MANAVGAT doğumlu Hatice Öz, Hacettepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesini, yine Manavgatlı eşi İbrahim Öz de Hacettepe Tıp Fakültesi’ni bitirdikten sonra mesleklerini icra etmek üzere Ankara’dan Antalya’ya döndü. Hatice Öz, ilk eczanesini 1995 yılında Kumköy’de açtı.
Eczane, bugün cirosu 8 milyar lirayı bulan Lokman Group’un temellerini oluşturdu. Hatice-İbrahim Öz çifti, eczaneden edindikleri deneyimi 12 yıl sonra 2007 yılında ecza depoculuğuna taşıdı, işleri büyüttü. Öz çifti, ecza deposu alanına girdiğinde şu nokta üzerinde durdu:
- Eczacılık mesleğinin özü, doğru ürünü güvenle ulaştırarak şifaya katkı sağlamaktır. Ecza depoculuğu sağlık sisteminin kesintisiz işlemesini sağlıyor ve sağlık sisteminin vazgeçilmez omurgaları arasında yer alıyor.
Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi olan Lokman Group Yönetim Kurulu Başkanı Hatice Öz, geçenlerde İstanbul’a yolu düştüğünde Mete Belovacıklı ile birlikte buluşup öyküsünü dinledik. Önce Lokman Group’un amiral gemisi konumundaki Lokman Ecza Deposu’ndan söze girdi:
- Türkiye’de “çevrim içi satış yapan ecza deposu” olarak öne çıktık. Geniş ıtriyat ürün çeşitliliğine sahibiz. 31 bini aşkın ürünü teknoloji şirketimiz “Ledbim”in geliştirdiği dijital altyapı sayesinde Türkiye genelinde 28 bin eczaneye erişme kapasitemiz var.
Online siparişlerin tek merkezden yönetildiğini vurguladı:
- Siparişten depolamaya, reyon yönetiminden sevkiyata kadar tüm süreçler otomasyon sistemiyle yönetiliyor. Bu sistem bize Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu onaylı geniş portföyle eczaneler için güvenilir tedarik altyapısı sunuyor.
Ardından ekledi:
- Eczacılıkla başlayan yolculukta bugün ilaç, sağlık, sağlık turizmi, tarım, teknoloji ve “B2B” dijital ticaret alanlarında faaliyet gösteren çok yönlü bir yapıya dönüştük. Türkiye, İngiltere, Almanya ve KKTC’de konumlanan şirketlerimizle iş modellerimizi geliştiriyoruz.
Lokman Group’un verilerini paylaştı:
- 2024 yılında 7 milyon dolar ihracatımız vardı. 2025’te 8 milyon dolara yükselttik. Bu yıl ihracat hedefimizi 10 milyon dolara çıkardık.
- 2025 yılında yüzde 50’nin üzerinde büyüdük, 8 milyar lira ciroya ulaştık. Bu yıl 11 milyar lira düzeyinde ciroya ulaşacağımızı öngörüyoruz.
- Her yıl net kârımızın yaklaşık yüzde 5’ini Ar-Ge yatırımlarımıza ayırıyoruz.
Hatice Öz, 2026 yılı planlarını ortaya koydu:
- Yeni nesil ecza depoculuğu modelimizi yaygınlaştırmayı, sağlık turizmindeki uzmanlığımızı derinleştirmeyi ve teknoloji odaklı hizmetlerimizi küresel ölçekte büyütmeyi amaçlıyoruz.
Büyük oğlu Taha Öz’ün başında bulunduğu, geliştirdiği teknoloji şirketi Ledbim üzerinde durdu:
- Ledbim, grubumuzun tüm dijital altyapı ve yazılım geliştirme ihtiyaçlarını karşılayan bir venture stüdyo olarak hizmet veriyor.
Sonra “Medoper”e geçti:
- Lokman Group olarak sağlık turizmi yetki belgeli ihtisas turizmi acentemiz Medoper ve Avrupa ağırlıklı diş tedavi hizmetleri veren bağlantı klinikleriyle faaliyet gösteriyoruz. Medoper ile her yıl 12 farklı ülkeden Türkiye’ye hasta getiriyoruz.
Ortanca oğlu Ata Öz’ün yoğunlaştığı tarım tarafına işaret etti:
- Elara Tarım markasıyla teknoloji ve sürdürülebilirlik odaklı üretim yapıyoruz. Şu anda Antalya’da 60, Afyon Sandıklı’da ise 22 bin metrekare olmak üzere 82 bin metrekarelik arazide böğürtlen, ahududu, çilek ve fren üzümü üretiyoruz. Üretim 260 tonu buluyor.
Tarımda büyüme planları yaptıklarını kaydetti:
- Bu yıl tarımda üretim alanlarımızın büyüklüğünün 300 dönümü aşmasını planlıyoruz.
