GAZETEMİZİN Adana Temsilcisi ve Sigorta Editörü Selçuk Altun’la birlikte Allianz Türkiye CEO’su Tolga Gürkan’la görüşmeye giderken 25 Mart 2019 tarihli yazıma baktım:
- Geleceğimizi görmek isteyen Türkiye’deki şirketimizi incelesin…
Allianz Grubu, 2015-2016 döneminde çalışma ve hizmet süreçlerini iyileştirmek üzere strateji belirlemişti:
- Stratejik dönüşüm odaklarımız çeviklik, yalınlık, verimlilik ve dijitalleşme olacak…
Yeni stratejinin hızlı hayata geçirilmesi konusunda iki ülkedeki Allianz şirketleri öne çıkmıştı:
- Türkiye ve Fransa…
Allianz Türkiye ekibi, yeni strateji için kolları sıvamıştı:
- Çeviklik hedefimizin temeli, çalışma sisteminde işbirliğini artırmak, müşteriye çağın hızına uygun hizmet yatıyor.
Yalınlık için şu yaklaşım benimsenmişti:
- Verimlilik, eleman çıkarmak ve bütçeleri kısmak demek değil. Hep birlikte verimli alanlar bulunacak. Masraftan değil israftan kaçınılacak.
Çeviklikten beklenti şöyle özetlenmişti:
- Hiyerarşiden arınmış, daha yalın, daha hızlı ve verimli, uçtan uca sorumluluğu benimsemiş bir şirket yapısı.
Verimlilik için de yol haritası şöyle çizilmişti:
- Teknoloji ve insan kaynağına yatırım kesilmeyecek. Herkesin Allianz’ı kendi işyeri gibi görmesi sağlanacak.
Allianz Türkiye CEO’su Tolga Gürkan, Mart 2019’daki sohbetimiz sırasında ulaştıkları noktayı Grup CEO’su Oliver Bate’nin 77 ülkedeki yöneticilere verdiği şu mesajla ortaya koymuştu:
- Allianz Grubu’nun geleceğini görmek isteyen Türkiye’yi incelesin.
Selçuk Altun’la birlikte Allianz Türkiye’nin İstanbul’daki merkezinde sohbet ettiğimiz Tolga Gürkan, söze faizlerin düşüş trendine girişine yaklaşımıyla girdi:
- Faizlerin düşmeye başlaması bizim açımızdan iyi haber. Çünkü, gerçek sigortacılık ortaya çıkabiliyor.
Konuyu biraz daha açtı:
- Toplanan primleri başta faiz geliri olmak üzere yatırımda değerlendirip kârlılık sağlamak mümkün. Bu yöntem, bizim global çizgimize uygun değil. Bizim için önemli olan yatırımdan kazanmak değil, “teknik kârlılık”tır.
Ardından ekledi:
- Yani, primlerden oluşan kaynağı yatırımda değerlendirerek sağlanan ek katkıya güvenmek istemiyoruz. Biz, sürdürülebilir sigortacılık istiyoruz.
Sektörün kârlılık durumuna işaret etti:
- Aslında sektörümüz teknik olarak zararda. Teknik zararın farklı nedenleri var. Rekabet de arasında yer alıyor.
Fiyatlamanın doğru yapılması, risk seçiminin de doğru olması gerektiğinin altını çizdi:
- Faiz gibi yatırım gelirleri sektördeki oyuncuların kolaya kaçmasına yol açmamalı.
Allianz Türkiye’ye döndü:
- Bizim için 2025’te teknik kârlılık söz konusu.
Grubun Türkiye’ye uzun vadeli baktığını vurguladı:
- Son 7 yılda Allianz Grubu içinde ölçeğimiz 3 katına çıktı. Bunda kur katkısı da var ama aynı zamanda büyüme de sağladık.
Allianz Türkiye’nin prim hacminin 3.5 milyar Euro dolayında olduğunu kaydetti:
- 3 yıl sonra prim hacmimizin 5.5 milyar Euro’ya ulaşmasını öngörüyoruz.
Allianz Türkiye’nin Allianz Grubu içindeki yerini merak ettik, paylaştı:
- Rahatlıkla ilk 10’da yer alıyor olmalıyız. En hızlı yükselen biziz. Yerimiz daha da yukarıda olabilir.
Son 7 yıldaki büyümenin organik olduğunu vurgulayınca, şirket satın alma konusuna nasıl yaklaştıklarını sorduk, şu yanıtı verdi:
- Sektördeki fırsatlara her zaman bakıyoruz… Allianz Grubu, Türkiye’nin potansiyeline çok inanıyor. Aynı zamanda duygusal bağ da var. O nedenle her türlü yatırım fırsatına çok açığız.
