EKONOMİ/İSTANBUL
Türkiye'nin yenilenebilir enerji kapasitesindeki hızlı büyüme, depolama yatırımları ve artan elektrik talebi enerji piyasasında yeni bir dönemin kapısını aralarken, sektör temsilcileri mevcut piyasa yapısının da bu dönüşüme uyum sağlaması gerektiğine dikkat çekti. Enerji yatırımcıları, elektrik fiyatlarının serbest piyasa koşullarında oluşması, iletim altyapısının güçlendirilmesi ve yatırım ortamında öngörülebilirliğin artırılmasının sektörün geleceği açısından kritik önemde olduğunu vurguladı.
Enerji Yatırımcıları Derneği (GÜYAD), düzenlediği basın toplantısında sektörün mevcut durumu ve yatırım planları hakkında değerlendirme yaptı. GÜYAD Başkanı Cem Özkök’ün ev sahipliğinde düzenlenen toplantıda, yenilenebilir enerji yatırımlarının geleceği, elektrik piyasasındaki fiyat mekanizması, depolama teknolojileri ve yatırım ortamına ilişkin beklentiler ele alındı.

İstenen düşük ya da yüksek değil, gerçek fiyat olması
GÜYAD Başkanı Cem Özkök, Türkiye’nin yenilenebilir enerji yatırımları sayesinde enerji ithalatında 1,8 milyar dolarlık tasarruf sağladığını belirterek, 2035 yılı için belirlenen 120 GW’lık rüzgâr ve güneş hedefinin ulaşılabilir olduğunu söyledi. Sektörün yalnızca yeni kapasiteye değil, iletim altyapısı ve depolama yatırımlarına da ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Özkök, “Bizim istediğimiz şey elektrik piyasasında hedef fiyatın düşük veya yüksek olması değil, gerçek olmasıdır” dedi.*** Piyasada taban ve tavan fiyat uygulamalarının sıklaşmasının fiyat mekanizmasını bozduğunu belirten Enerjisa Üretim CEO Danışmanı Emre Ercan, “Fiyatların düşük olmasıyla ilgili bir sorunumuz yok. Ancak üretimin sürdürülebilirliği açısından fiyatların yükselmesi gerektiğinde de bunun önünde engel olmamalıdır. Fiyat, arz ve talebin kesiştiği noktada oluşmalı” dedi.
Amaç yatırımcıya ayrıcalık değil, yatırımların devamlılığı
Enerji yatırımlarının uzun vadeli planlandığını ve öngörülebilirliğin sektör için kritik önemde olduğunu söyleyen Sanko Enerji Yönetim Kurulu Üyesi Ziya Erdem, “Amaç yatırımcıya ayrıcalık sağlamak değil, yatırımların devamlılığını sağlayacak yapının korunmasıdır” ifadelerini kullandı. Erdem, ayrıca pompaj depolamalı HES projelerinin desteklenmesi gerektiğini vurguladı.
Depolamalı yenilenebilir enerji projelerinin elektrik sistemine esneklik kazandıracağını dile getiren Altek Alarko Genel Müdürü Hakan Aytekin de, “Sektöre yatırım yapan şirketler olarak finansman yükümlülükleri dahil olmak üzere önemli taahhütler altındayız. Bu yatırımların sürdürülebilirliği için piyasa koşullarının öngörülebilir olması büyük önem taşıyor. Amaç, yatırımcıya ayrıcalık sağlamak değil, yatırımların devamlılığını ve sektörün sağlıklı gelişimini destekleyecek bir yapının korunmasıdır” diye konuştu.
Yapay zekâ ve veri merkezleri enerji talebini sürekli artırıyor
Yapay zekâ ve veri merkezlerinin enerji tüketimini hızla artırdığına dikkat çeken Astronergy Yönetim Kurulu Başkanı Ercüment Kaya, “Dublin’de tüketilen her 100 birim enerjinin 82’si veri merkezlerine gidiyor ve bu, İrlanda’nın toplam enerji tüketiminin yüzde 32’si” şeklinde konuştu. Aytekin, batarya teknolojilerine yatırım yapmak isteyen girişimlerin desteklenerek, HIT-30 teşvik mekanizması kapsamında yerli hücre ve batarya üretiminin hızlı bir şekilde devreye alınması gerektiğini belirtti. Türkiye’nin enerji depolama konusunda birçok ülkeye göre erken adım attığını söyleyen Akfen Holding Genel Müdür Yardımcısı Kürşat Tezkan, “Kurumlar gerekli talepleri alarak ve bu taleplere bağlı olarak projelerini başlattı. Şu anda bu projelerin izin süreçleri devam ediyor. Belki Avrupa'da bile depolama sistemleri daha bu kadar planlanmamışken Türkiye’nin ihtiyaçları doğrultusunda çalışmalar zamanında başlatıldı” diye konuştu.
“Yeni enerji mimarisinin adı elektrifikasyon”
Türkiye’nin yeni bir enerji mimarisine geçtiğini belirten Borusan EnBW Enerji Ticareti Genel Müdür Yardımcısı Hüseyin Yeğin, “Bu mimarinin adı elektrifikasyon. Yenilenebilir enerji santrallerinin depolama kabiliyeti kazanması gerekiyor. Yenilenebilir enerji santrallerinin buna tam anlamıyla cevap verebilmesi için sistemin ihtiyaç duymadığı anlarda üretimi depolayan, ihtiyaç anlarında da bu depoladığı enerjiyi sisteme verebilen esnek yapılara dönüşmesi şart” ifadelerini kullandı. Sektörün ayrıcalık değil, öngörülebilir bir yatırım ortamı talep ettiğini kaydeden Mogan Enerji Yatırım Holding CEO’su ve Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Karaduman ise “Piyasa gerçekleriyle uyuşmayan bazı idari uygulamaların yeniden gözden geçirilmesi gerekiyor. Oluşan elektrik fiyatları ve bürokratik süreçler nedeniyle yatırımlar yapılamıyor” dedi.