DR. HAKAN Yavuz, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezuniyetinin ardından 2002 yılında memleketi Bafra Devlet Hastanesi’nde göreve başladı. Ardından Samsun Sigorta Bölge Hastanesi’ne geçti. Bafra ve Samsun’daki çalışma dönemi 2006’ya kadar sürdü.
2006 yılında İstanbul Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde “Hemodiyaliz Hekimliği Sertifikasyon Eğitimi” aldı. Başakşehir Devlet Hastanesi’nin kuruluş aşamasında görev yaptı. Ağustos 2007’de kamudaki görevinden ayrılarak özel bir hastanenin diyaliz servisinde hemodiyaliz hekimi olarak çalışmaya başladı.
2008 yılında Özel Beylikdüzü Diyaliz Merkezi’nde Sertifikalı Diyaliz Hekimi ve Mesul Müdür oldu. 2009 yılında merkezin ortaklarından biri ayrıldı. Dr. Hakan Yavuz, Özel Beylikdüzü Diyaliz Merkezi’nde 4’üncü ortak olarak yerini aldı. Böylece diyaliz alanında girişimcilik kapısını da araladı.
Dr. Yavuz, 2012 yılından itibaren 2021 yılına kadar yeni diyaliz merkezleri satın alma süreçlerini yönetirken, yolu medikal cihazlar ticaretinde önde çıkan Fuat Akın’la kesişti. 2021 yılında kardeşi Gürkan Yavuz ve Mehmet Suat (Fuat) Akın ile birlikte AYS Group’u kurdu. Baba mesleği tarım ürünleri ticaretinden Samsun’da lisanslı depoculuğa uzanan işlere girdi.
Dr. Hakan Yavuz, kendi diyaliz merkezinin sahibi olduğunda 100 hastaya hizmet veren yapıdan 6 diyaliz merkezi ve 1600 hastaya hizmet veren bir noktaya ulaştı. 2022 yılında Almanya merkezli diyaliz hizmetleri şirketi “D.Med”in Türkiye operasyonunu satın alma görüşmelerini başlattı. 2023 yılı başında bu süreci tamamlayarak “Daviva Healthcare”i daha güçlü noktaya taşıdı.
Aynı yıl, yani 2023’te dünya devi “Fresenius”un Türkiye operasyonunu “Daviva Healthcare” çatısı altına almak üzere görüşme masasına oturdu. Bu büyük satın alma operasyonunu da 2024 yılında gerçekleştirdi.
Danışmanları Binhan Aydın planladı, Daviva Healthcare Group Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Hakan Yavuz, Başkanvekili Mehmet Suat (Fuat) Akın, Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Tarkan Dizdar’la buluştuk.
Dr. Hakan Yavuz, Daviva Healthcare Group’un öyküsünü özetledikten sonra mevcut durumu ortaya koydu:
- 19 ildeki 53 diyaliz merkezi ve 1500’e yakın personelle Türkiye’nin en büyük zinciri olduk. Avrupa’nın 3’üncü, dünyanın ise ilk 5 büyük diyaliz zinciri konumuna ulaştık.
“D.Med”in Türkiye operasyonunu satın aldıkları günlere döndü:
- Almanlar yerli bir zinciri satın alarak girmişti ülkemize. “D.Med”le 18 merkez bize geçmiş oldu.
Mehmet Suat (Fuat) Akın, “D.Med”in satın alınması sırasındaki bir ayrıntıyı paylaştı:
- Muhatabımız fon şirketi idi. Satın almanın finansmanı için İş Bankası’nın kapısını çaldık. İş Bankası yönetimi planladığımız operasyonu inceledi, “Ekonomide sıkıntılı bir süreç yaşanıyor ama sizin hikayenize kredi desteği vereceğiz” dedi.
Dr. Yavuz, 9 bini aşkın hastaya diyaliz hizmeti verdiklerini bildirdi:
- Bu hastaların 900’üne evde diyaliz hizmeti veriyoruz. Evde hizmet sayısında dünyada ilk sıradayız.
Diyaliz merkezlerine yaptıkları yatırımı merak ettim, hesapladı:
- 50 milyon Euro’yu geçti.
Diyaliz merkezi sayısını artırma hedeflerinin olmadığını kaydedip şu bilgiyi verdi:
- Diyaliz merkezi konusunda yurt dışında arayışlarımız var. İspanya’da bir girişimimiz oldu. Rakibimiz bizden daha iyi teklif verdi. İspanya, diyaliz merkezleri konusunda dünyada en iyi 3 ülkeden biri. Ayrıca, AB üyesi bir ülkeye girmek bize cazip gelmişti.
Diyaliz hizmetinden üretime doğru adım atmak üzere plan yaptıklarını aktardı:
- Ülkemizde “diyalizör” üretimi yok. İthal ediliyor. Diyaliz merkezlerimizin çoğunu yabancılardan satın aldık, bir nevi millileştirme adımı oldu. Şimdi, “diyalizör”de de ithalatı frenleyecek bir yatırım düşünüyoruz.
