1 Mayıs 1977’de Taksim Meydanı’ndaki 1 Mayıs kutlamalarında açılan ateş sonucu 40’ın üzerinde kişinin hayatını kaybetmesi üzerinden 49 yıl geçti. Katliamın ardından 1980’den itibaren Taksim’de 1 Mayıs etkinlikleri işçilere kapatıldı. Uzun süre sadece siyasi partiler ve sendikaların temsilcilerinin Taksim Anıtına çelenk bırakmasına izin verildi. 2009 yılında 1 Mayıs’ın bayram olarak ilan edilmesiyle birlikte meydan kitlesel kutlamalara açıldı. 2013 yılına kadar yüzbinlerin katıldığı etkinliklerde herhangi bir olay yaşanmadı. Ancak 2013 yılından itibaren Taksim Projesi kapsamında meydan tekrar işçilere ve kutlamalara kapatıldı. O tarihten bu yana geçmişte olduğu gibi 1 Mayıs’larda sadece siyasi parti temsilcileriyle, sendika yöneticileri çelenk bırakabildiler. Katliamın 49’uncu yılı da benzer görüntülere sahne olacak.
Nitekim daha dünden itibaren Taksim Meydanının etrafına bariyerler konuldu. Taksim Cumhuriyet Anıtı yanı sıra Gezi Parkı’nın çevresi de yine bariyerlerle kapatıldı. Bugün ise Taksim Meydanı ve buraya çıkan bütün yıllar araç ve yaya trafiğine kapatılacak. Yani Ankara’da yeni bir adım atılmaması sebebiyle bu yıl da İşçi sınıfı için sembolik önemi Taksim Meydanı bu 1 Mayıs’ı da işçisiz geçirecek.
TGC'den İçişleri Bakanlığına çağrı
Türkiye Gazetecileri Cemiyeti Yönetim Kurulu, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü etkinliklerini takip edecek gazetecilerin çalışma ve can güvenliklerinin sağlanması amacıyla İçişleri Bakanlığı’na çağrıda bulundu. Açıklamada şu görüşlere yer verildi: “1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü, demokratik toplumlarda basın ve düşünceyi ifade özgürlüğü açısından en önemli günlerden biridir. Emek örgütlerinin etkinliklerini takip ederken gazeteciler, halkın haber alma hakkının güvencesi olarak kamusal bir sorumluluk üstlenmektedir. Anayasa’nın basın ve düşünceyi ifade özgürlüğünü güvence altına alan hükümleri uyarınca gazetecilerin haber takibi sırasında çalışma ve can güvenliklerinin korunması devletin temel yükümlülükleri arasındadır. Basın özgürlüğünün etkin biçimde kullanılabilmesi ancak gazetecilerin herhangi bir baskı, engelleme, fiziksel müdahale ya da özgürlüklerinden yoksun bırakılma riskiyle karşılaşmadan görev yapabilmelerine bağlıdır. Geçmiş yıllarda 1 Mayıs etkinliklerini izleyen çok sayıda gazetecinin haksız gözaltı, fiziksel müdahale, ekipmanlarına zarar verilmesi ve haber takibinin engellenmesi gibi uygulamalarla karşı karşıya kaldığını biliyoruz. Bu tür müdahaleler yalnızca gazetecilerin değil, toplumun haber alma hakkını ve demokratik kamu düzenini de zedelemektedir. Türkiye Gazetecileri Cemiyeti olarak; İçişleri Bakanlığı’ndan 1 Mayıs’ta tüm illerdeki etkinlikleri izleyecek gazetecilerin görevlerini özgürce yerine getirebilmesi için çalışma güvenliklerinin sağlanmasını, haber takibinin engellenmemesini ve hukuka aykırı gözaltı uygulamalarından kaçınılmasını talep ediyoruz. Tüm basın emekçilerinin ve yurttaşlarımızın 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kutluyoruz.”
