HÜSEYİN GÖKÇE/ANKARA
Eski SGK Başmüfettişlerinden Ahmet Metin Aysoy, 2012 yılında yürürlüğe giren İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) sisteminde istenilen sonuca ulaşılamadığını belirtti.
Türkiye’de insan hayatını doğrudan etkileyen çok önemli iki alanda denetim sistemine yönelik tartışmalar sürüyor. Yapı denetim sisteminde, denetçilerin ücretlerinin inşaat sahibi tarafından ödenmesinin denetimin etkinliğine yönelik eleştirileri beraberinde getiriyor. Hatta bazı projelerde yapı denetim uzmanları, yapı güvenliği konusunda karşı çıktıkları durumlarda, proje sahibi tarafından fiziki saldırıya da uğradılar.
Benzer bir sorun da iş sağlığı ve güvenliği sisteminde yaşanıyor. Eski SGK Başmüfettişi Ahmet Metin Aysoy, mevcut sistemlin nasıl işlediğini ve sistemde yaşanan sorunları paylaştı.
İşverenlerin hizmeti doğrudan uzmanla sözleşme yaparak veya ortak sağlık güvenliği birimiyle (OSGB) sözleşmeler yaparak aldığını bildiren Aysoy, sadece İstanbul’da 588 OSGB bulunduğunu belirtti. Bunlar arasında kıyasıya rekabet ve müşteri kaybetmeme anlayışı olduğunun altını çizen Aysoy, uzmanların iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin yürütülmesindeki ihmallerden dolayı hizmet sundukları işverene karşı sorumlu olduklarını anlattı.
“İşten çıkarma endişesi taşımadan bildirim yapabilir mi?”
İşverene sunduğu güvenlikle ilgili önerileri kabul edilmeyen uzmanların bu durumu çalışma il müdürlüğüne yazılı olarak bildirmekte yükümlü bulunduğuna dikkat çeken Aysoy, şu soruyu sordu: “İş güvenliği uzmanı, işverene yazılı olarak bildirilen iş sağlığı ve güvenliğiyle ilgili alınması gereken tedbirlerden acil durdurma gerektiren haller ile yangın, patlama, göçme, kimyasal sızıntı gibi hayati tehlike arz edenleri, belirlenecek makul bir süre içinde işveren tarafından yerine getirilmemesi hâlinde, işyerinin bağlı bulunduğu çalışma ve iş kurumu il müdürlüğüne yazılı olarak bildirmek yükümlülüğünü istifa etmeden ya da işten çıkarılma endişesi taşımadan yerine getirmesi mümkün müdür?”
Bu yüzden olası iş kazalarında cezai sorumlulukta iş güvenliği uzmanının ön plana çıktığını dile getiren Ahmet Metin Aysoy, “İş güvenliği uzmanlarını bağımsız yapıya kavuşturacak mevzuat değişikliğine gidilmeli. Bu sağlanmadan sistem kağıt üstünde kalmaya devam eder” dedi.
Denetimler sıklaştırılmalı
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın iş yeri ve OSGB denetimlerinin çoğaltılması gerektiğini söyleyen Aysoy, denetimlerin genellikle iş kazalarından sonra yapıldığını, oysa tehlikeli işyerlerinde kaza olmadan denetimlerin sıklaştırılması gerektiğini aktardı. Aysoy, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi’nin 2025 yılına ilişkin iş kazaları raporundaki bilgileri ise şöyle paylaştı: “Türkiye’de 2025’te en az 2 bin 105 işçi çalışırken yaşamını yitirdi. İş kazalarının aylara göre dağılımı; Ocak 180, Şubat 129, Mart 158, Nisan 158, Mayıs 178, Haziran 161, Temmuz 212, Ağustost196, Eylül 208, Ekim 171, Kasım 219, Aralık 135”