Tekstilde sipariş ve kapasite kaybının bazı işletmeleri kapanma noktasına getirdiğini söyleyen ÖRSAD Başkanı Fikri Kurt, kimi sanayicilerin makinelerini ikinci el piyasasında dahi satamadığını belirtti. Kurt, Türkiye’nin iplikten hazır giyime uzanan üretim zincirini koruması gerektiğini vurguladı.
Yün, doğal elyaf olarak altın günlerine dönecek gibi görünüyor. TTSİS’in ev sahipliği yaptığı yuvarlak masa toplantısında konuşan IWTO Başkanı Klaus Steger, “Bir paradigma kayması yaşıyoruz. Dünyanın yüne bakışını değiştiriyoruz” dedi. Bu gelişmeler, dünya yün üretiminde 4’üncü sırada yer alan ülkemiz için de yeni fırsatlar barındırıyor.
İTHİB Başkanı Ahmet Öksüz, DİR’de kontrollerin yapılmaması ve Malezya, Güney Kore ve Mısır gibi ülkeler ile imzalanan STA’ların Türkiye’nin aleyhine gelişmesi nedeniyle sadece tekstil sektöründe 2 milyar dolarlık suistimal yaşandığını kaydetti.
ÖZ İPLİK İŞ Genel Başkanı Rafi Ay, kısa vadedeki sorunların çözümü için atılacak adımları destekleyebileceklerini ancak işçilerin haklarında geri gidişe yönelik herhangi bir düzenleme yapılmaması konusunda uyardı.
Türkiye hazır giyim ve konfeksiyon sektörünün ihracatı, bu yılın kasım ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4,3 artışla 1 milyar 489,9 milyon dolara ulaştı.
LC Waikiki Dijital Dönüşüm ve Bilgi Teknolojileri Genel Müdürü Şerafettin Özer, LC Waikiki’nin kurdukları teknoloji şirketi LCW Digital katkısıyla 2026’da Avrupa’nın en büyük 3 moda perakende markasından biri haline geleceğini söyledi.
Zorluteks İcra Kurulu Üyesi Fatih Dereköylü, “Geleceğin sürdürülebilir mağazacılığı, çevresel, sosyal ve ekonomik faktörleri dikkate alarak yenilikçi çözümler geliştirmeyi hedefliyor. Bu süreçte en önemli unsurlardan biri ise sürdürülebilir ürün seçenekleri. Son yıllarda tüketicilerin bu tür ürünlere ilgisinin arttığını hepimiz gözlemliyoruz. Artık insanlar sadece kaliteli ürünlerle yetinmiyor, aynı zamanda çevre dostu ve sosyal sorumluluk taşıyan seçenekleri de tercih ediyor” diyor.
Markaların, sürdürülebilirliği daha çok üreticilerin omuzlarına yüklediğini savunan İTHİB Başkanı Ahmet Öksüz “Bir ürünün gerçekten sürdürülebilir olmasını istiyorsak, tüketiciler de markalar da geri dönüştürülmüş ürünler ve konvansiyonel yöntemlerle yapılan üretimdeki farklılıkları tolere edebilmeli” dedi.
Bossa, ürün ve işletme bazında karbon yükünü azaltacak projeler ile su, enerji, kimyasal ve malzeme tüketimini azaltıyor. Bossa Ar-Ge Merkezi Müdürü Serdal Sırlıbaş, rekabet gücünün artması için şirketlerin ürün karbon ayak izi ve toplam sera gazı emisyonunu düşürmesinin zorunlu hale geldiğini söyledi.