AYHAN Köksal, 3 yıl önce dünya madeni yağ devi Castrol’ün 85 ülkeyi kapsayan Ortadoğu, Türkiye ve Afrika (META) CEO’su olarak atandığında İstanbul da bu bölgenin yönetim merkezi seçildi.
Castrol, aynı günlerde META bölgesinin gruptaki “küresel öncelik” seviyesini de yükseltti. Daha önce yine İstanbul’dan yönetilen “Castrol TUCA” Genel Müdürlüğü görevini yürüten Ayhan Köksal, gelişmekte olan pazarları merkezine alan bu bölgesel yapılanmayla birlikte META’nın “müşteri odaklılığı güçlendirmek ve daha hızlı yanıt verebilmek için” yeni yönetim anlayışıyla tasarlanmasına öncülük etti.
Köksal, 85 ülkeyi yöneten konuma yükselince, Türkiye’nin bölgedeki rolü de adım adım arttı:
- Türkiye, bir laboratuvar gibi. Birçok şeyi Türkiye’de geliştiriyoruz. Buradan tüm dünyaya ihraç ediyoruz.
Türkiye’den Castrol’ün başka ülkelerdeki şirketlerine, global merkezine insan kaynağı ihraç etmesinin yanına başka roller de eklendi:
- Örneğin müşterilere teklif paketleri, inovasyon gibi birçok şeyi Hindistan’a gönderdik. Hindistan pazarında çok ciddi karşılık gördü. Avustralya’ya, ABD’ye gönderilen teklif paketleri oldu. Oralardan İstanbul’a işi öğrenmek için gelenler var.
Danışmanları Taçnur Aydın ve Eray Kınay organize etti, geçenlerde Hakan Güldağ, Şeref Oğuz, Mete Belovacıklı ve Servet Yıldırım’la birlikte Ayhan Köksal ve Castrol TUCA Genel Müdürü Nilay Tatlısöz’le buluştuk.
Ayhan Köksal, Türkiye dahil yönettiği 85 ülke penceresinden şu değerlendirmeyi yaptı:
- Türkiye, Castrol’ün operasyonel açıdan en güçlü ülkelerinden biri. Pazarlama, satış, müşteriye sunulan farklı enstrümanlar, finansal enstrümanlar, dijital enstrümanlar, birçok alanda yenilikler Türkiye’de geliştiriliyor. Sonra tüm dünyaya yayılıyor.
Bunun Türkiye’deki insan kaynaklarına dayandığını vurguladı:
- Türk insanı çalışkan, sorumluluk duygusu çok yüksek. Bir işi üstlendiği zaman onunla yatıp onunla kalkıyor. Olmadığı zaman uykuları kaçıyor. Başka kültürlerde bu çok fazla yok. Risk yönetimini çok iyi biliyoruz.
Türkiye’de çok dinamik ve hızlı değişen iş ortamına değindi:
- Ekonomik ve piyasa koşullarının hızlı değişebildiği bu ortamda çalışmak, yöneticilerin farklı senaryolara hızlı uyum sağlama ve çözüm üretme becerisini ciddi şekilde geliştiriyor.
Türkiye’nin 85 ülkenin bağlı olduğu META bölgesinin merkezi seçilmesi sürecini de anlattı:
- Türkiye’deki iş yapış tarzıyla sağlanan büyüme trendi, bu bölgeyi açtı. Yani, bundan 10-12 sene önce Türkiye’ye sadece Azerbaycan ve Gürcistan bağlıydı. 85 ülkenin buraya bağlanması son 10-12 senenin başarısıdır.
Türkiye’nin insan kaynağı açısından dünyada çok pozitif ayrıştığının altını çizdi:
- Yetenek ve yetkinlik anlamında ülkemizdeki insan kaynağı dünyada ayrışıyor. Potansiyelimiz var ve onunla sonuç alabiliyoruz.
Castrol’ün global büyüklüğü üzerinde durdu:
- 150’den fazla ülkede faaliyet gösteriyor. 7 global teknoloji merkezi var. 200 milyonu aşan temas noktasında müşterileriyle buluşuyor.
Küresel ölçekte BP’nin Castrol’deki yüzde 65’lik hissesini Stonepeak’e satmak üzere anlaştığına dikkat çekti:
- Bu gelişmeyi Castrol’ün daha bağımsız bir sahiplik modeliyle büyüme potansiyelini daha güçlü şekilde ortaya koyması açısından önemli bir fırsat görüyoruz. Yapılan anlaşma kapsamında Castrol’ün toplam değeri 10.1 milyar dolar olarak belirlendi.
