TÜRKİYE-Avrupa İş Konseyleri Koordinatör Başkanlığını da üstlenen Türkiye-Almanya İş Konseyi Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ, oluşturduğu “DEİK AB İletişim Grubu”na 18 Ocak 2026’da bir mesaj gönderdi:
■ DEİK bünyesindeki 153 iş konseyinin başkan ve yönetim kurulu seçimi tamamlandı. Avrupa İş Konseyi Başkanlıklarına da iş dünyası ve bürokrasiden önemli isimler seçildi. Seçilen başkan ve yönetim kurulu üyelerinin AB projemize inanmaları çok önemliydi.
Seçilen başkanların isimlerini sıraladıktan sonra, mesajını şöyle sürdürdü:
■ 26 Ocak’ta tüm Avrupa ülkeleri iş konseyi başkanları ile toplanıp 2026 programımızı belirleyeceğiz. 31 Ocak 2026 günü DEİK Başkanı Nail Olpak ve 26 Avrupa ülkesi İş Konseyi başkanlarının imzasıyla Financial Times’ta AB’ye çağrımızı içeren bir ilan yayınlayacağız.
FT’de yayınladıkları tam sayfa ilanın adresini şöyle anlattı:
■Ursula von der Leyen’e yazdığımız mektup aynı gün Brüksel’e de gitmiş olacak.
Mehmet Ali Yalçındağ, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak’la birlikte dün bir sohbet toplantısı düzenleyip AB’ye mesajlarını ve FT’de yayınladıkları ilanı paylaştı. Yalçındağ, sohbete şöyle girdi:
■Dünyanın yeni bir Avrupa’ya ihtiyacı var. Bu yeni Avrupa’yı birlikte inşa edelim.
Financial Times’ta yayınladıkları ilan ve Brüksel’e gönderdikleri mektupla iş dünyasının Türkiye’nin AB’ye tam üyeliğine verdiği desteği, ortak projelerdeki potansiyeli, somut işbirliği alanlarını açık şekilde ortaya koyduklarını bildirdi:
■ Bugün AB, Türkiye’nin en büyük ticaret ortağı; Türkiye ise AB’nin 5’inci büyük ticaret ortağı. Yatırımlar, turizm, finansal hareketler ve sermaye akımları gibi tüm göstergeler, Avrupa’nın Türkiye açısından ne kadar merkezi bir yerde olduğunu açıkça gösteriyor.
Küresel güç dengelerinin hızla değiştiğini kaydetti:
■ Avrupa, ABD ve Çin merkezli askeri, finansal ve teknolojik güç dengelerinde son yıllarda zayıflayan konumunu tekrardan güçlendirmek için atılımlar içinde. Jeopolitika artık yalnızca diplomasiyi değil, doğrudan iş dünyasını etkiliyor.
Yapay zeka ve ileri teknolojilerin ekonomileri baştan aşağı yeniden şekillendirdiğine işaret etti:
■ Böyle bir ortamda Avrupa’nın stratejik bütünlüğünü güçlendirmesi ve yakın çevresiyle daha derin entegrasyona yönelmesi açık zorunluluk haline geldi. Bu noktada Türkiye, Avrupa’nın karşı karşıya olduğu küresel meydan okumalar için vazgeçilmez ortak olarak öne çıkıyor.
Türkiye’nin sanayide Avrupa değer zincirinin ayrılmaz parçası olduğunu irdeledi:
■ Türkiye, otomotivden makineye, tekstilden elektroniğe kadar birçok sektörde üretim gücü sağlıyor. Yenilenebilir enerji, güneş, rüzgar ve yeşil hidrojen alanlarında Avrupa’nın hedeflerine hızlandıracak ölçekte kapasiteye sahip.
Savunma alanında Türkiye’nin aynı zamanda üretici ve geliştirici bir aktör olduğuna vurgu yaptı:
■ NATO’nun en büyük ikinci ordusuna sahip Türkiye, savunma sanayinde önemli kapasite inşa etti. Avrupa, savunma harcamasını artırarak Türkiye’nin geldiği noktaya ulaşmayı hedefliyor. Avrupa, savunma sanayi atılımını ancak Türkiye ile ortaklıkla hızlı hayata geçirir.
Enerjide Türkiye’nin sadece geçiş noktası olmadığı üzerinde durdu:
■ AB, 2027’den itibaren Rus gazını tümüyle bırakmayı planlıyor. Alternatif enerji koridorlarına erişimde Türkiye ile AB arasında kurulacak işbirlikleri daha kritik hale geliyor. Türkiye, kritik hammadde ve ileri üretim için Avrupa’nın tedarik ortaklığını temsil ediyor.
Çağrılarını yeniden net şekilde ortaya koydu:
■ Türkiye, Avrupa’nın geleceğinin ayrılmaz bir parçasıdır.
2026’nın söylemlerin aksiyona dönüştüğü yıl olmasını hedeflediklerini vurguladı:
■ Odağımızı Avrupa ile entegrasyon sürecine yöneltiyoruz. Avrupa’nın Türkiye’yi dışlayarak ekonomik ve stratejik özerklik kurabileceğine inanmıyoruz.
