu, genç ve teknolojiye açık nüfusu, hızla büyüyen e-ticaret sektörü ve dijitalleşme trendleri, Türk FinTech sektörüne büyük fırsatlar sunuyor. Ancak, uluslararası düzeydeki rekabet de göz önünde bulundurulduğunda Türk FinTech sektörünün henüz gelişmekte olan bir konumda olduğunu söyleyebiliriz.”
BANKALARLA FINTECH’LERİN BİRLİKTE HAREKET DEĞİŞİM SÜRECİNİ BERABERİNDE GETİRDİ
“Bankalarla FinTech’lerin birlikte hareket etmesi olumlu bir gelişim ve değişim sürecini beraberinde getirdi. Birçok banka, finansal teknolojilere odaklı iştirak şirketler kurmaya ya da çeşitli finansal teknolojilere yatırım yapmaya başladı. Öte yandan bazı bankalar kendi dijital ürünlerini ve hizmetlerini geliştirirken, bazıları da FinTech şirketleriyle iş birliği yaparak veya onları satın alarak dijital yeteneklerini artırıyor. Özellikle açık bankacılığın yakın gelecekte yeni ve yenilikçi FinTech şirketlerinin ortaya çıkmasını teşvik edecek, rekabeti artıracak ve müşterilere daha geniş bir hizmet yelpazesi sunacağını öngörüyoruz. Teknolojinin hızla ilerlemesiyle birlikte, FinTech sektöründe inovatif ve yenilikçi ürünlerle karşımıza çıkıyor. Öte yandan İstanbul Finans ve Teknoloji Üssü’nün açılması, Milli Fintek Strateji Belgesi’nin çıkacak olması, ödemeler alanındaki merkezileşme, bankacılıkta değişen alışkanlıklar ve düzenleme deney alanlarının genişletilmesi gibi gelişmeler sektörü daha ileriye taşıyacak. Özellikle servis bankacılığı modeli uygulamalarıyla da banka ve FinTech iş birliklerinin önümüzdeki günlerde daha çok konuşulacağını ve paylaşımcı sürdürülebilir finansa yön vereceğini düşünüyoruz.”
Finansal işlemlerde en önemli faktör güvenlik
“Günümüzde finansal işlemlerde en önemli faktör güvenlik. Güvenlik protokolleri, veri şifreleme teknolojileri, kimlik doğrulama yöntemleri gibi önlemler ödeme sistemlerinin güvenilirliğini artırırken sektörün taleplerine de karşılık veriyor. Hız, kolaylık, mobil uyumluluk ve uluslararası işlemlere olan yatkınlık ise diğer önemli talepler olarak göze çarpıyor.”