Dünya madeni yağ devi Castrol’ün Türkiye’yi, 3 yıl önce 85 ülkenin bağlı olduğu META’nın merkezi seçmesi, bölgeyi Ayhan Köksal’a emanet etmesi, uzun süren ekonomik sıkıntı ortamında moral etkisi yaratıyor…
Türkiye’de geliştirilen yeniliklerin Castrol dünyasına bir anlamda ihraç edilmesi, “moral çıtası”nı daha da yukarı taşıyor…

Türkiye, en fazla yatırım yapılan ilk 4 ülke arasında yer alıyor
CASTROL TUCA Genel Müdürü Nilay Tatlısöz, grubun Türkiye’de 1965 yılından beri faaliyet gösterdiğini belirtti:
- Türkiye, Castrol’ün uzun soluklu yatırım yaptığı pazarlardan biri. Gemlik’teki fabrikamızdan 30’a yakın ülkeye ihracat yapıyoruz. Yani, bizim için önemli bir ihracat üssü.
Castrol’ün Gemlik fabrikasının Avrupa’daki 8 üretim tesisinden biri olduğunu kaydetti:
- 64 yıldır faaliyette olan Gemlik’teki tesislerimize son 3 yılda 20 milyon dolarlık yatırım yaptık. Üretim kapasitesi 95 milyon litreden 135 milyon litreye çıktı. 2030 yılına kadar kapasite 160 milyon litreye ulaşacak.
Türkiye’de pazara sunulan ürünlerin yüzde 90’ının Gemlik’teki fabrikada üretildiğinin altını çizdi:
- Türkiye, Castrol’ün ABD, Çin ve Hindistan’la birlikte en fazla yatırım yaptığı 4 stratejik pazardan biri. Bunun arkasında Türkiye’nin hem iç pazarda hem de bölgesel ölçekte stratejik bir üretim ve lojistik merkezi olma potansiyeli yatıyor.
Her yıl 5-6 milyon dolarlık yatırım yapıldığını vurgulayıp, Türkiye’den globale aktarılan uygulama örneklerinden birine değindi:
- Bizim ağır vasıta ticari yağlarımızla ilgili ve bundan 15 yıl öncesine dayanan bir uygulamamız var. “Filozof” adlı bu uygulama daha sonra Hindistan için önemli bir model oldu.
Castrol Türkiye’de toplam 300 kişinin çalıştığını bildirdi:
- Çalışanlarımın yüzde 45’ini kadınlar oluşturuyor…
Elektrikli araçlar madeni yağ üretimi için tehdit mi?
CASTROL TUCA Genel Müdürü Nilay Tatlısöz, madeni yağ sektörü için elektrikli araçların tehdit gibi görülebileceğini vurguladı:
- Biz konuya farklı açıdan bakıyoruz. Burada kendimize başka iş alanları açıyoruz. Yani fırsat olarak değerlendiriyoruz.
Elektrikli araçlarla hibrit araçların geleneksel içten yanmalı motorlardan çok farklı teknik ihtiyaçlar ortaya koyduğunu belirtti:
- Elektrikli araçlarla birlikte Castrol, “sıvı mühendisliği”ne yöneldi. Yeni nesi çözümler üzerinde çalışılıyor ve geliştiriliyor. Nitekim Çin’de üretilen her 4 elektrikli aracın 3’ü fabrikadan Castrol sıvıları ile çıkıyor.
Elektrikli araçların öne çıkmasına rağmen içten yanmalı motor teknolojisi ile üretilen araçların pazardaki büyümesinin de sürdüğünü kaydetti:
- İçten yanmalı motorlu araçların büyümesi dünyada çok hızlı seyrediyor. Bu trendin 2040 yılına kadar sürmesi bekleniyor.
Veri merkezleri için ‘soğutma sıvısı’ geliştirdi
CASTROL Ortadoğu, Türkiye ve Afrika Bölgesi (META) CEO’su Ayhan Köksal, elektrikli araçlar için geliştirdikleri “soğutma sıvısı” için önemli adreslerden birinin de veri merkezleri olduğunu belirtti:
- Veri merkezlerinde soğutma çok önemli. Elektrikli araçlar için yapısında kimyasal bazı sıvıların olduğu, koruyucu unsurların bulunduğu ürün geliştirdik. Benzer ürün veri merkezlerinde de kullanılabiliyor.
Yapay zekanın da devreye girmesiyle veri merkezlerinin enerji tüketiminin daha da arttığını vurguladı:
- Castrol’ün geliştirdiği soğutma sıvısı, veri merkezinde enerji tüketimini yüzde 60 aşağı çekebiliyor. Veri merkezleri bugüne kadar konvansiyonel yöntemlerle, havayla soğutuluyordu.
Soğutma sıvısının veri merkezlerinde kullanımını şöyle özetledi:
- Veri merkezlerindeki server’ların anakartları ve çipleri sıvıya daldırılıyor. Yani, anakartlar ve çipler bir anlamda soğutma sıvısının içinde yüzüyor. Doğrudan soğutuluyor.
