ŞEBNEM TURHAN
Orta Doğu’yu karıştıran savaş ateşkes ve müzakere sürecine girse de hem tarafların hamlelerinde hem de piyasalarda belirsizlik sürüyor. Hafta sonu İran’ın masadan kalkması, İsrail’in Lübnan’a saldırması belirsizlikleri daha da artırıyor. 28 Şubat’ta başlayan savaş devlet tahvillerinde de yabancının sert satışına yol açtı, bu satışı karşılayan ise Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) ile bankalar oldu.
Merkez Bankası verilerine göre ABD ve İran arasında gerilimin artmaya başladığı 13 Şubat haftasıyla birlikte yabancı devlet tahvillerinde ağırlığını azaltmak için harekete geçti. Verilere göre 13 Şubat haftasında yabancının sahip olduğu devlet tahvillerinin piyasa değeri 1 trilyon 17,5 milyar lira ile zirvede bulunuyordu. O hafta devlet tahvillerinin toplam piyasa değeri 10 trilyon 642,6 milyar lira idi. Bankaların sahipliğinde 5 trilyon 967 milyar liralık, TCMB sahipliğinde 297.2 milyar liralık, hanehalklarında 451.9 milyar liralık devlet tahvili bulunuyordu. Emeklilik fonlarında 1 trilyon 33,1 milyar liralık, yatırım fonlarında ise 685.6 milyar liralık devlet tahvili vardı. Savaşın sinyallerinin alındığı 27 Şubat ile biten hafta ve 28 Şubat'ta başlayan savaş devlet tahvillerindeki sahiplik yapısını da belirgin şekilde değiştirdi.
Emeklilik ve yatırım fonları sattı
Savaş boyunca ateşkesin ilan edildiği 10 Nisan ile biten haftaya kadar yabancı yatırımcı devlet tahvillerinden aralıksız çıkış yaptı. Merkez Bankası verilerine göre yabancının devlet tahvillerinin piyasa değerine göre yabancının sahip olduğu miktar 10 Nisan ile biten haftada 676.9 milyar liraya geldi. Bu 13 Şubat ile biten haftadan yani zirvesinden 340.2 milyar lira daha düşük seviyeye işaret ediyor. Yabancının bu satışları TCMB ve bankalar tarafından karşılandı. Aynı dönemde TCMB'nin devlet tahvillerindeki sahipliği piyasa değeri ile 141.8 milyar lira arttı ve 439 milyar lirayı aştı. Bankaların da sahip oldukları devlet tahvillerinin piyasa değeri 232.5 milyar lira arttı ve 6 trilyon 199,5 milyar liraya yükseldi.
Emeklilik ve yatırım fonları ise bu dönemde yabancı yatırımcılar gibi devlet tahvillerinde satış gerçekleştirdi. Piyasa değeri açısından emeklilik fonları 57.2 milyar liralık, yatırım fonları ise 63.7 milyar liralık portföy düşüşüne uğradı aynı dönemde.
Hanehalkı alımları yavaş kalıyor Hanehalkları stopaj avantajı olan devlet tahvillerinde alımlarını küçük küçük de olsa sürdürüyor. 13 Şubat-10 Nisan arasında hanehalklarının portföyünde devlet tahvillerinin piyasa değeri ile 47 milyar lira arttı ve 451.9 milyar liradan 498.9 milyar liraya yükseldi.
Uzmanların verdiği bilgiye göre tahvil piyasası 2026 yılında ilk darbeyi şubat ayı enflasyonu ile aldı. Tahminleri aşan veri sonrası faiz indirim beklentilerinin ortadan kalkması gösterge tahvil faizlerini yukarı taşıdı ve satış geldi. Ardından savaş sinyalleri ve başlayan savaş TL devlet tahvillerinin yabancıdan da sert satış yemesine nedeni oldu. Savaşın müzakere sürecine evrilmesiyle birlikte yani nisan ayında küçük de olsa hacim arttı ve gösterge tahvil faizlerinde düşüş başladı. Savaş boyunca Merkez Bankası yabancının satışını karşılamak ve TL varlıkları korumak için 2026 yılı boyunca alacağını belirttiği tahvil miktarının çok büyük bir bölümünü aldı.
Tahvil faizleri şubata göre yüksek
Gösterge tahvil faizlerinde 13 Şubat ile biten haftadan bugüne dalgalı bir seyir gerçekleşti. 2 yıl vadeli gösterge tahvil faizi 13 Şubat kapanışta yüzde 35,79 iken dün itibariyle 3.51 puan daha yüksek yüzde 39,30 seviyesinde işlem gördü. 2 yıl vadeli gösterge tahvil faizi savaş döneminde yüzde 44,70 seviyesine kadar yükselmişti. 5 yıl vadeli gösterge tahvil faizi de aynı dönemde 3.24 puan artarak yüzde 32,91’den yüzde 36,15’e yükseldi. 5 yıl vadeli gösterge tahvil faizinde savaş dönemindeki zirve seviye yüzde 40,02 idi. 10 yıl vadeli gösterge tahvil faizi ise 1.65 puan arttı bu dönemde ve yüzde 30,09’dan yüzde 31,74’e çıktı. 10 yıl vadeli gösterge tahvil faizinde savaş dönemi zirve seviye yüzde 35,27 olarak belirlendi. Türkiye’nin 5 yıllık ifl as risk primi CDS’i dün güne 227 baz puandan başladı, savaş sırasında 311 baz puana kadar yükselmişti. Uzmanların verdiği bilgiye göre Orta Doğu’daki gerginliğin gerilemesi, belirsizliklerin yavaş yavaş ortadan kalkması tahvil faizlerine olumlu etki yapabilir, bu da sahiplik yapısında yabancının yeniden oyuna girmesini sağlayabilir.