HİLAL SÖNMEZ/KAYSERİ
Koku ve kozmetik sektöründe faaliyet gösteren Auran Kozmetik, üretim kapasitesini artırmak ve yeni pazarlara açılmak amacıyla yatırımlarını sürdürüyor. 2022 yılında Kayseri’de kurulan şirket, Kayseri Mimar Sinan Organize Sanayi Bölgesi’ndeki üretim tesisi, Erciyes Teknopark’taki Ar-Ge yapılanması ve İstanbul’daki satış ofisiyle faaliyet gösteriyor.
Şirket, parfüm, vücut ve saç spreyleri, kolonya, oda ve çamaşır spreylerinin yanı sıra, çubuklu oda kokuları, uyku ve yastık spreyleri, esansiyel koku yağları, uçucu ve sabit yağlar, hidrosoller, roll-on, masaj yağları ve bitkisel içerikli kozmetik ürünleri de geliştiriyor.
Yeni hatlarla kapasiteyi 21 milyon adede çıkaracak
Auran Kozmetik CEO’su Abdullah Karataş, üretim altyapısını artan talebe paralel olarak geliştirdiklerini belirterek, 2026 yılındaki en önemli yatırımlarının yaklaşık 30 milyon TL tutarındaki yeni makine yatırımı olduğunu söyledi.
Yatırım kapsamında üretim altyapılarına yapay zekâ destekli yeni hatlar dahil ettiklerini aktaran Karataş, “Bu yatırımla yalnızca üretim hacmini artırmayı değil, süreçleri daha verimli hale getirmeyi, farklı ürün grupları arasında daha hızlı geçiş sağlayabilmeyi ve yüksek hacimli siparişlere daha kısa sürede yanıt verebilmeyi hedefliyoruz” dedi.
Yeni yatırımlarla birlikte tek vardiyada yıllık 7 milyon, üç vardiyada ise 21 milyon adet üretim kapasitesine ulaşmayı hedeflediklerini ifade eden Karataş, yatırımın yalnızca mevcut talebe yönelik olmadığını, şirketin önümüzdeki yıllardaki büyüme planlarının da altyapısını oluşturduğunu kaydetti.

Ar-Ge yapılanmasını güçlendirdi
Şirketin büyüme stratejisinde Ar-Ge çalışmalarının da önemli bir yer tuttuğunu belirten Karataş, 2024 yılında Erciyes Teknopark’taki Ar-Ge yapılanmasını faaliyete geçirdiklerini söyledi. Burada yeni ürün geliştirme, formülasyon, hammadde ve üretim süreçlerinin iyileştirilmesine yönelik çalışmalar yürüttüklerini aktaran Karataş, Türkiye’de yetişen aromatik bitkilerin ve yerli hammaddelerin kozmetik sektöründe daha yüksek katma değerle değerlendirilmesini önemsediklerini vurguladı.
Karataş, yerli kaynak kullanımını artırabilecek ve ithalata bağımlılığı azaltabilecek ürünler geliştirmenin orta ve uzun vadeli Ar-Ge hedefleri arasında bulunduğunu belirterek, verimlilik tarafında ise otomasyon ve yapay zekâ destekli sistemlerden yararlanarak üretim planlamasını güçlendirmeyi hedeflediklerini dile getirdi.
Avrupa, Balkanlar ve Orta Doğu'ya odaklandı
2026’yı üretim altyapısını güçlendirdikleri, satış kanallarını çeşitlendirdikleri ve pazardaki erişimlerini artırdıkları bir büyüme yılı olarak planladıklarını söyleyen Karataş, e-ticaretin güçlü oldukları alanlardan biri olduğunu ancak büyümeyi yalnızca online kanallarla sınırlamadıklarını ifade etti.
Kozmetik zincirleri, marketler ve farklı perakende noktalarında yaygınlıklarını artırmaya yönelik çalışmalar yürüttüklerini belirten Karataş, mağazalaşma tarafında da yeni adımlar attıklarını söyledi. Şirketin yurt dışı hedeflerinde ise Avrupa, Balkanlar ve Orta Doğu öne çıkıyor. Bu bölgelerde distribütörlük görüşmeleri gerçekleştirdiklerini aktaran Karataş, yurt dışında yeni satış kanallarının oluşturulmasının 2026 gündemlerinin önemli başlıklarından biri olduğunu kaydetti.

“Auran’ı uluslararası pazarlarda rekabet eden Türk markası yapmak istiyoruz”
Orta vadede kapasite kullanım oranlarını yükseltmeyi ve yurt dışı satışların toplam gelirler içerisindeki payını artırmayı hedeflediklerini ifade eden Karataş, uzun vadede ise yalnızca nihai ürün geliştiren değil, hammadde ve formülasyon tarafında da katma değer yaratan bir yapı oluşturmak istediklerini söyledi. Türkiye’nin aromatik ve tıbbi bitki çeşitliliğinin önemli bir potansiyel taşıdığına dikkat çeken Karataş, bu kaynakların parfümeri ve kozmetik sektöründe daha yüksek ekonomik değere dönüştürülmesi gerektiğini belirtti. Karataş, “Hedefimiz, güçlü üretim ve Ar-Ge altyapısıyla Auran’ı uluslararası pazarlarda rekabet eden bir Türk koku ve kozmetik markası haline getirmek” dedi.
Şirketin kendisini sektörde farklılaştıran unsurlardan birinin tüketici eğilimlerini hızlı okuyabilme kabiliyeti olduğunu belirten Karataş, e-ticaret deneyimleri sayesinde ürün, kategori ve koku tercihlerindeki değişimleri yakından takip ettiklerini ve bu verileri ürün geliştirme süreçlerine aktardıklarını söyledi. Ürün geliştirme hızının da önemli bir avantaj sağladığını dile getiren Karataş, Ar-Ge, üretim, satış ve pazarlama ekiplerinin yakın çalışmasının değişen tüketici beklentilerine ve yeni trendlere daha hızlı yanıt vermelerine imkân tanıdığını ifade etti.