ÜNİVERSİTEDE sosyoloji öğrenimi gören Bekir Topuz, 1983 yılında Konya’da otomotiv yedek parçası üretimine başlayan şirkete 1989 yılında dahil olduğunda rotayı endüstriyel mutfak sektörüne kırdı.
Şirket o günlerde “Ersöz Mutfak Makineleri” adıyla sebze doğrama ve hamur yoğurma makineleri üretimiyle sektöre giriş yaptı. Ardından buzdolabı, bulaşık makineleri ve pişiricilerle ürün gamını genişletti.
2005 yılında Empero markasını bünyesine kattı, endüstriyel mutfakta daha güçlü adımlarla yol alabilen noktaya ulaştı.
Empero Group Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Topuz’la İstanbul Bayrampaşa’daki 5 bin metrekarelik show room’da buluştuk. Hem Empero’nun öyküsünü, hem de sektördeki gelişmeleri konuştuk.
Bekir Topuz, Konya’daki fabrikalarının 60 bin metrekare alanda kurulu olduğunu belirtti:
- 700’ü aşkın çalışma arkadaşımızla bir restoranın, otelin tüm mutfak eşyalarını bizden temin edeceği çeşit ve düzeyde üretim yapıyoruz. Ürettiğimiz ürün yelpazesi 3 bini buluyor.
Showroom’u gezerken ürün çeşitliliği konusundaki iddiasına bir kez daha vurgu yaptı:
- Bir otel veya restoran işletmeye ilk başlayacağı zaman sıfırdan her şeyini buradan temin edebilir. Bizi dünyadaki rakiplerimizden ayıran en önemli özelliğimiz, 3 bini aşkın ürünü kendi bünyemizde üretme gücümüz ve kabiliyetimiz.
Şu noktanın altını çizdi:
- Bizdeki bu çeşitlilik müşteriye zaman kazandırıyor. 3 bin farklı ürünü 5-6 ayrı adresten temin etmek otel veya restoran sahibinin 3 gününü alabilir. Bizde tüm ürünler tek noktada olduğu için seçme işi 5 saatte çözülebiliyor. Ayrıca servis ve montajda da zaman kazanılıyor.
Bayrampaşa’daki büyük showroom’u 2018 yılında açtıklarını bildirip, ürünlerden örnekler gösterdi:
- Paslanmaz çelikten üretilen hazırlık, kafeterya, bulaşıkhane, pişirme, soğutma ekipmanları, raf sistemleri, sahra ve mobil mutfak çözümleri…
Yurt içinde ve yurt dışında bayilik modeliyle yol aldıklarını kaydetti:
- Yurt içinde 300 bayi ile çalışıyoruz. 90 ülkede de bayilik sistemiyle pazarlama yapıyoruz. Toplamda 600’e yakın bayi ve satış noktasında yerimizi almış bulunuyoruz. Biz ürünlerimizi bayilere veriyoruz. Otel ve restoranlara satışı onlar gerçekleştiriyor.
2024 yılı ihracatlarının 33 milyon dolar düzeyinde olduğunu aktardı:
- 2025’i de 35 milyon dolar ihracatla tamamladık. Üretimimizin yüzde 60’ını ihraç ediyoruz. Ortadoğu pazarında ciddi kayıplar yaşandı. Oradan doğan açığı ABD pazarıyla kapattık.
ABD pazarına girişin çok meşakkatli olduğunun altını çizdi:
- ABD pazarına girebilmek için 1 milyon dolarlık sertifikasyon harcaması yaptık. Testler için fabrikamızda 400 bin dolara laboratuvar kurduk. ABD’de Çin mallarıyla rekabet yerine önde gelen markaların muadillerini üreterek başarı sağladık.
Avrupa pazarına işaret etti:
- Avrupa pazarına en çok sattığımız ürünler arasında pizza fırını yer alıyor. Pizzanın ana vatanı İtalya, fırınını bizden alıyor.
Kilo başına ihracat gelirlerini sordum, sektörün ortalamasını paylaştı:
- Sektörümüzün kilo başına ihracat geliri 9-11 dolar civarında seyrediyor. Türkiye’nin ortalama kilo başına ihracat gelirinin 1.5 dolar olduğu dikkate alınırsa, sektörümüzün yarattığı katma değer daha iyi anlaşılır.
Maliyetlerdeki değişimi irdeledi:
- Eskiden maliyet hesabında ham maddeyi, ara malını (paslanmaz çelik, motor vb.) ilk sıraya yazardık. İşçiliğin maliyetteki payı yüzde 20 dolayındaydı. Şimdi işçilik, maliyet içinde yüzde 35’e dayandı. En büyük gider kalemi haline geldi.
