TÜİK'in şubat verilerine göre inşaat maliyet endeksi, aylık yüzde 1,51, yıllık yüzde 25,72 arttı.
Geçen yıl toplam 56,5 milyar lira net satış yapan OYAK Çimento'nun 8,8 milyar lira net kâr elde ettiği bildirildi. OYAK Çimento Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Eralp Tunçsoy, "Etkin maliyet yönetimimiz ve verimlilik odaklı stratejimiz sayesinde sektörde yine en yüksek kar marjını yakalayarak liderliğimizi perçinledik." açıklaması yaptı.
THBB'nin “Hazır Beton Endeksi” raporuna göre, ocak ayında tüm endeksler yeniden zayıflama eğilimine girdi. Yıllık bazda faaliyet ve beklenti göstergeleri olumlu bir tabloya işaret etmekle birlikte bu dönemde faaliyet endeksinde ciddi bir düşüş meydana geldi. Raporu değerlendiren THBB Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Işık, “Tüm endeksler, geçen yılın büyük bölümünde eşik değerin altında dalgalı bir seyir izledikten sonra, yılın son çeyreğinde eşik değere doğru sınırlı bir toparlanma eğilimi göstermiş, ancak 2026 Ocak ayında bu toparlanma yerini yeniden zayıflamaya bırakmıştır." ifadelerini kullandı.
TÜİK'in şubat verilerine göre, güven endeksi hizmet sektöründe aynı kalırken perakende ticaret sektöründe yüzde 2,9 arttı, inşaat sektöründe ise yüzde 2,1 azaldı.
TÜİK'in aralık verilerine göre inşaat üretim endeksi, yıllık bazda yüzde 7,5 arttı.
Türkiye İMSAD'ın paylaştığı "Deprem Riski Altında Yaşam Bilinci Araştırması"na göre, Türkiye'de bugün toplumun yaklaşık üçte biri, 1999 yılı ve öncesinde inşa edilmiş binalarda yaşamını sürdürüyor. Aynı zamanda her 10 haneden yaklaşık 4'ü kiracı konumunda. Araştırmada, bu tablonun yapı güvenliği ve bireysel hazırlığın yalnızca teknik değil, aynı zamanda sosyal boyutları da olan bir mesele olduğunu gösterdiği belirtildi.
TÜİK verilerine göre inşaat maliyet endeksi aralıkta aylık yüzde 1,17, yıllık yüzde 24,5 artış gösterdi.
İMSİFED, gayrimenkul satışlarında gerçek değer beyanının ekonomik istikrar açısından kritik olduğuna dikkat çekti. İMSİFED Başkanı Şeref Demir, tapu işlemlerinde gerçeği yansıtmayan bedellerin piyasa verilerini bozduğunu ve yatırım kararları açısından belirsizlik yarattığını söyledi.
Ukrayna’nın yeniden inşa sürecinde sahada en güçlü aktör konumuna gelen Türk müteahhitleri, düşük maliyet ve yüksek kapasite avantajıyla ihalelerde öne çıkıyor. Ancak Avrupalı firmalar, kendi hükümetleri üzerinden ‘finansmanı biz sağlıyorsak işi de biz yapalım’ baskısı kurarak süreci siyasi zemine taşımaya çalışıyor.