Allianz Türkiye’nin 7 yıllık performansı, Grubun Global CEO’sunun 77 ülkedeki yöneticilerine, “Geleceğimizi görmek isteyen Türkiye’ye baksın” mesajının ötesine geçildiğini ortaya koyuyor…
Sağlık, kasko gibi bir ürün değil, sınırları iyi çizilmeli ‘ömür boyu’na bakılmalı
ALLIANZ Türkiye CEO’su Tolga Gürkan, Allianz Grubu’nda bulunduğu pazarda tüm branşlarda dominant pozisyonda olan ender şirketler arasında yer aldıklarını belirtti:
- Sağlıkta da açık ara dominant pozisyondayız.
Özel sağlık sigortasının kasko gibi bir ürün olmadığının altını çizdi:
- Sınırlarının iyi çizilmesi, ömür boyu garantiye uzanabilecek yolcuğa dikkat edilmesi gerekiyor.
“Ömür boyu” konusu üzerinde özellikle durdu:
- Özel sağlık sigortasını 20’nci yılın sonunda en çok ihtiyaç duyacağınız dönemde muhatap olduğunuz şirketin yerini koruyup koruyamayacağı, yabancıysa Türkiye’den çıkıp gitmemesi, zora girmemesi önemli.
Yaşanan olumsuz örnekler olduğuna dikkat çekti:
- Çok büyük bir kurum iken ülkeden çıkmak zorunda kalan, çıkmayı tercih eden, giderken portföyünü devreden şirketler oldu.
Özel sağlık sigortası müşterisinin daha bilinci olduğunu kaydetti:
- Tamamlayıcı sağlık sigortası en çok büyüyen alan oldu. Çünkü, daha erişilebilir bir segment. Orada rekabet de çok yoğun. Tamamlayıcı sağlık sigortası tarafında da “ömür boyu yenileme garantisi”ne ulaşılacağı günleri de düşünerek seçim yapmak gerekiyor.
Özel sağlık sigortası ücretlerinde ‘medikal enflasyon’ etkisi var
ALLIANZ Türkiye CEO’su Tolga Gürkan’a özel sağlık sigortası prim artış oranlarının yüksekliği konusundaki şikayetleri aktardık, nedenlerini anlattı:
- Bu konudaki şikayetlere bire bir bakıyorum. Bir kere “medikal enflasyon”, ülkemizdeki enflasyon düzeyi ile aynı değil. Daha yüksek seyrediyor.
Sektörün “Sağlık sigortası ücretimiz yüzde 100, yüzde 200 arttı” gibi şikayetlere de muhatap olduğunu kaydetti:
- Böylesi yüksek oranlar, “hasarsızlık indirimi”nin sona erdiği durumlarda yaşanıyor. Sigortalı, birkaç yıl üst üste “hasarsızlık indirimi”nden yararlanıyor. Sonra büyük bir operasyon geçiriyor. İndirimi sona eriyor, üstüne normal artış da gelince oran büyüyor.
IT’ye 200 milyon dolar yatırdık, provizyonda 100 milyon geride bıraktık
ALLIANZ Türkiye CEO’su Tolga Gürkan, kısa süre önce 100 milyonuncu provizyonu verdiklerini belirtti:
- Ortalama her bir sigortalımızın yılda 7-8 civarında provizyon işlemi gerçekleşiyor. Bizim 2.5 milyondan fazla sigortalımız var.
SGK’dan sonra en büyük sağlık sigortacısı olduklarını bildirdi:
- En yakın rakibimizin 4 katı kadar sigortalımız var. Bunların işlem hacmini bir düşünün. Hizmet beklentisi müthiş. Bunun için çok iyi bir “IT” altyapısına ihtiyaç var. Provizyon işlemini çok hızlı gerçekleştirmek gerekiyor.
Sigorta sektörünün veri açısından çok zengin olduğunun altını çizdi:
- Yaptığımız yatırımlarla verileri bir anlamda tekilleştirdik. “Yapay zeka”yı performans yönetimi, risk yönetimi, fiyatlama, hasar yönetimi gibi alanlarda kullanıyoruz. Riski doğru hesaplayıp doğru adımlar atıyoruz. Hasar tarafında da öyle yapıyoruz.
IT’de 500’e yakın personelin çalıştığını kaydetti:
- IT altyapısına bugüne kadar yaptığımız yatırım 200 milyon doları da aştı. Yazılım geliştirmede “yapay zeka” ile yolculuğa çıkıyoruz. Globalde bu alanda örnek gösteriliyoruz.
Ardından ekledi:
- Allıanz Grubu’nda “IT cost rasyosu” (bilişim maliyeti rasyosu) en düşük şirketlerden biriyiz. “Cost rasyosu” açısından kuzey yıldızıyız.
Allianz Türkiye’nin istihdamının 2 bin 500 düzeyinde olduğunu vurguladı:
- 1000 kişi satış tarafında görev yapıyor. IT’deki 500 kişi de toplam kadro içinde yer alıyor.
Şu mesajla noktayı koydu:
- İşimizi “endüstriyel” yapmaya çalışıyoruz.
