
Orta Doğu’da aylardır devam eden çatışmaların etkisi enerji piyasalarının çok ötesine taşınmış durumda. Hürmüz Boğazı’ndaki aksamalar, petrol ve LNG ticaretinin yanı sıra metal ve madencilik sektörünün kullandığı kritik hammaddelerin akışını da sekteye uğratıyor. Küresel danışmanlık şirketi Wood Mackenzie’ye göre başlangıçta bölgesel bir lojistik sorunu gibi görünen kriz, artık küresel metal piyasalarında maliyetleri artıran ve arz güvenliğini tehdit eden yapısal bir soruna dönüşmüş durumda. Wood Mackenzie verilerine göre halen 110 milyon varilden fazla petrol yüzer depolarda bekliyor. Bölgedeki üreticilerin yaklaşık 11 milyon varillik günlük üretimi devre dışı kalırken, yükselen petrol ve dizel fiyatları madencilik sektörünün operasyonel maliyetlerini artırıyor. Uzmanlar, çatışmalar bugün sona erse bile bozulan lojistik ağların normale dönmesinin aylar sürebileceğini belirtiyor.
Küresel GSYİH büyüme beklentisi %2.3
Küresel ekonomi açısından da riskler büyüyor. Wood Mackenzie, yıl başında yüzde 2,5 olarak öngördüğü 2026 küresel büyüme tahminini yüzde 2,3'e düşürdü. Enflasyon baskılarının sürmesi, faiz indirimlerinin gecikmesi ve güçlü doların sanayi talebini baskılaması bekleniyor. Analistlere göre piyasada belirgin bir ayrışma yaşanacak. Hammaddeye yerel kaynaklardan erişebilen entegre üreticiler görece avantajlı konumda kalırken, uzun deniz yollarına ve ithal girdilere bağımlı tesisler daha yüksek maliyetler ve arz riskleriyle karşı karşıya kalacak. Özellikle alüminyum, çelik, nikel ve gübre sektörlerinde etkiler şimdiden hissedilmeye başlanırken, bazı metallerde asıl baskının yılın ikinci yarısında ortaya çıkabileceği belirtiliyor.
Alüminyumda 3,5 milyon tonluk risk
Ortadoğu’daki enerji altyapısına yönelik hasarlar alüminyum sektörünü doğrudan vurdu. Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn’deki büyük üretim tesislerinde yaşanan kesintiler nedeniyle bölgenin bu yıl 3,5 milyon tona kadar üretim kaybı yaşayabileceği tahmin ediliyor. Çin ve Endonezya üretimi artırmaya çalışsa da küresel arzın yaklaşık yüzde 3 daralması bekleniyor. Bu durum özellikle otomotiv ve ambalaj sanayisinde maliyet baskısını artıyor.
Çelikte hurda yarışı başladı
İran'daki üretim kayıpları nedeniyle Orta Doğu'nun ham çelik üretimi mart ayında yüzde 33 geriledi. İran fabrikalarındaki düşüş ise yüzde 55'i buldu. Pelet ve doğrudan indirgenmiş demir (DRI) arzındaki sıkıntılar çelik üreticilerini hurda ve kütük kullanımına yöneltti. Son iki ayda hurda fiyatları çift haneli oranlarda yükselirken, yüksek demir cevheri ve kok kömürü maliyetleri entegre tesislerin üretim giderlerini yaklaşık yüzde 10 artırdı.
Kükürt kritik boğaza girdi
Küresel deniz yoluyla taşınan kükürt arzının yaklaşık yüzde 50’si risk altında bulunuyor. Özellikle Endonezya’nın nikel sektöründe kullanılan yüksek basınçlı asit liç (HPAL) tesisleri için kükürt kritik önem taşıyor. Bazı tesislerin stokları hızla erirken, spot fiyatlarda yeni yükselişler görülüyor. Uzmanlar kükürt piyasasının savaşın en kırılgan halkalarından biri haline geldiğini belirtiyor.
Bakır şimdilik direniyor
Bakır piyasası savaşın ilk aşamasında diğer metallere göre daha sınırlı etkilendi. İran kaynaklı arz kaybı küresel arzın yüzde 1’inin altında kalırken, yüksek fiyatlar piyasayı destekledi. Ancak sülfürik asit maliyetlerindeki sert yükseliş yeni bir risk yaratıyor. Özellikle Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde bakır üretiminin büyük bölümü Körfez bölgesinden gelen asit tedarikine bağlı olduğu için yılın ilerleyen dönemlerinde maliyet baskısının artması bekleniyor.
Çinko ve kurşun tedarik alarmı veriyor
İran'dan Çin'e yönelik konsantre sevkiyatlarının aksaması çinko piyasasında yeni endişeler yarattı. İran, Çin’in çinko konsantresi ithalatında yüzde 5’in üzerinde paya sahip bulunuyor. Piyasa zaten dar arz koşullarıyla mücadele ederken, sevkiyat gecikmeleri işleme ücretleri üzerinde baskı oluşturuyor ve eritme tesislerinin maliyetlerini artırıyor.
Nikel piyasasında Endonezya kıskacı
Elektrikli araç bataryalarının vazgeçilmez metali olan nikelde en büyük risk Endonezya’da görülüyor. Ülkenin kükürt ithalatının yüzde 75’ten fazlası Orta Doğu’dan geliyor. Tedarik sıkıntıları nedeniyle bazı üreticiler kapasite düşürmeye hazırlanırken, uzun vadeli satış sözleşmelerinde de yavaşlama yaşanıyor. Uzmanlar, son yıllarda hızla büyüyen Endonezya nikel sektörünün ilk kez ciddi bir hammadde darboğazıyla karşı karşıya kaldığını belirtiyor.