Bakan Uraloğlu, "Sadece son 1 yılda kanal sayımızda yüzde 20'lik artış yakalayarak Türkiye'yi küresel bir yayıncılık 'hub'ı haline getirdik. Bu, TÜRKSAT'ın yayıncılık tarihindeki yıllık bazda en yüksek artış oranıdır." dedi.
İç talepteki yavaşlama eğilimine karşın tüketim malı ithalatındaki artış sürüyor. Son dönemde aylık bazda dikkat çeken yükseliş, birikimli olarak da ilk kez yatırım malı ithalatının üzerine çıktı. Ticaret Bakanlığı’nın genel ticaret sistemi verilerine göre Ocak-Eylül döneminde tüketim malı ithalatı yüzde 13,5 artışla 38 milyar 805 milyon dolar düzeyinde gerçekleşirken, yatırım malı ithalatı yüzde 1,2 daraldı ve 37 milyar 825 milyon dolarda kaldı. Yatırım malı ithalatı, geçen yılın aynı dönemde tüketim malı ithalatının 4,1 milyar dolar üzerinde gerçekleşmişti.
Tüketiciyi zamlara karşı ambargoya davet eden Avdagiç, Batı'daki örnekleri hatırlatarak, bir ürünün fiyatı çok artırıldığı zaman kategorik olarak o ürüne karşı üstü örtülü ambargonun devreye girdiğini söyledi. Fiyatı belirleyen en önemli unsurun tüketici olduğunun altını çizen Avdagiç’in “İktisat 101 derslerinde geçen klasik örnektir. Bir restoran yemeği 100 liraya satıyor. Ertesi gün geliyorsunuz 120 lira oluyor gene satıyor, 150 lira oluyor gene satıyorsa fiyat orada oluşur.” sözleri de dikkat çekti.
Ekonomi Masası’nın konuğu olan İSO Başkanı Erdal Bahçıvan, PMI verilerinin her zaman ekonominin, sanayinin en önemli uyarısı olduğunu belirterek, “Yoğun bakımdaki hasta, ‘Beni artık daha fazla ciddiye alın’ demeye başladı. İşaretler bunu çok net bir şekilde gösteriyor” dedi.
Küçük ve orta ölçekli işletmelerin takipteki alacak oranları toplam ticari kredilere göre daha hızlı artıyor. BDDK verilerine göre KOBİ kredilerinde takipteki alacak oranı yüzde 1,87’ye çıkarken, toplam ticari kredilerin takipteki alacak oranı yüzde 1,49 seviyesinde oluştu.
TOGG Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini devralan Fuat Tosyalı, EKONOMİ’ye yaptığı açıklamada, “TOGG’un Çinlilere ya da farklı gruplara satılması gündemimizde yok. Aksine, yeni yönetimle birlikte çok daha büyüyecek” diyerek 2025’te başlayacak ihracatla birlikte küresel bir teknoloji markası olmayı hedeflediklerini söyledi.
“Dönüşen Liderlik Zirvesi”nde, küresel gelişmeler paralelinde Türkiye’de uygulanan ekonomi politikalarının makro ve mikro ölçekteki etkileri ile dezenflasyon sürecinde ortaya çıkan görünüme ilişkin tespitler ve öneriler tartışıldı
Türkiye ekonomisinde kısa vadede dengelenme, normalleşme süreci yaşandığını söyleyen Eski TCMB Başekonomisti Prof. Dr. Ali Hakan Kara, “Para politikası uzun süre sıkı kalacak. Bu aşamada yumuşak iniş senaryosu temel olacak. Sert bir iniş beklemiyorum. En önemli konu programın sürdürülebilirliği” dedi.
Enflasyonun yüzde 45’in altına gerilemeden faiz indiriminin gündeme alınmaması gerektiğini belirten EİB Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, bu süreçte ihracatçının merkez bankası tarafından verilen döviz dönüşüm desteği oranının artırılarak desteklenebileceğini söyledi.