Mehmet Suat (Fuat) Akın, araya girdi:
- Geçen yıl Çin’in en büyük “diyalizör” üreticisiyle know how transferi konusunda sözleşme yaptık. Yapacağımız yatırımın teşvik belgesi için Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi ile de görüşüyoruz. Yer tahsisi gerçekleşirse 2027’de yatırıma başlarız.
“Diyalizör” yatırımının büyüklüğünü sordum, yanıtladı:
- 100 milyon dolara yakın yatırım söz konusu olabilir. 2027’de inşaata başlarsak 2029’da üretime geçeriz. Üretim zamanla “diyalizör”ün yanı sıra set ve iğneyi de kapsayabilir.
Dr. Hakan Yavuz, “diyalizör” yatırımı için adres arayışlarını anlattı:
- Gönlümüzden memleketim Samsun veya Tekirdağ geçiyor. Ayrıca, medikal ürünler üretimi konusunda bir “kümelenme” arayışı da var. Ona göre hareket edeceğiz.
Akın, “diyalizör” üretiminin ithal ikamesi tarafını anımsatınca Dr. Yavuz, hesap yaptı:
- 80-100 milyon dolarlık bir ithalatın frenlenmesi söz konusu olabilir…
Dr. Hakan Yavuz, Mehmet Suat (Fuat) Akın ve Dr. Tarkan Dizdar’la görüşmeye giderken, “yeni doğan çetesi” gibi bir sıkıntıları var mıdır diye arşiv taraması yaptım.
Sohbetten, dünyada diyaliz merkezinde ilk 5’e giren, büyüme başarısının “diyalizör” gibi ithal ikamesi sağlayacak üretime doğru yöneldiği bir öykü çıktı…
Diyaliz, Türkiye’de 1 milyar dolarlık bir sektör oluşturdu
ÖZEL Diyaliz Merkezleri Derneği’nin Başkanı da olan Daviva Healthcare Group Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Hakan Yavuz’a Türkiye’de böbrek hastaları için diyalize harcanan kaynağın büyüklüğünü sordum, anlattı:
- Türkiye’de yılda 10 milyon seans diyaliz gerçekleşiyor. Bunun 4 milyonu kamuya ait merkezlerde, 6 milyonu da özel diyaliz merkezlerinde gerçekleşiyor. Diyalize yılda 1 milyar dolar ödeniyor.
Türkiye’de 300’e yakın özel diyaliz merkezinin faaliyette olduğunu belirtti:
- Diyaliz işlemi yüzde 100 kamu hizmeti gibi yapılır. Fiyatı devlet belirler. Hiçbir merkez 1 lira dahi fark alamaz.
Daviva Healthcare Group’un 1 milyar dolarlık toplam işlemden aldığı payı merak ettim, hesapladı:
- Bizim 19 ildeki 53 merkezdeki diyaliz işlemleri 150 milyon doları bulur.
Kayyum ruhsata atanmıştı biz onu alıp, Avcılar’da hastaneye adım attık
DAVİVA Healthcare Group Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Hakan Yavuz’a, önceki Sağlık Bakanları’ndan Mehmet Müezzinoğlu’nun İstanbul Avcılar’daki hastanesinin satın almalarının öyküsünü sordum, anlattı:
- Diyaliz merkezi konusunda önemli bir büyüklüğe ulaştıktan sonra genel hastane tarafına da girmek istedik. Tasarruf Mevduatı Sigortası Fonu’nun (TMSF) ihalesine girip Avcılar’daki hastaneyi aldık.
Hastanenin adının “yeni doğan çetesi” soruşturmasına dahil olmasının kendilerini endişelendirip endişelendirmediğini merak ettim, şu yanıtı verdi:
- Rahmetli babam, “Kaça alıp sattığınızdan daha önemlisi kimden alıp kime sattığınızdır” derdi. TMSF, Avcılar’daki hastanenin ruhsatına kayyum olarak atanmıştı. Dolayısıyla biz “temiz yapı” almış olduk.
Avcılar’daki hastane binasının Mehmet Müezzinoğlu’na ait olduğunu kaydetti:
- Biz sayın Müezzinoğlu’nun bina kiracısı olduk.
Avcılar’daki hastanenin kendilerine maliyetini ortaya koydu:
- Biz TMSF’den 600 milyon lira artı KDV, 720 milyon liraya aldık. 10 milyon dolarlık da ek yatırım yaptık. 16 Haziran 2026’da açılış için tanıtımımız olacak.
Daha sonra bir hastane de Çorlu’da satın aldıklarını vurguladı:
- Çorlu’daki hastaneyi de 571 milyon lira artı KDV ödeyerek aldık. O hastaneyi de 1 Eylül 2026’da yeni haliyle hizmete açacağız.
Daviva Healthcare Group Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Tarkan Dizdar araya girdi:
- Hastane konusunda İstanbul’da daha merkezi yerlerde arayışlarımız var. Daha büyük hastane düşünüyoruz. Ancak, büyümeyi kontrollü yapacağız.
