DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Hasan Karal, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan'ın, halka açık şirketlerin toplam piyasa değerinin son iki ayda 479 milyar dolardan 306 milyar dolara gerilediğini ve kaybın 173 milyar doları aştığını belirten açıklamasının ardından, yaşanan değer kaybının büyüklüğünü Türkiye'nin 2027 yılı bütçesiyle karşılaştırdı.
Karal, yaklaşık 8 trilyon 640 milyar liraya karşılık gelen bu tutarın, Türkiye'nin 2027 yılı toplam bütçesinin yüzde 31.7'sine, diğer bir ifadeyle yaklaşık dört aylık bütçe harcamasına denk geldiğine dikkat çekti. 173 milyar doların vatandaşların gelirleri üzerinden de değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Karal, 2026 yılı ücret ve aylıklarını esas alarak yaptığı karşılaştırmada, “Bugün net asgari ücret 28 bin 75 lira, en düşük emekli aylığı ise 23 bin 552 lira. 173 milyar doların Türk lirası karşılığıyla 25.6 milyon kişiye tam 12 ay boyunca net asgari ücret tutarında ödeme yapılabilir. Aynı büyüklükteki bir tutarla 30.6 milyon emekliye bir yıl boyunca en düşük emekli aylığı kadar ödeme yapılabilir” dedi.
2027 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi'nde öngörülen kaynaklar üzerinden yaptığı hesaplamaları da paylaşan Karal, “173 milyar dolar, Türkiye'nin 2027 yılı toplam bütçesinin yüzde 31.7'sine karşılık geliyor. Bu rakam, 2027 yılı için üniversiteler dahil toplam eğitim bütçesinin 2.3 katı, Millî Eğitim Bakanlığı bütçesinin 3.5 katı, merkezî yönetim bütçesinden sağlık hizmetlerine ayrılan kaynağın 4 katı büyüklüğünde. Sosyal yardım ve destekler için ayrılan bütçenin 6.4 katı, tarıma yönelik toplam kaynak ve teşviklerin ise 6.6 katı kadar bir tutardan söz ediyoruz. 173 milyar dolar, 2027 yılında deprem hasarlarının giderilmesi ve afetlere karşı dayanıklılık için ayrılan bütçenin 1.2 katı. Dar gelirli vatandaşlarımızın konuta erişimini desteklemek amacıyla ayrılan sosyal konut finansman desteğinin 34.6 katı. Çiftçilerimize ayrılan tarımsal destek programları bütçesinin 36.8 katı, tarımsal sulama yatırımları için ayrılan kaynağın 49.6 katı. Yeni doğan çocuklarımız ve aileleri için ayrılan doğum yardımları bütçesinin ise tam 102.8 katı. Bunların her biri, devletimizin bir yıl boyunca milyonlarca vatandaşımıza hizmet sunmak için ayırdığı kaynaklar. Yalnızca iki aylık piyasa değeri kaybının bu bütçe kalemleriyle karşılaştırılabilecek büyüklüğe ulaşması son derece dikkat çekicidir. Yatırımcının güvenini, vatandaşın birikimini, şirketlerimizin değerini korumak zorundayız. Böylesine büyük bir piyasa değeri kaybının nedenleri bütün yönleriyle ortaya konulmalı, sorumlular hakkında gerekli işlemler yapılmalıdır” dedi.
Son kullanım tarihi geçen kanser ilaçları piyasaya sürüldü
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, son kullanma tarihi geçmiş kanser ilaçlarının ambalaj ve kutularının değiştirilerek yeniden piyasaya sürülmesi, yurt içinde ve yurt dışında satışa sunulmasına yönelik suç faaliyetleri mercek altına alındı. Adalet Bakanı Akın Gürlek, soruşturma kapsamında yürütülen teknik takip, araştırma ve incelemeler sonucunda 3’ü kamu görevlisi olmak üzere 24 şüpheli, 4 şirket ve 5 iş yeri tespit edildiğini duyurdu. Yapılan mali incelemelerde, şüpheli kişi ve şirketlerin toplam işlem hacminin yaklaşık 650 milyon TL olduğu, söz konusu para hareketlerinin beyan edilen ticari faaliyetlerle uyumsuzluk gösterdiğini belirten Bakan Gürlek, “elde edilen bulgular doğrultusunda İstanbul merkezli 11 ilde, 24 şüpheli ve 5 iş yerine yönelik eş zamanlı operasyon düzenlenmiştir. Operasyon kapsamında 22 şüpheli gözaltına alınmış, 2 şüpheli hakkında yakalama çalışmaları devam etmektedir Suçtan elde edildiği değerlendirilen taşınır ve taşınmazlar ile banka hesaplarına el konulmuştur” bilgisini paylaştı.
Hakan Fidan milletvekillerini bilgilendirecek
Geçen hafta TBMM Dışişleri Komisyonu’nda görüşülerek kabul edilen Mekke Anlaşması’nın Genel Kurul görüşmeleri bekleniyor. Anlaşmanın Genel Kurul’da yapılacak görüşmelerinden önce Hükümet adına Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın, milletvekillerini bilgilendirmesi planlanıyor. Muhalefet partilerinin karşı çıktığı anlaşma ile ilgili merak edilenleri Dışişleri Hakan Fidan yanıtlayacak. Mekke Ortak Savunma Antlaşması, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında 7 Ağustos 2026'da imzalanmış güvenlik ve savunma kapsamında taraf devletler, birine yönelik herhangi bir saldırganlık eylemini antlaşma taraflarının her birine yönelik bir eylem olarak değerlendirmeyi taahhüt ediyor.