Paradigma değişikliği öneriyoruz
AVRUPA Birliği (AB) ülkeleriyle karşılıklı kurulmuş olan 26 İş Konseyi Başkanı ve DEİK Başkanı Nail Olpak’ın imzasını taşıyan mektup, şu isimlere hitaben kaleme alınıp gönderildi:
■ Avrupa Parlamentosu Başkanı Roberta Metsola
■ Avrupa Birliği Konseyi Başkanı Antonio Costa
■ Avrupa Komisyonu Başkanı Ursıla von der Leyen
Mektupta özetle şu mesajlar yer aldı:
■ Her iki tarafça ele alınması gereken mevcut sorunların farkındayız. Yine de dünyanın karşı karşıya olduğu çalkantılar göz önüne alındığında, Türkiye’nin AB’ye katılım sürecindeki mevcut durgunluk döngüsünü kırmak acil hale gelmiştir.
■ Türkiye-AB ilişkilerinde saygıyla bir paradigma değişikliği öneriyoruz. Zaman, gelişmiş diyalog, Türk toplumunun dinamizmi ve AB’nin dönüştürücü gücü, katılım sürecini şekillendirebilir ve mevcut zorlukların çözümüne yönelik yapıcı bir yolu teşvik edebilir.
■ Etkili bir AB, sadece Türkiye dahil Avrupa ulusları için değil, aynı zamanda ortak komşuluğumuzdaki ve daha geniş dünyadaki istikrar için de zorunludur.
■ Jeopolitik olarak parçalanmış bir dünyada Avrupa’nın rekabetçiliği, güncellenmiş bir AB-Türkiye Gümrük Birliği ile de artırılacaktır.
■ Türkiye’de faaliyet gösteren AB şirketleri de dahil olmak üzere Türk şirketleri; yatırım, inovasyon ve uzun vadeli ortaklık yoluyla daha güçlü, daha rekabetçi ve kendine daha fazla güvenen bir AB’ye katkıda bulunmaya hazırdır.
Yeni koruma duvarı başladı
DIŞ Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, Avrupa Birliği’nin (AB) Türkiye’ye karşı olumlu adımlar atmak yerine yeni koruma duvarları başlattığına işaret etti:
■ AB, sınırda karbon düzenlemesiyle yeni koruma duvarı başlattı. Üstelik kapsamı genişleyecek. Şimdi de “Made in Europe” gibi Türkiye’yi dışarıda tutma ihtimali olan bir sanayi stratejisi Avrupa’da ciddi gündem oldu.
Ardından ekledi:
■ 30 yıldır AB ile Türkiye sanayisi karşılıklı yatırımlar ve güvenilir tedarik zinciri ile birbirine etle tırnak gibi entegre oldu. 30 yıllık birikimi bir anda yok saymak akıl kârı değil, mümkün de değil.
AB’nin MERCOSUR ve Hindistan ile attığı imzaların ardından serbest ticaret anlaşması yaptığı ülke sayısının 85’e çıktığını vurguladı:
■ AB’nin Türkiye ile Gümrük Birliğini güncellemesi konusunda yapıcı, samimi ve ileriye dönük adımlar atmasının zamanı çoktan gelmiştir
■ AB’ye giden mektup ve FT’de yayınlanan ilana hangi konsey başkanları imza attı?
■ Nail Olpak: DEİK Başkanı
■ Mehmet Ali Yalçındağ: Türkiye- Avrupa İş Konseyleri Koordinatör Başkanı/Türkiye-Almanya
■ Çağlayan Çetin: Türkiye- Avusturya
■ Mehmet Mustafa Akıncılar: Türkiye-Belçika
■ Fikret İnce: Türkiye-Bulgaristan
■ Can Soyak: Türkiye-Hırvatistan
■ Ali Yüce: Türkiye-Çekya
■ Nilhan Onal Gökçetekin: Türkiye-Danimarka
■ Ahmet Firuzhan Kanatlı: Türkiye-Estonya
■ Emre Tezmen: Türkiye- Finlandiya
■ Fettah Tamince: Türkiye-Fransa
■ Adnan Polat: Türkiye- Yunanistan
■ Suat Gökhan Karakuş: Türkiye- Macaristan
■ Berna Gözbaşı: Türkiye-İzlanda
■ Lale Cander: Türkiye-İtalya
■ Serkan Kaptan: Türkiye- Letonya
■ Mehmet Küçük: Türkiye Litvanya
■ Ali Kibar: Türkiye-Lüksemburg
■ Yalçın Ayaydın: Türkiye-Malta
■ Zeki Sarıbekir: Türkiye- Hollanda
■ Hülya Gedik: Türkiye-Polonya
■ Mustafa Mertcan: Türkiye- Portekiz
■ Ömer Süsli: Türkiye-Romanya
■ Harika Güral: Türkiye-Slovakya
■ Başar Arıoğlu: Türkiye- Slovenya
■ Ebru Özdemir: Türkiye-İspanya
■ İnanç Erol: Türkiye-İsveç