Hatice Öz, 1995 yılında eczaneyle temelini attığı Lokman Group’u eşi İbrahim Öz, oğulları Taha ve Ata Öz’le kol kola girip, yelpazesini ilaç ve sağlıktan teknoloji ve tarıma doğru genişletti…
Bu yıl 11 milyar liralık ciroya ulaşmayı hedefleyen grup, teknoloji ve tarıma daha da odaklanacak gibi görünüyor…
Ledbim’le başladı ‘Ördek’, ‘Terapizone’ Ve ‘Wise’ı da ekledi
LOKMAN Group Yönetim Kurulu Başkanı Hatice Öz, büyük oğlu Taha Öz’ün başında bulunduğu teknoloji tarafında nesnelerin interneti ile öne çıkan Ledbim’in ardından başka adımların da geldiğini bildirdi:
- Biz teknolojiye dışarıdan bakmak yerine, onu sahadaki ihtiyaçlara göre geliştiriyoruz. Çünkü, problemi doğrudan deneyimlemiş olmak, teknoloji üretiminde en kritik farkı yaratıyor. Nitekim Ledbim, önce kendi operasyonumuzda ortaya çıkan ihtiyaçları çözmek için kuruldu.
Ledbim’in farklı sektörlere hizmet verebilen ve ihracat yapan bir teknoloji şirketi haline geldiğini vurgulayıp şu örnekleri aktardı:
- Ledbim: Lokman Group’un kendi teknolojisini üreten ve sistemlerini sürekli geliştiren bütünleşmiş yapısının temelini oluşturuyor.
- Pazartane: Ledbim tarafından geliştirilen çözümler arasında yer alıyor. Eczanelere özel pazaryeri entegrasyonu sağlıyor.
- Ördek: Ledbim, “B2B” araç ve eşleşme platformunu “Ördek” adıyla devreye aldı.
- Terapizone: Ledbim’in online psikolojik destek uygulaması “Terapizone” adıyla hizmet veriyor.
- Wise: Ledbim, depo yönetimi sistemi “Wise” devrede bulunuyor.
- Datasonik: Ledbim’in IoT tabanlı ısı ve nem ölçüm cihazı.
- FarmaB: Eczanelere özel pazaryeri girişimi. OTC, ıtriyat, dermokozmetik, medikal ürün kategorilerinde 10 binden fazla eczacıya ulaşıyor.
Ortanca oğlum tarımı kendisi istedi, takım elbiseyle sera geziyor
LOKMAN Group Yönetim Kurulu Başkanı Hatice Öz, tarıma 1.5 yıl önce girdiklerini belirtti:
- Türkiye’nin tarımda ayrıştırıcı rol oynayacağını düşünüyoruz. Teknoloji ağırlıklı tarımla öne çıkmak mümkün.
Gençlerin tarıma özendirilmesi gerektiğini vurguladı:
- Ortanca oğlum Ata Öz, tarımla ilgilenmeyi kendisi istedi. Takım elbise ile sera geziyor.
Tarımda teknolojiye ağırlık vermenin sağladığı avantajı şöyle özetledi:
- Maliyetler yüzde 60 azalıyor. Verimlilik 2-3 kata kadar artabiliyor.
Antalya tarımının çok güçlü olduğunu ama aynı zamanda risklerin yaşandığının altını çizdi:
- Yağışlarda seraların zarar görmesi, riski her defasında ortaya koyuyor. Yani, tarım sadece üretim değil, risk yönetimi ve tekonoloji meselesi.
Kontrollü üretim, kapalı sistemler ve veri odaklı tarım uygulamalarının riskleri minimize etmek açısından kritik önem taşıdığını irdeledi:
- Ela Tarım’da da bu anlayışla hareket ediyoruz. Üretimi tamamen ölçülebilir, izlenebilir ve kontrol edilebilir sistemlerle yönetiyoruz. Böylece sürdürülebilir, kaliteli ve standart üretim yapabilmeyi hedefliyoruz.
Sağlık turizminde hasta başına gelir 15 bin dolara kadar çıkabiliyor
LOKMAN Group Yönetim Kurulu Başkanı Hatice Öz, sağlık turizminin önemi üzerinde durdu:
- Sağlık turizmi, turist başına gelir açısından çok daha yüksek bir katma değer yaratıyor. Hasta başına gelir 10-15 bin dolara kadar çıkabiliyor.
Antalya’nın sağlık altyapısı ve coğrafi konumuna dikkat çekti:
- Biz de bu alanda hem uluslararası hasta akışı hem de hizmet kalitesi tarafında güçlü bir yapı kurmaya odaklanıyoruz. Sağlık turizmini Türkiye’nin marka değerini artıran stratejik bir alan olarak görüyoruz.
Türkiye’nin sağlık turizminde hem maliyet avantajı hem de hizmet kalitesi açısından küresel ölçekte rekabetçi konumda olduğunun altını çizdi:
- Özellikle Avrupa pazarına yakınlık, hızlı hizmet sunumu ve güçlü sağlık altyapısı bu alandaki büyümeyi destekliyor.
Sağlık turizminin “iyi yaşam, uzun yaşam ve yaşlı bakımını” da kapsayan çok geniş ekosistem olduğunu kaydetti:
- Bugün sadece medikal dışı bu alanın dahi dünya genelinde 50 milyar dolarlık bir büyüklüğe ulaştığı görülüyor. Bu pazarın 2037 yılına kadar 253 milyar dolar seviyesine çıkması bekleniyor.