Birçok sektörde üretim temposunun düştüğünü dikkate alarak Empero’daki durumu merak ettim, yanıtladı:
- Fabrikamız şu an tam kapasite çalışıyor. Renovasyona giren oteller, restoranlardaki doluluk bizim için iç pazarı canlı tutuyor. Biz iç pazarda 2025’te yüzde 15 büyüdük.
Bekir Topuz’un 37 yıl önce endüstriyel mutfak eşyaları üretimine dönüştürdüğü, 2005 yılında Empero markasını devreye aldığı grup, yelpazesindeki ürün sayısını 3 binin üstüne çıkarıp fark yarattı…
İtalya’ya pizza fırını satarak, ABD dahil 90 ülkeye ihracat yaparak 35 milyon doları yakaladı…
Endüstriyel mutfakla dünyada ilk 10’dayız
ENDÜSTRİYEL Mutfak, Çamaşırhane, Servis ve İkram Ekipmanları Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TUSİD) Başkanlığını da yürüten Empero Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Topuz, sektörün büyüklüğü ile ilgili şu bilgiyi paylaştı:
- Dünyada endüstriyel mutfak sektörü olarak yüzde 2.16 pay alıyoruz. Dünyada ülke olarak ilk 10’da, 9’uncu sırada bulunuyoruz.
Endüstriyel mutfak, tencere, tava, kaşık, çatal da dahil 5.7 milyar dolarlık ihracat gerçekleştiğini belirtti:
- Sektörümüz 2.4 milyar dolar düzeyinde dış ticaret fazlası veriyor.
Yeri gelmişken sektörün yaşadığı bir sıkıntı üzerinde durdu:
- Paslanmaz çelik ithalatındaki vergiler bizim maliyetlerimizi yukarı çekiyor. Ek vergilerle birlikte toplam oran yüzde 16 düzeyinde. Bu durumda ton başına maliyetimiz 300-500 dolar dolayında artıyor.
3 çocuğu ile kol kola çalışıyor
EMPERO Group Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Topuz, Bayrampaşa’daki 5 bin metrekarelik showroom turunun ardından oğlu Ali Topuz’u tanıştırdı:
- Ali, Empero Group’ta yönetim kurulu başkan yardımcısı. İstanbul’da ihracatın başında bulunuyor.
Diğer oğlu Coşkun Topuz’un da yönetim kurulu üyesi olduğunu belirtti:
- Coşkun, Konya’da üretimin başında görev yapıyor.
Kızım Tuğba Topuz Gürel’in de şirkette görev yaptığını bildirdi:
- Kızım Tuğba da Konya’da şirketimizin finans bölümünü yönetiyor.
Mahir’i Osmanbey’de kapıda ikna ettim
THE Wings Hotels Yönetim Kurulu Başkanı Server Alparslan, kendi otel grubunu kurma hazırlıkları sırasında yolu İstanbul Osmanbey’deki Mahir Lokantası’na düştü.
Lokantanın önündeki kuyruk dikkatini çekti, sıraya girip yemeğini yedi. Kaburgacı Selim’in oğlu olduğunu öğrendiği Mahir’in mutfağını beğenince çıkarken kapıda elini uzattı, teklifini yaptı:
- Beyoğlu’nda bir otel açma hazırlığımız var. Gel orada bir restoran aç, sizinle işbirliği yapalım.
Mahir Şef, Server Alparslan’ın ısrarlı teklifini kabul etti, Beyoğlu’nda açtığı The Wings Hotels’in girişinde yerini aldı.
PwC Türkiye Ülke Kıdemli Ortağı Cenk Ulu ile birlikte geçenlerde Beyoğlu’ndaki The Wings Hotels’e uğradık. Server Alparslan, Mahir’in önündeki kuyruğu gösterdi, hikayesini anlattı. Ardından oteli gezdirirken bina ile ilgili bilgi verdi:
- Burası 1876’da İngilizler tarafından telgraf binası olarak kullanılmış. Daha önce bu binayı devralanlar, 4 yıl kadar çaba harcamış. Biz 24 ayda bu binayı otele dönüştürdük. 54 oda ile hizmet veriyoruz.
Karaköy’deki The Wings Hotel’i şöyle tarif etti:
- Denizbank’ın eski genel müdürlük binasıydı. 20 odalı otele dönüştürdük.
Ankara’ya uzandı:
- Ankara’da Çukurcuma’daki Ruslar’ın eski çamaşırhanesi olarak binayı otele dönüştürdük.
Alparslan, yönünü Kapadokya’ya döndü:
- The Wings’i butik otel markası olarak konumladık. Önümüzde Kapadokya’da da bir otel açma hedefimiz var. Uygun yer araştırıyoruz.